Dirençli Şehirler Pavilyonu’nda kendisine ayrılan 100 metrekarelik alanda kentin iklim projelerini uluslararası platforma taşıyacak İzmir Büyükşehir Belediyesi; paneller, atölyeler ve ikili görüşmelerle yeni iş birliklerinin de kapısını aralayacak.İzmir Büyükşehir Belediyesi, dünyanın en önemli iklim buluşmalarından Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’nda (COP31) kentin iklim değişikliğiyle mücadele ve uyum çalışmalarını uluslararası platforma taşıyacak. Türkiye’nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek konferansa hazırlanan İzmir Büyükşehir Belediyesi, katılımını “Dirençli İzmir için Dirençli Mahalleler” teması üzerine kurguladı.
100 metrekarelik alanda İzmir'in iklim çalışmaları tanıtılacakÇevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından oluşturulan Dirençli Şehirler Pavilyonu’nda İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne 100 metrekarelik alan tahsis edildi. Belediyenin ilgili daire başkanlıkları, birimleri, iştirakleri ve kent paydaşlarının katkılarıyla hazırlanan alanda İzmir’in iklim kriziyle mücadele kapsamında geliştirdiği çalışmalar ve iyi uygulamalar paylaşılacak. Paneller, sunumlar, video gösterimleri, katılımcı atölyeler ve ikili görüşmeler düzenlenecek.Belediyenin COP31 programı ÇÖZÜM35, PANEL35 ve KATILIM35 başlıkları altında şekillendirildi. ÇÖZÜM35 kapsamında iklim değişikliğiyle mücadele, iklim değişikliğine uyum ve dirençlilik alanlarında geliştirilen projeler tanıtılacak. Su kaynaklarının korunmasına yönelik gri su ve yağmur suyu hasadı çalışmaları da paylaşılacak. Belediyenin kendi tesislerinde yürüttüğü tasarruf çalışmalarıyla sağlanan yüzde 40'ı aşan su tasarrufu da öne çıkan uygulamalar arasında yer alacak.
Uzmanlar iklim çözümlerini tartışacakPANEL35 başlığı altında ulusal ve uluslararası uzmanlar, akademisyenler ve kurum temsilcileri bir araya gelecek. İklim adaleti, toplumsal cinsiyet ve sağlık, iklim finansmanı, çocukların iklim sesi, kültürel miras, su yönetimi ve kamu inovasyonu gibi konular farklı perspektiflerden değerlendirilecek.KATILIM35 kapsamında düzenlenecek atölye, oyun ve ortak üretim çalışmalarıyla ziyaretçilerin iklim çözümlerinin geliştirilmesine aktif olarak katılması hedefleniyor. Sağlıklı Kentlerin Alfabesi, düşük karbonlu ve erişilebilir ulaşım atölyesi, iklim kaygısına yönelik çalışmalar, İklimSEN, İklimin İzi, İzmir 2050 Karar Sizde ve Karbon Dedektifi programda yer alacak etkinlikler arasında bulunuyor.“İzmir’in İçinden ve İzmir İçin Sesler” çalışmasıyla kentte yaşayanların iklim değişikliğine ilişkin gündelik deneyimleri ile İzmir için görüş bildiren ulusal ve uluslararası paydaşların mesajları bir araya getirilecek. Atık malzemelerden heykeltıraş Tonguç tarafından zeytin ağacı biçiminde hazırlanacak Dilek Ağacı ise ziyaretçilere iklim açısından gelecek günlere ilişkin beklenti ve dileklerini paylaşma olanağı sunacak. Bırakılan mesajların konferans sonrasında değerlendirilerek raporlama sürecine dahil edilmesi planlanıyor.
Mahalle ölçeğinde dirençlilik ön plandaİzmir’in COP31 katılımının merkezinde mahalle ölçeğinde iklim dirençliliği bulunuyor. İklim değişikliğinin etkilerinin günlük yaşamda en fazla hissedildiği mahalleleri merkeze alan belediye, yerel dayanışmayı güçlendiren ve iklim krizine karşı geliştirilen çözümleri uluslararası katılımcılarla paylaşacak.İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, COP31’in bu yıl uygulama ve eylem odaklı bir konferans olarak ele alınmasının kentler açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. İzmir’in konferansta kendi deneyimlerini paylaşırken diğer kentlerin çalışmalarından da yararlanacağını ifade eden Okyay, edinilen bilgi ve önerilerin kentin dirençlilik çalışmalarına aktarılacağını söyledi.Mahalle ölçeğinde dayanışmanın önemine dikkat çeken Okyay, “Biz ‘Dirençli Mahalle’ yaklaşımını benimsedik. Her şey aslında bizim eski kültürümüzde olduğu gibi dayanışmacı bir ruhla mahallede başlıyor” dedi. Sağlık hizmetlerine erişimden ortak üretime kadar pek çok alanda mahalle ölçeğinin önem taşıdığını belirten Okyay; İzmir Sağlık ve Esenlik Merkezleri, mahalle afet gönüllüleri ve mahalle bostanlarını bu yaklaşımın örnekleri olarak gösterdi. Okyay, İzmir'in mahalle bazında yürüttüğü çalışmaları zenginleştirerek dirençlilik hareketini büyütmeyi hedeflediklerini ifade etti.Uluslararası iş birlikleri için görüşmeler yapılacakCOP31 süresince uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi de hedefleniyor. İzmir Buluşmaları kapsamında kurumlar, kuruluşlar, sivil toplum örgütleri, firmalar ve yurttaşlarla randevulu görüşmeler gerçekleştirilecek. Belediye birimleri ve iştiraklerle eşleştirilecek katılımcılarla bilgi alışverişinde bulunulacak, öneriler dinlenecek ve olası ortak çalışmalar değerlendirilecek.Prof. Dr. Okyay, COP31’in farklı kentler, kurumlar ve kuruluşlar arasında yeni karşılaşmalar ve deneyim paylaşımı için önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. İzmir’in bir liman kenti olarak farklı kültürlerle ve deneyimlerle buluşma konusunda köklü bir geçmişe sahip olduğunu söyleyen Okyay, bu yaklaşımı konferans alanına da taşımak istediklerini ifade etti.Başkan Tugay da oturumlarda konuşacakİzmir’in uluslararası kent ağlarında aktif biçimde yer aldığını hatırlatan İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, kentsel dirençlilik başta olmak üzere çeşitli konuların Urban 20 gibi platformlarda da gündeme taşındığını ifade etti.İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın konferansın bazı günlerinde Antalya’da bulunarak altı Mavi Bölge ve bir Yeşil Bölge oturumunda konuşma yapmasının planlandığını belirten Okyay, belediyenin farklı birimlerinden temsilcilerin de çeşitli oturumlarda İzmir’in çalışmalarını ve deneyimlerini paylaşacağını söyledi.COP31 sonuçları raporlaştırılacakİzmir Büyükşehir Belediyesi, COP31 süresince düzenlenecek oturumları, ikili görüşmeleri ve atölye çalışmalarını kayıt altına alacak. Katılımcıların video mesajları ve Dilek Ağacı’na bıraktığı görüşler değerlendirilecek. Elde edilen verilerden öne çıkan başlıklar belirlenerek sonuç raporu hazırlanacak.İzmir Planlama Ajansı koordinasyonunda hazırlanacak raporun, konferansın ardından bir hafta içinde yayımlanması hedefleniyor. Raporun belediyenin çalışmalarının yanı sıra katılımcıların önerilerini ve farklı kentlerden edinilen deneyimleri de içereceğini belirten Okyay, konferansın ardından elde edilen sonuçların yetkililerle paylaşılacağını söyledi.COP31’in yalnızca uluslararası müzakerelerin yürütüldüğü bir platform olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Okyay, iklim krizi konusunda toplumsal farkındalığın artırılmasının da önem taşıdığını vurguladı. Türkiye’nin konferansta eş başkanlık görevini üstlenmesine ve uygulama odaklı bir dönemin başlamasına dikkat çeken Pınar Okyay, “Artık eyleme dönme zamanı, daha uygulamaya yönelik kararlar alınması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
100 metrekarelik alanda İzmir'in iklim çalışmaları tanıtılacakÇevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından oluşturulan Dirençli Şehirler Pavilyonu’nda İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne 100 metrekarelik alan tahsis edildi. Belediyenin ilgili daire başkanlıkları, birimleri, iştirakleri ve kent paydaşlarının katkılarıyla hazırlanan alanda İzmir’in iklim kriziyle mücadele kapsamında geliştirdiği çalışmalar ve iyi uygulamalar paylaşılacak. Paneller, sunumlar, video gösterimleri, katılımcı atölyeler ve ikili görüşmeler düzenlenecek.Belediyenin COP31 programı ÇÖZÜM35, PANEL35 ve KATILIM35 başlıkları altında şekillendirildi. ÇÖZÜM35 kapsamında iklim değişikliğiyle mücadele, iklim değişikliğine uyum ve dirençlilik alanlarında geliştirilen projeler tanıtılacak. Su kaynaklarının korunmasına yönelik gri su ve yağmur suyu hasadı çalışmaları da paylaşılacak. Belediyenin kendi tesislerinde yürüttüğü tasarruf çalışmalarıyla sağlanan yüzde 40'ı aşan su tasarrufu da öne çıkan uygulamalar arasında yer alacak.
Uzmanlar iklim çözümlerini tartışacakPANEL35 başlığı altında ulusal ve uluslararası uzmanlar, akademisyenler ve kurum temsilcileri bir araya gelecek. İklim adaleti, toplumsal cinsiyet ve sağlık, iklim finansmanı, çocukların iklim sesi, kültürel miras, su yönetimi ve kamu inovasyonu gibi konular farklı perspektiflerden değerlendirilecek.KATILIM35 kapsamında düzenlenecek atölye, oyun ve ortak üretim çalışmalarıyla ziyaretçilerin iklim çözümlerinin geliştirilmesine aktif olarak katılması hedefleniyor. Sağlıklı Kentlerin Alfabesi, düşük karbonlu ve erişilebilir ulaşım atölyesi, iklim kaygısına yönelik çalışmalar, İklimSEN, İklimin İzi, İzmir 2050 Karar Sizde ve Karbon Dedektifi programda yer alacak etkinlikler arasında bulunuyor.“İzmir’in İçinden ve İzmir İçin Sesler” çalışmasıyla kentte yaşayanların iklim değişikliğine ilişkin gündelik deneyimleri ile İzmir için görüş bildiren ulusal ve uluslararası paydaşların mesajları bir araya getirilecek. Atık malzemelerden heykeltıraş Tonguç tarafından zeytin ağacı biçiminde hazırlanacak Dilek Ağacı ise ziyaretçilere iklim açısından gelecek günlere ilişkin beklenti ve dileklerini paylaşma olanağı sunacak. Bırakılan mesajların konferans sonrasında değerlendirilerek raporlama sürecine dahil edilmesi planlanıyor.
Mahalle ölçeğinde dirençlilik ön plandaİzmir’in COP31 katılımının merkezinde mahalle ölçeğinde iklim dirençliliği bulunuyor. İklim değişikliğinin etkilerinin günlük yaşamda en fazla hissedildiği mahalleleri merkeze alan belediye, yerel dayanışmayı güçlendiren ve iklim krizine karşı geliştirilen çözümleri uluslararası katılımcılarla paylaşacak.İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, COP31’in bu yıl uygulama ve eylem odaklı bir konferans olarak ele alınmasının kentler açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. İzmir’in konferansta kendi deneyimlerini paylaşırken diğer kentlerin çalışmalarından da yararlanacağını ifade eden Okyay, edinilen bilgi ve önerilerin kentin dirençlilik çalışmalarına aktarılacağını söyledi.Mahalle ölçeğinde dayanışmanın önemine dikkat çeken Okyay, “Biz ‘Dirençli Mahalle’ yaklaşımını benimsedik. Her şey aslında bizim eski kültürümüzde olduğu gibi dayanışmacı bir ruhla mahallede başlıyor” dedi. Sağlık hizmetlerine erişimden ortak üretime kadar pek çok alanda mahalle ölçeğinin önem taşıdığını belirten Okyay; İzmir Sağlık ve Esenlik Merkezleri, mahalle afet gönüllüleri ve mahalle bostanlarını bu yaklaşımın örnekleri olarak gösterdi. Okyay, İzmir'in mahalle bazında yürüttüğü çalışmaları zenginleştirerek dirençlilik hareketini büyütmeyi hedeflediklerini ifade etti.Uluslararası iş birlikleri için görüşmeler yapılacakCOP31 süresince uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi de hedefleniyor. İzmir Buluşmaları kapsamında kurumlar, kuruluşlar, sivil toplum örgütleri, firmalar ve yurttaşlarla randevulu görüşmeler gerçekleştirilecek. Belediye birimleri ve iştiraklerle eşleştirilecek katılımcılarla bilgi alışverişinde bulunulacak, öneriler dinlenecek ve olası ortak çalışmalar değerlendirilecek.Prof. Dr. Okyay, COP31’in farklı kentler, kurumlar ve kuruluşlar arasında yeni karşılaşmalar ve deneyim paylaşımı için önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. İzmir’in bir liman kenti olarak farklı kültürlerle ve deneyimlerle buluşma konusunda köklü bir geçmişe sahip olduğunu söyleyen Okyay, bu yaklaşımı konferans alanına da taşımak istediklerini ifade etti.Başkan Tugay da oturumlarda konuşacakİzmir’in uluslararası kent ağlarında aktif biçimde yer aldığını hatırlatan İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, kentsel dirençlilik başta olmak üzere çeşitli konuların Urban 20 gibi platformlarda da gündeme taşındığını ifade etti.İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın konferansın bazı günlerinde Antalya’da bulunarak altı Mavi Bölge ve bir Yeşil Bölge oturumunda konuşma yapmasının planlandığını belirten Okyay, belediyenin farklı birimlerinden temsilcilerin de çeşitli oturumlarda İzmir’in çalışmalarını ve deneyimlerini paylaşacağını söyledi.COP31 sonuçları raporlaştırılacakİzmir Büyükşehir Belediyesi, COP31 süresince düzenlenecek oturumları, ikili görüşmeleri ve atölye çalışmalarını kayıt altına alacak. Katılımcıların video mesajları ve Dilek Ağacı’na bıraktığı görüşler değerlendirilecek. Elde edilen verilerden öne çıkan başlıklar belirlenerek sonuç raporu hazırlanacak.İzmir Planlama Ajansı koordinasyonunda hazırlanacak raporun, konferansın ardından bir hafta içinde yayımlanması hedefleniyor. Raporun belediyenin çalışmalarının yanı sıra katılımcıların önerilerini ve farklı kentlerden edinilen deneyimleri de içereceğini belirten Okyay, konferansın ardından elde edilen sonuçların yetkililerle paylaşılacağını söyledi.COP31’in yalnızca uluslararası müzakerelerin yürütüldüğü bir platform olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Okyay, iklim krizi konusunda toplumsal farkındalığın artırılmasının da önem taşıdığını vurguladı. Türkiye’nin konferansta eş başkanlık görevini üstlenmesine ve uygulama odaklı bir dönemin başlamasına dikkat çeken Pınar Okyay, “Artık eyleme dönme zamanı, daha uygulamaya yönelik kararlar alınması gerekiyor” ifadelerini kullandı. 









