CHP'li Tamay'ın açıklaması;
Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü’nün, 5 Eylül 2026 tarihli ve 33361 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 11725 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile kapatılması, İzmir’in eğitim ve kültür hayatı açısından son derece yanlış ve kaygı verici bir karardır.
Dokuz Eylül Üniversitesi, yalnızca İzmir’in değil Türkiye’nin köklü, saygın ve nitelikli yükseköğretim kurumlarından biridir. Güzel Sanatlar Enstitüsü ise yıllardır sanatçıların, akademisyenlerin ve araştırmacıların yetişmesine katkı sağlayan; İzmir’in sanat birikimine ve Türkiye’nin kültür hayatına değer katan önemli bir akademik kurumdur.
Böylesine önemli bir kurumun neden kapatıldığı konusunda kamuoyuna açık, ikna edici ve somut bir gerekçe sunulmalıdır. Dahası, 2026-2027 eğitim yılı için lisansüstü öğrenci kabul ve kayıt süreçleri yürütülmüşken alınan bu karar, öğrencilerimizi ve akademik kadrolarımızı ciddi bir belirsizliğin içine itmektedir. Eğitim hayatını planlayan, sınavlara giren, kabul alan ve kayıt hakkı kazanan öğrencilerin geleceği belirsiz bırakılamaz.
İzmir; sanatın, bilimin, özgür düşüncenin ve üniversite kültürünün güçlü kentlerinden biridir. İzmir’in sanatla kurduğu bağı zayıflatacak, akademik birikimini geriye götürecek her adım bu kentin geleceği açısından sorgulanmalıdır. Üniversiteler yalnızca binalardan ve idari yapılardan ibaret değildir. Üniversiteler; bilgi, emek, özgür düşünce, akademik hafıza ve insan yetiştirme kurumlarıdır. Bir enstitünün kapatılması, yıllar içinde oluşmuş bu birikimin de riske atılması anlamına gelir.
Sanat eğitimi ise ertelenebilecek, küçültülebilecek ya da tali görülebilecek bir alan değildir. Sanatçı yetiştirmek; özgür düşünen, sorgulayan ve üreten bir toplumun geleceğine yatırım yapmaktır.
Bu nedenle çağrımız nettir: Bu karardan derhal vazgeçilmelidir.
Güzel Sanatlar Enstitüsü’nün kapatılması yeniden değerlendirilmelidir. Mevcut öğrencilerin eğitim ve akademik haklarının güvence altına alınacağı, kabul edilen öğrencilerin mağdur edilmeyeceği ve akademik birikimin korunacağı açık, şeffaf ve güvenilir bir yol haritası kamuoyuyla paylaşılmalıdır.
İzmir’in üniversitelerine, öğrencilerine, akademisyenlerine ve sanatçılarına sahip çıkmaya devam edeceğiz. Çünkü sanatı küçülten, bilimi zayıflatan ve üniversitelerin birikimini gerileten anlayışın karşısında; İzmir’in özgür, çağdaş ve aydınlık geleceğini savunacağız.
Sanata, bilime ve üniversiteye sahip çıkmak; İzmir’e ve Türkiye’nin geleceğine sahip çıkmaktır."








