MSB Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk; Karadeniz, Marmara Denizi, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de devam eden Denizkurdu-1/2026 Tatbikatı'nın Seçkin Gözlemci Günü nedeniyle Aksaz açıklarında bulunan TCG Anadolu’da basın bilgilendirme toplantısı düzenledi. Tuğamiral Aktürk, 23 Eylül’de Zeytin Dalı Harekat bölgesinde rahatsızlanarak şehit olan Tank Uzman Çavuş Çoşkun Sevim’e Allah’tan rahmet; ailesi ile Türk milletine başsağlığı ve sabır diledi.'İLK KEZ DİHA KALKIŞI GERÇEKLEŞTİRİLECEK'Tuğamiral Aktürk, Denizkurdu-1 Tatbikatı'na ilişkin,"20-25 Eylül tarihleri arasında Karadeniz, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de, Deniz Kuvvetlerimizin yanı sıra Kara ve Hava Kuvvetlerimiz, Özel Kuvvetler Komutanlığımız, Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığı'ndan müteşekkil 100 gemi, 50 hava unsuru, insansız deniz araçları ile 14 bin personelin katılımıyla fiili olarak icra edilmektedir. Tatbikat ile Deniz Kuvvetlerimizin harekatı sevk ve idare etkinliğinin değerlendirilmesi, tatbikata katılan unsurların çok tehditli ortamda muhakeme, öngörü ve karar verme yeteneklerinin geliştirilmesi ve harekata hazırlık seviyelerinin yükseltilmesi, kuvvet komutanlıklarımız arasındaki müşterek çalışabilirlik usul ve kabiliyetlerinin pekiştirilmesi amaçlanmaktadır. Deniz Kuvvetlerimizin en büyük tatbikatlarından biri olan Denizkurdu-1 kapsamında; harekata hazırlık eğitimleri, fiili silah atışları, lojistik bütünleme faaliyetleri, çok tehditli ortamda harekat eğitimleri gerçekleştirilmektedir. Ayrıca söz konusu tatbikatta TCG Anadolu’dan ilk kez dikey insansız hava aracı (DİHA) kalkışı gerçekleştirilecek. MKE tarafından geliştirilen yaklaşık 100 kilogram harp başlığına sahip PİRANA kamikaze insansız deniz aracı (KİDA) ise su üstü hedefine taarruz ederek hedefi imha edecektir" ifadelerini kullandı.Aktürk ayrıca, "Eğitim ve tatbikatlarla harekata hazırlık seviyesini daima en üst düzeyde tutan Deniz Kuvvetlerimiz; modern su üstü, denizaltı ve deniz hava unsurları, yüksek nitelikli personeli ve milli savunma sanayimizin sunduğu gelişmiş imkan ve kabiliyetlerle Mavi Vatanımızın güvenliğinin sağlanması, ülkemizin denizlerdeki hak ve menfaatlerinin korunması ve bölgesel istikrara katkı sunulması için kendisine tevdi edilen tüm görevleri azim ve kararlılıkla yerine getirmeye devam edecektir" dedi.PREVEZE DENİZ ZAFERİ'NİN YIL DÖNÜMÜ27 Eylül’de Preveze Deniz Zaferi’nin Yıl Dönümü ve Deniz Kuvvetleri Günü dolayısıyla 15 yüzer unsur ile İstanbul Boğazı’nda 'Denizde Geçit Töreni' gerçekleşeceğini belirten Tuğamiral Aktürk, "Ayrıca 8 yüzer unsur tarafından liman ziyaretleri yapılarak gemiler halkımızın ziyaretine açılacaktır. Bu vesileyle, Türk donanmasının gücünü tüm dünyaya gösteren Preveze Deniz Zaferi’nin 488’inci yıl dönümü ve Deniz Kuvvetleri Günü’nü şimdiden kutluyor, başta Kaptanıderya Barbaros Hayrettin Paşa olmak üzere şanlı denizcilik tarihimizin tüm kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla yad ediyoruz" ifadelerini kullandı.'3 PKK'LI TERÖRİST TESLİM OLDU'Terörle mücadele ve hudut güvenliği faaliyetlerini aktaran Tuğamiral Aktürk, "Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, ülkemizin ve milletimizin güvenliği ile devletimizin bekası için terör başta olmak üzere her türlü tehdit ve tehlikeye karşı sürdürdüğü mücadele kapsamında son bir hafta içerisinde; 3 PKK’lı terörist daha teslim olmuştur. Kesintisiz devam eden hudut güvenliği faaliyetleri kapsamında hafta boyunca; 2’si terör örgütü mensubu olmak üzere yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 671 kişi yakalanmış, 1069 kişi ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece 1 Ocak’tan bugüne kadar, sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 11 bin 994, engellenen kişi sayısı da 51 bin 338 olmuştur" dedi.Tuğamiral Aktürk, Kara ve Deniz Kuvvetleri Komutanlıklarının 27 NATO üyesi ve 5 ortaklık ülkesinden 127 personelin katıldığı toplantıda, NATO Uçuşa Elverişlilik Tanınma Belgelerini aldığını duyurdu.'DÜNYA İÇİN TEHDİTTİR'İsrail’in bölgedeki istikrarsızlığı körükleyen sistematik saldırıları ve yayılmacı tutumunun devam ettiğini aktaran Aktürk, "İsrail; Gazze’de ayrım yapmadan düzenlediği saldırılarında kadın ve çocuklar hayatlarını kaybetmeye devam ederken, yasa dışı yerleşimci terörünü teşvik etmekte, insani yardım faaliyetleri kapsamında bölgeye gönderilen yakıt ve inşaat malzemelerinin bölgeye girişini engelleyerek, yerinden edilmiş Filistinlilerin barınma ihtiyacının karşılanmasını sekteye uğratmakta, hastanelerin işletilmesini engellemektedir. Öte yandan; Lübnan’ın güneyindeki yıkım faaliyetlerini sürdürerek BM Güvenlik Konseyi kararlarını ihlal etmekte ve Suriye’nin güneyindeki yerleşim yerlerine saldırılar düzenlemeye de devam etmektedir. Kamuoyu nezdinde uluslararası hukuka olan inancı her geçen gün daha fazla zedeleyen İsrail’in bu eylemleri, sadece bölge için değil, tüm dünya için bir tehdittir. İsrail’in uluslararası hukuku ihlal eden bu eylemlerine derhal son vermesi gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz" ifadelerini kullandı.'MUAYENE VE KABUL FAALİYETİ TAMAMLANDI'Yerli savunma sanayi ürünleri ile Türk Silahlı Kuvvetleri'nin güç ve etkinliğini artırma çalışmalarına devam ettiklerini söyleyen Tuğamiral Aktürk, "Bu kapsamda hafta içerisinde Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda TAYFUN Blok-2 Füzesi’nin muayene ve kabul faaliyeti tamamlanmıştır. MKE tarafından; savunma sanayi paydaşlarımıza 35 milimetre parçacıklı mühimmat ve yedek parça teslimatları gerçekleştirilmiş, 30 Eylül-4 Ekim tarih aralığında Şanlıurfa’da düzenlenecek TEKNOFEST Güneydoğu’ya katılım sağlanacaktır. Ayrıca, yeni nesil temel eğitim uçağımız HÜRKUŞ-2'nin kabul faaliyeti 28 Eylül’de Sayın Hava Kuvvetleri Komutanımızın da katılımıyla TUSAŞ Kahramankazan tesislerinde icra edilecektir" dedi.'FAALİYETLER ÜYE ÜLKELERİN ORTAK KARARLARI DOĞRULTUSUNDA YÜRÜTÜLMEKTEDİR'Tuğamiral Aktürk'ün açıklamalarının ardından bakanlıktan güncel konulara ilişkin açıklama yapıldı. Açıklamada, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na ilişkin, "Mekke Ortak Savunma Anlaşması, üye ülkeler arasındaki savunma ve güvenlik iş birliğinin geliştirilmesi ile ortak savunma kapasitesi ve caydırıcılığın güçlendirilmesine yönelik bir çerçeve sunmaktadır. Anlaşma kapsamındaki faaliyetler, üye ülkelerin ortak kararları ve ilgili ulusal süreçler doğrultusunda yürütülmektedir" denildi.'GELİŞMELERİ YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ'Doğu Akdeniz’deki son gelişmelere ilişkin, "Bölgemizde kriz ve gerginliklerin arttığı mevcut dönemde, Kıbrıs Adası’ndaki askeri gelişmeler tarafımızca yakından takip edilmektedir. GKRY'nin devam eden silahlanma faaliyetleri ile üçüncü ülkelerle geliştirdiği askeri iş birliklerinin, Ada'daki hassas dengeleri ve güven ortamını olumsuz etkileyebilecek nitelikte olduğunu; bu tür adımların taraflar arasındaki güvenin tesisine ve Ada’daki barış ve istikrara katkı sağlamadığını bir kez daha vurguluyoruz. Son olarak gündeme gelen GKRY’deki hava savunma sisteminin de Kıbrıs Türk halkı ve KKTC açısından doğrudan bir tehdit oluşturmadığı yönündeki iddialar, Kıbrıs Türk halkının güvenliği ile meşru hak ve menfaatlerinin göz ardı edilmesine gerekçe teşkil edemez" ifadeleri kullanıldı.'BAKANLIĞIMIZ GEREKLİ TEDBİRLİ ALMAKTADIR'Açıklamada ayrıca, "Bakanlığımız da bölgedeki her türlü gelişmeyi yakından takip etmekte, gerekli tedbirleri almaktadır. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz de Akdeniz’in uluslararası sularında ve hava sahasında icra ettiği faaliyetlerle eğitimlere aralıksız devam etmektedir. Ülkemiz, garantör ülke olarak, geçmişte olduğu gibi bugün ve yarın da Kıbrıs Türk halkının güvenliği, huzuru ve refahının korunmasına yönelik gerekli tedbirleri KKTC makamlarıyla iş birliği içerisinde almaya devam edecektir" ifadelerine yer verildi.'GAYRİASKERİ STATÜ AÇIK ŞEKİLDE DÜZENLENMİŞ'Yunanistan’ın gayri askeri statüdeki adaları silahlandırma çalışmalarına da değinilen açıklamada, "Doğu Ege Adalarının gayri askeri statüsü, 1923 Lozan ve 1947 Paris Barış Antlaşmaları ile açık şekilde düzenlenmiştir. Bu statünün aksine gerçekleştirilen silahlanma faaliyetleri ile bunu meşrulaştırmaya yönelik açıklamalar, mevcut hukuki durumu değiştirmemektedir. Beklentimiz, Yunanistan’ın bölgede barış ve istikrara zarar verebilecek bu tür faaliyetlerden kaçınması ve antlaşmalardan kaynaklanan yükümlülüklerine riayet etmesidir. Türkiye, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de iyi komşuluk ve diyalogdan yana yapıcı yaklaşımını sürdürürken, uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatlerini korumaya ve ülkemizin güvenliğine yönelik gerekli tedbirleri kararlılıkla almaya devam edecektir" denildi.'ÖNCEDEN KOORDİNE EDİLMELİ'Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve İsrail’i birbirine bağlaması planlanan denizaltı elektrik kablosuna ilişkin de "Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarımız ile kıta sahanlığımızdan kaynaklanan hak ve menfaatlerimizin korunması konusundaki kararlılığımız devam etmektedir. Libya ile akdettiğimiz Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası ve 18 Mart 2020 tarihinde Birleşmiş Milletlere bildirdiğimiz kıta sahanlığı sınırlarımız bu konudaki hukuki çerçevemizi ortaya koymaktadır. Uluslararası hukuk uyarınca kıta sahanlığımızda gerçekleştirilecek kablo veya boru döşeme ile bilimsel araştırma gibi faaliyetlerin ülkemizle önceden koordine edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, ülkemizin hak ve menfaatlerini göz ardı eden izinsiz faaliyetlere müsaade edilmemekte, bölgedeki gelişmeler yakından takip edilerek gerekli tedbirler alınmaktadır. Türkiye, Doğu Akdeniz’de kıyı devleti olmaktan kaynaklanan hak ve yetkilerini kullanmaya, deniz yetki alanlarındaki hak ve menfaatlerini kararlılıkla korumaya devam edecektir" denildi.
GÜNDEM
Yayınlanma: 24 Eylül 2026 - 12:31
MSB: "Silahlanma faaliyetleri Ada'da güven ortamını olumsuz etkileyebilir"
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), "Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin devam eden silahlanma faaliyetleri ile üçüncü ülkelerle geliştirdiği askeri iş birliklerinin, Ada'daki hassas dengeleri ve güven ortamını olumsuz etkileyebilecek nitelikte olduğunu; bu tür adımların taraflar arasındaki güvenin tesisine ve Ada’daki barış ve istikrara katkı sağlamadığını bir kez daha vurguluyoruz" açıklamasını yaptı.
GÜNDEM
24 Eylül 2026 - 12:31










