Acıbadem Maslak Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Burcu Babaoğlu Karan, bu dönemde acil servise başvurularda ve hastane yatışlarında belirgin artış görüldüğüne dikkat çekerek, “Bahar, astım hastaları için en riskli mevsimlerden birini oluşturmaktadır. Bu dönemde yoğun polen, ani sıcaklık değişimleri, artan nem ve hava kirliliği gibi çevresel faktörlerin bir araya gelmesi hava yollarındaki hassasiyeti belirgin şekilde artırmaktadır. İngiltere'de yürütülen bir araştırma, nisan-mayıs döneminde astım kaynaklı ölümlerde anlamlı bir artış saptamıştır. Ülkemizde de benzer tablo yaşanmakta; ilkbahar aylarında astım nedeniyle poliklinik başvuruları yüzde 30 – 40 oranında artış göstermektedir” diyor. Dünya genelinde 300 milyon kişi astım hastasıDünya Sağlık Örgütü verilerine göre, astım dünya genelinde 300 milyon kişiyi etkilerken, ülkemizde de yaklaşık 6 milyon kişinin bu hastalıkla mücadele ettiği belirtiliyor. Tedavi edilmediğinde yaşam kalitesini düşüren astım özellikle bahar aylarında hastalar için ciddi bir tehdit oluşturabiliyor. Ancak önemli bir sağlık sorunu olsa da doğru tedavi ve önlemlerle kontrol altına alınabiliyor. Düzenli ilaç kullanımı, bireysel tetikleyicilerden kaçınma ve hekim takibinin bu süreçte kritik rol oynadığını belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Burcu Babaoğlu Karan, sözlerine şöyle devam ediyor: “Bahar aylarında astım ataklarının önlenmesi; tetikleyicilerden korunmak ve uygun ilaç tedavisini sürdürmek olmak üzere iki temel stratejiye dayanmaktadır. Hekim tarafından önerilen ilaç tedavisinin düzenli kullanımı acil servislere başvuruları önemli oranda azaltmaktadır. Uluslararası GINA (Global Initiative for Asthma) kılavuzuna göre astımı iyi kontrol altındaki hastaların yüzde 80’inden fazlası, doğru tedavi ve korunma stratejileriyle öksürük ve nefes almakta güçlük gibi semptomlardan büyük ölçüde kurtulabilmektedir.” Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Burcu Babaoğlu Karan, bahar aylarında astım ataklarını tetikleyen 7 önemli etkeni anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.POLENLER Dr. Burcu Babaoğlu Karan, bahar aylarında astımı tetikleyen faktörlerin başında polenlerin geldiğine işaret ediyor. Mart ayından itibaren fındık ve kavak gibi ağaçlar, mayıs-haziran döneminde çimen ve yabani otlar yoğun miktarda spor, yani havada uçuşan mikroskobik toz taneciklerini salmaya başlıyor. Polenler solunum yoluyla bronşlara ulaştığında bağışıklık sistemini tetikleyerek IgE aracılı alerjik inflamasyonu başlatıyor; bu da hava yollarının şişmesine (bronkospazm) ve mukus (balgam) artışına yol açıyor. Türkiye Astım ve Alerji Derneği verilerine göre; alerjik astımlı hastaların yüzde 70’inden fazlası ilkbahar polenlerine duyarlı oluyor. Avrupa’da yapılan geniş çaplı araştırmalar; yüksek polen yoğunluğu olan günlerde acil servislere astım kaynaklı başvuruların yüzde 30 – 50 oranında arttığını gösteriyor. Nasıl önlem almalı?
- Günlük hava durumu tahminleriyle birlikte ulusal veya bölgesel polen takvimlerini takip edin; yüksek riskli günlerde dışarı çıkmaktan kaçının.
- Polen yoğunluğu sabah 08:00-11:00 saatlerinde ve rüzgarlı havalarda en üst düzeye ulaşıyor; bu saatler dışında sokağa çıkmayı tercih edin.
- Dışarıdan eve geldiğinizde mutlaka duş alın ve giysilerinizi değiştirin; kıyafetleri balkona sermeyin.
- Ev pencerelerini kapalı tutun, HEPA filtreli hava temizleyicisi kullanın.
- Alerji testleriyle duyarlı olduğunuz polenleri saptayın; doktorunuzla birlikte alerjen immünoterapisi seçeneğini değerlendirin.
- Hava durumu uygulamalarını düzenli takip edin; günlük ısı farkının yüksek olduğu günlerde katmanlı giyinin.
- Sabah ve akşam saatlerinde soğuk hava maruziyetini azaltmak için ince bir bere veya atkı kullanarak ağız ile burun bölgenizi koruyun.
- Açık hava aktivitelerini mümkünse polen yoğunluğunun daha düşük olduğu öğle saatlerinde planlayın.
- Egzersizden 15-20 dakika önce doktorunuzun önerdiği kısa etkili bronkodilatör (kurtarıcı inhaler) kullanın.
- Aktiviteden 5-10 dakika önce yürüyüş gibi hafif tempolu bir ısınma yapın; bu uygulama hava yollarını kademeli olarak genişleterek ani bronkospazm riskini azaltır ve solunum kaslarını yoğun egzersize hazırlar.
- Havuz ortamındaki nem bronşları koruduğu için koşu yerine yüzme gibi kapalı mekân sporlarını tercih edin.
- Egzersiz sırasında ve sonrasında nefes almakta güçlük ve öksürük gibi semptomlar gelişirse hemen durun ve kurtarıcı inhalerinizi kullanın.
- Güçlü çözücüler, çamaşır suyu ve amonyaklı ürünler yerine sirke veya karbonat bazlı doğal temizleyicileri tercih edin.
- Temizlik sırasında N95 veya FFP2 maske takın ve mekanı iyi havalandırın; pencereleri açın.
- Toz kaldırmayan microfiber bezler ve nemli paspas kullanın; toz kaldıran süpürge ve fırçalardan kaçının.
- Ağır temizlik işlerini kendiniz yapmak yerine mümkünse yardım alın.
- Bronşları tahrip edebildiği için hava tazeleyici ve oda spreylerinden kaçının.
- Ev içindeki nem oranını yüzde 45 – 50 arasında tutun; higrometre ile takip edin.
- Banyo, mutfak ve bodrum gibi nemli alanları düzenli olarak küf önleyici ürünlerle temizleyin.
- Islak zeminler ve çürümüş ahşap hızlı küflenmeye zemin hazırladıkları için çatı veya duvar sızıntılarını derhal onarın.
- Spor yoğunluğunun arttığı günlerde (yağmur sonrası, sisli ve nemli havalarda) dışarıda fazla zaman geçirmeyin.
- HEPA filtreli hava temizleyicisi kullanın ve yaşam alanlarını düzenli aralıklarla havalandırın.
- Yıllık grip aşısını ve doktorunuzun önerdiği diğer aşıları (pnömokok vb.) düzenli olarak yaptırın.
- Viral bulaşmayı belirgin şekilde azaltmak için ellerinizi sık sık yıkayın ve kalabalık ortamlarda maske kullanın.
- Viral enfeksiyon sürecinde ilaç dozunuzun ayarlanması gerekebiliyor. Bu nedenle enfeksiyon belirtileri başlar başlamaz doktorunuzu aramayı ihmal etmeyin.
- Hasta kişilerle yakın temastan kaçının. Kapalı ve kalabalık mekânlarda geçirdiğiniz süreyi kısıtlayın.
- Günlük hava kalitesi indeksini (HKİ) mutlaka takip edin; orta ve üzeri seviyelerdeyse fiziksel aktivitenizi kısıtlayın.
- Trafiğin yoğun olduğu bölgelerde ve kavşaklarda uzun süre kalmaktan kaçının. Mümkünse park ve yeşil alanlarda yürüyüş yapın.
- Güneşli ve sıcak günlerde ozon seviyeleri öğle-akşam saatlerinde en üst düzeye ulaşıyor; bu saatlerde dışarıda egzersiz yapmaktan kaçının.












