Arslan, “Şirket Ocak 2026’dan bugüne ortalama 42 MW kurulu güçle, yani toplam kapasitesinin ancak üçte biriyle faaliyet gösteriyor. Kapasitesinin altında faaliyet gösterdiği içinde maden işçilerini ücretsiz izne çıkartıyor. Şirketler kâr etmediklerinde kamu yararını düşünmez, yalnızca kazanca yönelirler. İktidar ise birkaç varsılın kârı ve hırsı uğruna binlerce insanın mağdur edilmesine seyirci kalıyor. İşte bu nedenle diyoruz ki; devlet şirket gibi yönetilmez! İşte bu yüzden enerji alanı, doğası gereği doğal tekel olması gereken bir yapıdır ve özelleştirilemez. Ülkemizin sırtındaki en büyük yüklerden biri bu yandaş şirketlerdir. Enerjide kamu payının acilen artırılması ve nihai hedef olarak yönetimin tamamen kamuya geçmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur” dedi.CHP İzmir Milletvekili ve PM üyesi Ednan Arslan EPDK Başkanının enerjiyi ticari bir ürün olarak değerlendiğini ifade ederek, enerjide yaşanan krize ilişkin bir açıklama yaptı.“EPDK BAŞKANI TEMEL BİR HAK OLAN ENERJİYİ TİCARİ BİR ÜRÜN GİBİ DEĞERLENDİRİYOR”EPDK Başkanının enerjiyi ticari bir ürün gibi değerlendirdiğine dikkat çeken Arslan, “Sistem değişikliği ile birlikte anonim bir şirket gibi yönetilen devletin, adeta bir CEO gibi hareket eden bürokratı olan EPDK Başkanı; temel bir hak olan enerjiyi ticari bir ürün gibi değerlendiriyor. EÜAŞ’ın piyasadan ortalama 2,24 liraya alıp dağıtım şirketlerine 0,49 liraya sattığı elektrik için; vatandaşın vergisinden ve ödediği fahiş dağıtım bedellerinden sadece 2023-2026 yılları arasında aktarılan yaklaşık 1 trilyon liralık kaynak yetmezmiş gibi, şimdi de dağıtım şebekesinin sürdürülebilirliğinden bahsediyor” dedi.Kar amacıyla hareket eden enerji şirketlerini de gündeme getiren Arslan, “Dağıtım şirketlerinin karı için bu millet daha ne kadar bedel ödeyecek? Enerji alanındaki özelleştirmeler ucuzluk ve hizmet kalitesi sağlamıyorsa, neden hâlâ bu şirketleri koruyorsunuz? 2010 yılından bugüne gerekli yatırımları yapmayan, her fırsatta faturayı vatandaşa kesen bu dağıtım şirketleri artık birer kara deliğe dönüştü. Vatandaşın bu yükü daha fazla taşıyacak gücü kalmadı” dedi.“İKTİDAR VATANDAŞIN KALİTELİ VE UCUZ ENERJİYE ULAŞMASINI SAĞLAMALIDIR”Vatandaşların kaliteli ve ucuz enerjiye ulaşması gerektiğini de sözlerine ekleyen Arslan, “Bir de depolamalı rüzgâr ve güneş enerjisi santrallerinden 19, termik santrallerden 45, elektrikli araç şarj işletmelerinden ise 29 adet lisansın iptal edildiği söylenip; “Sonuç olarak bizimle koşanın elinden tutarız; koşmayan, geride kalansa yarış dışı kalır” gibi ciddiyetten uzak bir açıklama yapılıyor. Sizin göreviniz şirketleri yarıştırıp düşeni geride bırakmak değil; bu ülke vatandaşlarının kaliteli, ucuz ve sürekli enerjiye ulaşmasını sağlamaktır. Enerji alanında yapılacak yatırımlarda önlemi önceden almak; yatırımların sağlıklı ilerleyip ilerlemediğini denetlemektir. Ama hepsinden önemlisi; vatandaşın vergisini ve zamanını boşa harcatmayacak yatırımları onaylamak, bu işi başaramayacak olanları önceden tespit etmek ve bol keseden lisans dağıtmamaktır” ifadelerini kullandı.“MADEN ŞİRKETİ KAPASİTESİNİN 3’TE 1’İNİ KULLANIYOR”Madencilerin açlık grevine de dikkat çeken Arslan, “Ne yazık ki enerji alanında yaşadığımız sorunların ardı arkası kesilmiyor. Madencilerimiz günlerdir açlık grevinde direniyor. Tek bir istekleri var: Alacaklarının ödenmesi ve haklarının verilmesi. Peki, madencilerimize bu zulmü reva gören şirket ne diyor? 'Artan maliyetler ve mevcut piyasa koşulları.' Peki gerçek, gerçekten bu mu? Bu maliyetler karşısında santral sahiden çalışamıyor mu, yoksa kârlı olmadığı için mi çalıştırılmıyor?” diye sordu.Santralin 145 MW kurulu gücünde oluşan kayıpların, EPİAŞ Şeffaflık Platformu’nda Ocak-Nisan ayları arasında neden sürekli 'benzer arızalar' bildirilerek raporlandığını soran Arslan, “Santral zaten Ocak 2026’dan bugüne, çalıştığı sürelerde ortalama 42 MW kurulu güçle, yani toplam kapasitesinin ancak üçte biriyle faaliyet gösteriyor. Linyit kömürüyle elektrik üreten bir santralin üretim maliyetini etkileyecek en önemli unsurlar nelerdir? Eğer kömür sahası santral sahasında değilse; kömürün taşıma maliyeti, yani petrol fiyatlarındaki değişimler ve girdi maliyetleridir. Petrol fiyatlarındaki yukarı yönlü hareketlilik mart ayı itibarıyla başladı. Santralin çalışma grafiğine bakıldığında; 4 Mart-24 Mart aralığında ve 4 Nisan’dan bugüne kadar olan süreçte tamamen durmuş olduğu görülüyor. Şubat ayında ise zaten tam kapasite çalışmıyordu. Peki, gerçekte olan nedir?” dedi.Bu yılki yoğun yağışlar nedeniyle dolup taşan barajların, piyasa takas fiyatlarını aşağı çektiğini ve termik santrallere olan ihtiyacı azalttığını belirten Arslan, bunun sonucunda kârlılığını kaybeden santralin, çalışmayı durdurduğunu ifade etti. Arslan, bu tür durumlar için devreye girmesi amacıyla icat edilen 'kapasite destekleme mekanizması' nın durumunu da sordu.“BENZER DURUM AFŞİN-ELBİSTAN TERMİK SANTRALİNDE DE YAŞANDI”Maliyetleri karşılayamadığı için santrali türlü arıza bahaneleriyle çalıştırmayan ve işçileri ücretsiz izne çıkaran Afşin-Elbistan santralinde de benzer durumun görüldüğünü hatırlatan Arslan, “O dönem santralin sahibi olan grup, Bakanlık ile pazarlık masasına oturmak için bu durumu kullanmış ve madencileri mağdur etme pahasına kendi çıkarına hareket etmişti. Bugün yaşananların da benzer bir süreç olma ihtimali yüksektir. Şimdi yaşananları bahane ederek yükü madencilere yıkmaya çalışıyorlar” diye konuştu.“ENERJİ ALANI, DOĞASI GEREĞİ DOĞAL TEKEL OLMASI GEREKEN BİR YAPIDIR VE ÖZELLEŞTİRİLEMEZ”Son olarak enerji şirketlerin kar hırsıyla hareket etmesinden kaynaklanan sorunlara dikkat çeken Arslan, “Aslında tablo çok karışık görünse de yaşadığımız şey oldukça basittir: Birkaç varsılın kârı ve hırsı uğruna ezilen koca bir halk... İşte bu nedenle diyoruz ki; devlet şirket gibi yönetilmez! İşte bu yüzden enerji alanı, doğası gereği doğal tekel olması gereken bir yapıdır ve özelleştirilemez. Ülkemizin sırtındaki en büyük yüklerden biri bu yandaş şirketlerdir. Enerjide kamu payının acilen artırılması ve nihai hedef olarak yönetimin tamamen kamuya geçmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur. Şirketler kâr etmediklerinde kamu yararını düşünmez, yalnızca kazanca yönelirler. Oysa devlet, kamu için vardır. Devlet, vatandaşını özel şirketlerin insafına bırakmaz. Haklı direnişleriyle hepimize örnek olan madencilerimizin yanında; baskıcı her türlü müdahalenin karşısındayız” dedi.
YEREL
Yayınlanma: 28 Nisan 2026 - 18:08
CHP'li Ednan Arslan Enerji İle İlgili Güncel Gelişmeleri Değerlendirdi
CHP İzmir Milletvekili Ednan Arslan madencilere hakları olan maaşlarını vermeyerek onları mağdur eden şirketin düşük çalışma kapasitesine dikkat çekti.
YEREL
28 Nisan 2026 - 18:08










