Meteorolojiye göre, önümüzdeki günlerde daha da artması beklenen
sıcaklıkların Ege'de 38-40, Akdeniz'de 36-39, Güneydoğu Anadolu'da
44-45, Doğu Anadolu'da 38-40 dereceye kadar çıkması öngörülüyor. Yaşar
Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Gastronomi ve Mutfak
Sanatları Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Eylem Ezgi Fadıloğlu, hava
sıcaklığının bu denli arttığı günlerde, insan sağlığını tehdit eden
risklerin başında basit gibi görünen, ancak ölüme kadar varabilen besin
zehirlenmelerinin geldiğine dikkat çekti. Yrd. Doç.Dr. Fadıloğlu, "Hava
sıcaklığında yaşanan dalgalanmalar, birtakım sağlık sorunlarını da
beraberinde getiriyor. Sıcak havalarla birlikte artan besin
zehirlenmelerine karşı da tedbirli olunmalı. Böyle havalarda, yanlış ya
da ihmalle oluşan uygulamalar nedeniyle besinlerin bozulma riskinin
artar, mikroorganizmalar da daha çabuk ürer. Bu da besin kaynaklı
zehirlenmelere neden olur. Besin zehirlenmeleri çoğunlukla hafif seyirli ve kısa süreli hastalıklar olmalarına karşın zehirlenmeye yol açan
besinle ve kişiyle ilgili bazı faktörler hastalığın zaman zaman daha
ağır seyretmesine, hatta ölümcül olmasına yol açabilir. Özellikle yaz
aylarında dışarıda ve açıkta satılan yiyeceklerin tüketiminden
kaçınılmalı; et, balık, yumurta gibi çabuk bozulan potansiyel riskli
besinler açıkta bekletilmemeli" diyerek uyarıda bulundu.MİKROORGANİZMALARA DİKKATSıcak havada mikroorganizmaların hızlı ürediği için gıda zehirlenmesi
riskinin de arttığını vurgulayan Eylem Ezgi Fadıloğlu, "Artan hava
sıcaklıkları ile birlikte vücutta su ihtiyacı da artar, besin
zehirlenmesine neden olan mikroorganizmalar ise sulu ve sıcak ortamda
hızla gelişebilir. Bu nedenle mikroorganizmalar nedeniyle mikrop bulaşan sıvıların içilmesi veya gıdaların tüketilmesi sonucunda genel olarak
kusma ve ishal vakaları ile beliren gıda zehirlenmeleri görülebilir.
Bağışıklık sistemi zayıf kişiler, hamileler, bebekler, çocuklar ve
yaşlılar daha duyarlı olduğu için daha büyük sıkıntılar yaşanabilir"
dedi."YİYECEKLER UYGUN ORTAMDA SAKLANMALI"Yrd. Doç. Dr. Fadıloğlu, besin zehirlenmesine karşı alınacak tedbirleri ise şu şekilde sıraladı:-Meyve ve sebzeler tüketilmeden önce bol su ile yıkanmalı.-Çiğ ve pişirilmiş besinler, birbirine temas etmeyecek şekilde, üzeri açık hava ile temas halinde olmadan saklanmalı.-Yemekler mümkünse günlük olarak hazırlanmalı, birden çok kez ısıtılmamalı.-Uygun saklama ve servis koşulları dışında sunulan dışarıda ve açıkta satılan
yiyeceklerin tüketimi kontrol altına alınmalı, besinler güvenilir
yerlerden satın alınmalı.-Kırık, çatlak, ambalajı zedelenmiş
gıdalar satın alınmamalı. Özellikle konserveler satın alınırken kutusu
zedelenmiş, kapak kısımları şişme yapmış ürünler seçilmemeli.-
Her türlü gıda maddesi satın alırken etiket bilgisi okunmalı, üretim ve
son kullanma tarihi ve saklama koşullarına dikkat edilmeli.-Yiyecekler satın alındıktan sonra açıkta ve oda sıcaklığında bırakılmamalı, tüketilene kadar buzdolabında muhafaza edilmeli.-Kurubaklagil ve tahıl gibi kuru gıdalar nemsiz, kuru ve 15°C -20°C arasındaki sıcaklıklarda muhafaza edilmelidir.-Çabuk bozulan, bakterilerin hızlı üreyebildiği yüksek risk grubundaki et,
süt, yumurta, balık gibi besinler açıkta uzun süre bekletilmemeli, bu
besinlerin hazırlanması ve pişirilmesi sırasında hijyen kurallarına
dikkat edilmeli.-Dondurulmuş ürünler satın alınıyorsa paketin içinde ya da alt kısımlarında buz kristallerinin olmamasına dikkat edilmeli.-İçme suları güvenilir kaynaklardan alınmalı, damacanaların güneşte bekletilmesinden kaçınılmalı.-Mutfakta kullanılan bezler, tutaçlar, bulaşık süngerleri, kullanım sonrası iyice dezenfekte edilmeli, nemli ve sıcak ortamda bırakılmamalı.-Daha
önce et doğranmış bir tahta iyice yıkanmadan kesinlikle salata yapımı
için kullanılmamalı, bıçak kesinlikle yıkanmalı ya da değiştirilmeli.-Yemek yaparken eldiven kullanılamıyorsa yüzük, künye gibi aksesuarlar
çıkarılarak eller sık sık yıkanmalıdır. Çatal, bıçak gibi malzemeler bir kez kullanılıp yıkanmalı.DOĞRU BESLENMEYE DİKKATBunun
yanı sıra sıcak havalarda doğru beslenmenin önemini de vurgulayan Eylem
Ezgi Fadıloğlu, "Sıcaklıkla beraber artan sıvı ve mineral kaybının
önlenmesi için her gün en az 2-2.5 litre (10-12 su bardağı) su içilmeli. Su haricinde süt, ayran, soda, limonata, soğuk bitki çayları, şekersiz
kompostolar ve taze sıkılmış meyve suyu gibi içecekler doğru
tercihlerdir. Yaz aylarında vücudun iyon ve mineral kaybının oldukça
fazla olması nedeniyle öncelikle her gün bir şişe doğal maden suyu
içilmeli. Yağlı besinlerin ve yağda kızartmaların tüketiminden
kaçınılmalı. Kızartma yerine haşlama, ızgara, kendi suyunda pişirme gibi sağlıklı pişirme yöntemleri uygulanmalı. Ana ve ara öğünler mutlaka
tüketilmeli. Vücut direncini artırmak ve yeterli miktarda vitamin ve
mineral alınmasını sağlamak için sebze ve meyve çeşitlerinden
yararlanılması önemli. Enerjisi yüksek kızartılmış ve hamur tatlıları
yerine sütlü tatlılar, meyve tatlıları, dondurma gibi tatlılar tercih
etmek doğru seçimlerdir" diye konuştu.
GÜNDEM
Yayınlanma: 02 Ağustos 2017 - 09:49
Sıcaklarda hijyen uyarısı
Yaşar Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Eylem Ezgi Fadıloğlu, aşırı sıcaklarda sıkça görülen, ancak dikkat edilmediğinde ölüme bile yol açabilen besin zehirlenmelerine karşı vatandaşları uyararak, alınacak tedbirleri anlattı.
GÜNDEM
02 Ağustos 2017 - 09:49











