Üniversiteye hazırlanan öğrenciler aylar, hatta yıllar süren bir çalışma sürecinin ardından sınav salonuna giriyor. Ancak eğitim uzmanlarına göre başarıyı yalnızca bilgi düzeyi değil, sınavın ilk dakikalarında uygulanan strateji de etkileyebiliyor. Özellikle TYT’de zaman yönetimi, dikkat kontrolü ve doğru başlangıç planı öğrencinin performansında önemli rol oynuyor.İzmir’de 24 yıldır üniversiteye ve liseye hazırlık alanında faaliyet gösteren MAKSİMUM VİP Akademi’nin kurucularından eğitimci Sertan Üze, sınavın ilk bölümünde yapılan tercihlerin neden kritik olduğuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“SINAV SADECE BİLGİ DEĞİL, PSİKOLOJİ DE ÖLÇÜYOR”Sınav stresi akademik hazırlığın bir parçası olarak ele aldıklarını dile getiren Üze, “Çünkü sınav sadece bilgi değil, psikoloji de ölçüyor. İlk sorularda yaşanan gereksiz panik, öğrencinin dikkatini dağıtabiliyor. Oysa ilk dakikalarda sakin kalabilen, kendi planına sadık kalan öğrenciler sınavın geri kalanında da daha istikrarlı ilerleyebiliyor. Bu yüzden biz sınav stratejisini, akademik hazırlığın doğal bir parçası olarak görüyoruz. Zor bir soruda gereğinden fazla zaman kaybetmek. Bazı öğrenciler ilk sayfalarda karşılaştıkları bir soruyu çözmeden geçmek istemiyor. Bu durum hem zamanı tüketiyor hem de moral üzerinde olumsuz etki oluşturabiliyor. Sınav, tek bir soruyu çözme yarışı değildir. Bazen doğru karar, o soruyu işaretleyip uygun zamanda geri dönmektir” dedi.“ÖNEMLİ OLAN SADECE DENEME ÇÖZMEK DEĞİL”Öğrencilerin sınav stresinin üstesinden gelmek için bol bol deneme çözmeleri olduğunu dile getirdi. Deneme çözerken yalnızca çözmek değil sonrasında da analiz etmenin önemine dikkat çeken Üze, “Kesinlikle. Bunun yolu da düzenli deneme sınavlarından geçiyor. Ancak burada önemli olan sadece deneme çözmek değil, her denemeden sonra şu soruları sormaktır: Hangi bölümde zaman kaybettim? En fazla hata hangi derste oluştu? Dikkatim ne zaman azaldı? Sınav planım işe yaradı mı? Bu değerlendirmeler, öğrencinin kendi stratejisini geliştirmesini sağlar” diye konuştu.“SADECE KONU EKSİĞİNİ DEĞİL, SINAV DAVRANIŞINI DA GÖZLEMLEMEYE ÇALIŞIYORUZ”MAKSİMUM VİP Akademi olarak yalnızca öğrencilerin konu eksiklikleri üzerinde değil, sınav davranışları üzerinde de durduklarını dile getiren Üze, “Biz öğrencinin sadece konu eksiğini değil, sınav davranışını da gözlemlemeye çalışıyoruz. Çünkü bazı öğrenciler bilgiyi biliyor ama sınav yönetimini doğru yapamıyor. Deneme sınavlarından sonra yalnızca netleri değil; süre kullanımını, soru tercihlerini ve dikkat dalgalanmalarını da birlikte değerlendiriyoruz. Bu süreç, öğrencinin kendi performansını daha bilinçli yönetmesine katkı sağlıyor. Son dakikada yeni konu öğrenmeye çalışmamalılar. Sınava alışık oldukları düzenle gitmeleri, sakin kalmaları ve kendi planlarına güvenmeleri daha doğru olacaktır. Her öğrencinin hazırlık süreci farklıdır. Bu nedenle başkasının sınav stratejisini kopyalamak yerine, denemelerde işe yaradığını gördüğü planı uygulaması daha sağlıklı olur. Sınavı tek bir an olarak değil, uzun hazırlık sürecinizin doğal devamı olarak görün” şeklinde konuştu.Üze konuşmasını şu ifadelerle noktaladı:“İlk zor soruyla moralinizi bozmayın. Sakin kalın, zamanınızı yönetin ve kendi planınıza güvenin. Unutmayın; sınavı kazandıran çoğu zaman en hızlı öğrenci değil, süreci en doğru yöneten öğrencidir”
“SINAV SADECE BİLGİ DEĞİL, PSİKOLOJİ DE ÖLÇÜYOR”Sınav stresi akademik hazırlığın bir parçası olarak ele aldıklarını dile getiren Üze, “Çünkü sınav sadece bilgi değil, psikoloji de ölçüyor. İlk sorularda yaşanan gereksiz panik, öğrencinin dikkatini dağıtabiliyor. Oysa ilk dakikalarda sakin kalabilen, kendi planına sadık kalan öğrenciler sınavın geri kalanında da daha istikrarlı ilerleyebiliyor. Bu yüzden biz sınav stratejisini, akademik hazırlığın doğal bir parçası olarak görüyoruz. Zor bir soruda gereğinden fazla zaman kaybetmek. Bazı öğrenciler ilk sayfalarda karşılaştıkları bir soruyu çözmeden geçmek istemiyor. Bu durum hem zamanı tüketiyor hem de moral üzerinde olumsuz etki oluşturabiliyor. Sınav, tek bir soruyu çözme yarışı değildir. Bazen doğru karar, o soruyu işaretleyip uygun zamanda geri dönmektir” dedi.“ÖNEMLİ OLAN SADECE DENEME ÇÖZMEK DEĞİL”Öğrencilerin sınav stresinin üstesinden gelmek için bol bol deneme çözmeleri olduğunu dile getirdi. Deneme çözerken yalnızca çözmek değil sonrasında da analiz etmenin önemine dikkat çeken Üze, “Kesinlikle. Bunun yolu da düzenli deneme sınavlarından geçiyor. Ancak burada önemli olan sadece deneme çözmek değil, her denemeden sonra şu soruları sormaktır: Hangi bölümde zaman kaybettim? En fazla hata hangi derste oluştu? Dikkatim ne zaman azaldı? Sınav planım işe yaradı mı? Bu değerlendirmeler, öğrencinin kendi stratejisini geliştirmesini sağlar” diye konuştu.“SADECE KONU EKSİĞİNİ DEĞİL, SINAV DAVRANIŞINI DA GÖZLEMLEMEYE ÇALIŞIYORUZ”MAKSİMUM VİP Akademi olarak yalnızca öğrencilerin konu eksiklikleri üzerinde değil, sınav davranışları üzerinde de durduklarını dile getiren Üze, “Biz öğrencinin sadece konu eksiğini değil, sınav davranışını da gözlemlemeye çalışıyoruz. Çünkü bazı öğrenciler bilgiyi biliyor ama sınav yönetimini doğru yapamıyor. Deneme sınavlarından sonra yalnızca netleri değil; süre kullanımını, soru tercihlerini ve dikkat dalgalanmalarını da birlikte değerlendiriyoruz. Bu süreç, öğrencinin kendi performansını daha bilinçli yönetmesine katkı sağlıyor. Son dakikada yeni konu öğrenmeye çalışmamalılar. Sınava alışık oldukları düzenle gitmeleri, sakin kalmaları ve kendi planlarına güvenmeleri daha doğru olacaktır. Her öğrencinin hazırlık süreci farklıdır. Bu nedenle başkasının sınav stratejisini kopyalamak yerine, denemelerde işe yaradığını gördüğü planı uygulaması daha sağlıklı olur. Sınavı tek bir an olarak değil, uzun hazırlık sürecinizin doğal devamı olarak görün” şeklinde konuştu.Üze konuşmasını şu ifadelerle noktaladı:“İlk zor soruyla moralinizi bozmayın. Sakin kalın, zamanınızı yönetin ve kendi planınıza güvenin. Unutmayın; sınavı kazandıran çoğu zaman en hızlı öğrenci değil, süreci en doğru yöneten öğrencidir” 







