FESİH SÜRECİNDE NELER YAŞANDI?Geniş, üniversiteyle bağlantılı S.S. Dokuz Eylül Öğretim Bilimsel Araştırma ve Eğitim Kooperatifi üzerinden istihdam edilmesine karşın, fiilen Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü bünyesindeki Kurumsal İletişim Koordinatörlüğünde görev yapıyordu. Geniş, iş akdinin sona erdirilmesi sürecinde kendisine fesih gerekçesinin açık ve ayrıntılı biçimde bildirilmediğini, herhangi bir yöneticiyle yüz yüze görüşme yapılmadan işlemin gerçekleştirildiğini ifade etmişti. Geniş ayrıca, dönemin Kurumsal İletişim Koordinatörü Gonca Köse tarafından kendisine yalnızca “Rektör takdiri” denildiğini, bu nedenle Rektör ile görüşmek için yaptığı taleplerin de karşılanmadığını belirtmişti.MESLEKTAŞLARINA SESLENMİŞTİGeniş'in fesihin hemen ardından meslektaşlarına gönderdiği açıklamada, kurum içindeki çalışma ortamına ve yönetim anlayışına ilişkin eleştirileri de yer almıştı. Bu açıklamada koordinatörlükteki çalışma düzeninin iş barışını ve çalışma ortamını zedelediğini savunan Geniş, üst yönetime ve rektöre yaşadığı sorunları aktardığını belirtmiş, buna rağmen kendisine gereken ilginin gösterilmediğini, hatta fesih sürecinde çıkış evraklarının Rektörlük Yerleşkesi içerisindeki bir kafe önünde ayaküstü imzalatılmak istendiğini ifade etmişti. Geniş, kurum içindeki işleyişte liyakatin ve tecrübe eksikliğinin neden olduğu bazı yapısal sorunlarla karşılaştığını ve koordinatörlükteki ben merkezli ve akademik unvan odaklı bakışın çalışanlar arasında gerilime neden olduğunu söylemişti. İMAMOĞLU PAYLAŞIMI İDDİASI GÜNDEME GELMİŞTİGeniş'in işten çıkarılması, kamuoyuna yansıyan haberlerle birlikte siyasi bir tartışmanın da konusu olmuştu. Geniş'in sosyal medya hesaplarında Ekrem İmamoğlu'na ilişkin yaptığı paylaşımların ardından işten çıkarıldığı iddiası gündeme gelmişti. Bu haberlerde, üniversite kulislerinde fesih ile söz konusu paylaşımlar arasında bağlantı kurulduğu aktarılmıştı.Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü ise bu iddiaları reddetmişti. Üniversite tarafından yapılan açıklamada, iş sözleşmesinin kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması ilkesi ile tasarruf tedbirleri dikkate alınarak sona erdirildiğini savunarak, Geniş'in Kurumsal İletişim Koordinatörlüğündeki görevinin personel ihtiyacı nedeniyle sona erdiği, ardından kooperatife döndüğü ve kooperatifte haber editörü olarak kendisine görev imkânı bulunmadığı belirtilmişti.TASARRUF DENİLDİ, AYNI BİRİME YENİ ALIMLAR YAPILDIFesih sonrasında ise Geniş'in görev yaptığı Kurumsal İletişim Koordinatörlüğü çevresindeki personel hareketliliği yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Daha önce Dokuzda 9'da yayımlanan Alper Temiz’in haberinde, Geniş'in işine tasarruf tedbirleri kapsamında son verildiği açıklanmasına rağmen aynı birimde bir başka gazetecinin görevlendirildiği yönündeki iddialar ile Emine Altınkaynak Abda'nın da aynı birime atandığı ve kısa süre içerisinde Kurumsal İletişim Koordinatörlüğü görevine getirildiği aktarılmıştı. Haberde söz konusu atamanın şeffaf ve rekabete açık bir süreç yerine “adrese teslim” olarak nitelendirilen bir ilanla yapıldığı yönündeki iddialara da yer verilmişti. Üniversite yönetimi ise bu iddiaları reddetmişti. Geniş bunun üzerine, “Yargı sürecinde aleyhime 'tasarruf tedbirleri' gerekçelerinin ileri sürülmesini anlamakta güçlük çekiyorum. Aynı birimde yeni personel istihdam edilmişken, mahkemede bu yönde bir savunma yapılması kamuoyu vicdanı ve kurumsal tutarlılık açısından nasıl açıklanmaktadır?” diye sormuştu.








