Biri spikerlik eğitimi almış bir Türkçe öğretmeni, diğeri anne ve babası işitme engelli olan bir Anaokulu öğretmeni. İzmirli iki öğretmen becerilerini birleştirip, çok güzel bir projeye imza attı. “Gören gözüm, duyan kulağım ol” ismini verdikleri proje ile kitapları seslendirip, işaret diline çeviren öğretmenler çektikleri videoları sosyal medya aracılığı ile görme ve işitme engelli bireylere ulaştıracak. Türkçe Öğretmeni Rümeysa Süner ve Anaokulu Öğretmeni Özlem Özer, engelli bireyler ve kitaplar arasında köprü vazifesi görmek istediklerini söyledi.
Zübeyde Hanım Eğitim Kurumları Bornova Kampüsü’nde görevli Türkçe Öğretmeni Rümeysa Süner ve Anaokulu Öğretmeni Özlem Özer, dikkat çekici bir farkındalık projesine imza attı. Kitapları seslendirip, işaret diline çeviren öğretmenler, kitaplardan engelsiz bireyler kadar yararlanamayan engelli bireylerin ufkunu açmak için yola çıktı.
DOĞDUĞU AN İŞARET DİLİ İLE TANIŞTI
Anaokulu Öğretmeni Özlem Özer, işitme yetersizliği olan anne ve babanın işitme yetersizliği olmayan kızları olarak dünyaya geldi. Doğduğu andan itibaren de işitme dili ile tanıştı. Birçok işitme engelli bireyle bir arada olma fırsatı yakalayan Özlem Özer, “Bu sebeple onları daha iyi gözlemleme şansım oldu. Kelime dağarcıklarının yetersizliği nedeniyle kitap okuma alışkanlığı tam olarak kazanamıyorlardı. Bu nedenle Türkçe öğretmeni arkadaşımla birlikte böyle bir proje oluşturduk” dedi.
ANNE VE BABASINA OKUYARAK BAŞLADI
Kitap okuma alışkanlığının modelleri gözlemleyerek oluşturulan bir davranış şekli olduğunu belirten Özlem Özer, “Ben de çevremde çok fazla model göremedim ama bu alışkanlığı kazanmanın çeşitli yolları var. Bu projemiz de bu yollardan biri. Seçtiğimiz kitaplar arasında, küçükler için hikaye kitapları, yetişkinler için romanlar, şiir kitapları da var. Anne ve babam için evde televizyon kanallarını, gazeteleri ve kitapları işaret diline çeviriyordum. Şimdi daha geniş kitlelere hitap etmem onları mutlu etti. Bu eksikliğin bir şekilde tamamlanması gerekiyordu. Umarım biz de elimizden geldiğince destek olabiliriz” şeklinde konuştu.
KÖPRÜ VAZİFESİ GÖRMEK İSTİYORUZ
Projenin adını “gören gözüm, duyan kulağım ol” olarak belirlediklerini anlatan Türkçe Öğretmeni Rümeysa Süner, “Toplumda çok fazla görme ve işitme engelli birey bulunmakta. Sosyal hayata uyum sürecinde yardımcı olmak istiyoruz. Ve aynı zamanda ulaşamadıkları ama ihtiyaç duydukları kitaplara ulaşmada köprü vazifesi görmek istiyoruz. Benim spikerlik eğitimim, Özlem arkadaşımın da işaret dili eğitimi olduğu için bu becerilerimizi birleştirdik. Çünkü her bireyin kitap okuma hakkı olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.
OKUL PROJEYE DESTEK VERDİ
Çevrelerinde çok sayıda işitme ve görme engelli birey olduğu için okuma listesini biraz da onların istekleri doğrultusunda hazırladıklarını anlatan Süner, “Proje ilerledikçe, istekte bulunulan daha çok kitabı seslendirmek istiyoruz. Şu an tabi ki Zübeyde Hanım Eğitim Kurumları’nda derslere giriyoruz ancak boş derslerimiz var. Biz de arkadaşımla bu boş derslerimizi bu şekilde değerlendirmeye karar verdik. Okulumuz da projemizi destekleyerek bize böyle bir imkan sundu. Umarım çok fazla sayıda insana faydamız dokunur” dedi.
Zübeyde Hanım Eğitim Kurumları Bornova Kampüsü’nde görevli Türkçe Öğretmeni Rümeysa Süner ve Anaokulu Öğretmeni Özlem Özer, dikkat çekici bir farkındalık projesine imza attı. Kitapları seslendirip, işaret diline çeviren öğretmenler, kitaplardan engelsiz bireyler kadar yararlanamayan engelli bireylerin ufkunu açmak için yola çıktı.
DOĞDUĞU AN İŞARET DİLİ İLE TANIŞTI
Anaokulu Öğretmeni Özlem Özer, işitme yetersizliği olan anne ve babanın işitme yetersizliği olmayan kızları olarak dünyaya geldi. Doğduğu andan itibaren de işitme dili ile tanıştı. Birçok işitme engelli bireyle bir arada olma fırsatı yakalayan Özlem Özer, “Bu sebeple onları daha iyi gözlemleme şansım oldu. Kelime dağarcıklarının yetersizliği nedeniyle kitap okuma alışkanlığı tam olarak kazanamıyorlardı. Bu nedenle Türkçe öğretmeni arkadaşımla birlikte böyle bir proje oluşturduk” dedi.
ANNE VE BABASINA OKUYARAK BAŞLADIKitap okuma alışkanlığının modelleri gözlemleyerek oluşturulan bir davranış şekli olduğunu belirten Özlem Özer, “Ben de çevremde çok fazla model göremedim ama bu alışkanlığı kazanmanın çeşitli yolları var. Bu projemiz de bu yollardan biri. Seçtiğimiz kitaplar arasında, küçükler için hikaye kitapları, yetişkinler için romanlar, şiir kitapları da var. Anne ve babam için evde televizyon kanallarını, gazeteleri ve kitapları işaret diline çeviriyordum. Şimdi daha geniş kitlelere hitap etmem onları mutlu etti. Bu eksikliğin bir şekilde tamamlanması gerekiyordu. Umarım biz de elimizden geldiğince destek olabiliriz” şeklinde konuştu.
KÖPRÜ VAZİFESİ GÖRMEK İSTİYORUZ
Projenin adını “gören gözüm, duyan kulağım ol” olarak belirlediklerini anlatan Türkçe Öğretmeni Rümeysa Süner, “Toplumda çok fazla görme ve işitme engelli birey bulunmakta. Sosyal hayata uyum sürecinde yardımcı olmak istiyoruz. Ve aynı zamanda ulaşamadıkları ama ihtiyaç duydukları kitaplara ulaşmada köprü vazifesi görmek istiyoruz. Benim spikerlik eğitimim, Özlem arkadaşımın da işaret dili eğitimi olduğu için bu becerilerimizi birleştirdik. Çünkü her bireyin kitap okuma hakkı olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.
OKUL PROJEYE DESTEK VERDİ
Çevrelerinde çok sayıda işitme ve görme engelli birey olduğu için okuma listesini biraz da onların istekleri doğrultusunda hazırladıklarını anlatan Süner, “Proje ilerledikçe, istekte bulunulan daha çok kitabı seslendirmek istiyoruz. Şu an tabi ki Zübeyde Hanım Eğitim Kurumları’nda derslere giriyoruz ancak boş derslerimiz var. Biz de arkadaşımla bu boş derslerimizi bu şekilde değerlendirmeye karar verdik. Okulumuz da projemizi destekleyerek bize böyle bir imkan sundu. Umarım çok fazla sayıda insana faydamız dokunur” dedi.










