MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Bugün CHP’nin önünde iki yol vardır; ya kendi iç meselesini hukuk ve sağduyu zemininde çözecek ya da kendi eliyle büyüttüğü düğümü, milletimizin gündemine yeni bir yük olarak taşıyacaktır. Nitekim ülke gündemi, siyasi partilerin kendi iç hesaplarının yükünü taşıyacak bir hamal değildir" dedi.Bahçeli, Orta Doğu’da yaşanan her krizin, dış politika gündem başlığı olduğu kadar, iç cephenin sağlamlığına, yönelen bir sınama olduğunu söyledi. 'Terörsüz Türkiye' sürecinin, bölgesel fırtınalar karşısında milli varlığın zırhı olduğunu belirten Devlet Bahçeli, "'Terörsüz Türkiye', emperyalizmin taşeronluğunu yapan mahfillerin, etnik fitne mühendislerinin ve din kisvesi altında Siyonist kuruntu tacirlerinin Türkiye üzerinde kurmak istediği oyunu bozma iradesidir. 'Terörsüz Türkiye' Hürmüz’den Doğu Akdeniz’e, Lübnan’dan Suriye’ye, İran’dan Irak’ın kuzeyine kadar uzanan kriz kuşağı karşısında Türkiye’nin iç cephesini muhkem tutma gayretidir. Dışarıda savaşın dumanı yükselirken içeride kardeşlik hukukumuza doğrultulan bozgunculuk namlusuna fırsat veremeyiz, tefrika ve tahrik emellerine rıza gösteremeyiz, habis niyetlerin nefes almasına müsaade edemeyiz. Bölgemizin etrafında kanlı hesaplar yapılırken, yüce Türk milletinin birliğini, dirayetini ve bin yıllık kardeşliğini zaafa uğratamayız. Çünkü bahçe duvarının ardında hesap yapan gafilin ilk yokladığı yer, yuvamızın içindeki çatlaklardır. Sınırlarımızın ötesinde kurulan her tezgah Ankara’dan görülmektedir. Türkiye, ne karanlıkta yatacak ne de kara düş görecektir. Bugün Amerika Birleşik Devletleri’nin İran hattında kurduğu baskı, İsrail’in bölgesel kaosu derinleştiren saldırgan siyaseti, Suriye ve Irak sahasındaki kırılganlıklar, Doğu Akdeniz’deki askeri hareketlilik ve Hürmüz’den Lübnan’a kadar uzanan gerilim kuşağı, Türkiye’nin iç cephesine dönük sabotaj ihtimallerini de artırmaktadır. 'Terörsüz Türkiye' iradesi samimiyetle ilerlerken, bu iradeyi zehirlemek isteyen dış mahfiller de boş durmamaktadır" diye konuştu.'İÇ CEPHEYİ SAĞLAM TUTMAK ZORUNDAYIZ'Bahçeli, Türkiye’nin huzura, kardeşliğe ve güvenli geleceğe yürüdüğü bir dönemde bölgesel savaşlardan, güç boşluklarından ve jeopolitik belirsizliklerden medet uman çevrelerin terör uzantılarını yeniden kullanma arayışında olduğunu vurgulayarak, "ABD’nin bölgedeki nüfuz ağı ile İsrail’in kaos siyasetinin aynı hatta buluştuğu her yerde terör örgütleri birer piyon, birer maşa, uzaktan kumandalı birer aparat olarak sahneye sürülmek istenmektedir. Suriye’nin kuzeyindeki yapılanmaların yeni himaye kapıları araması, Irak’ın kuzeyindeki eski mevzilerin diri tutulmak istenmesi, İran sahasındaki her gerilimin farklı uzantılar üzerinden fırsata çevrilmeye çalışılması tesadüf değildir. Bunlar, Türkiye’nin iç huzurunu, kardeşlik hukukunu ve güvenlik mimarisini hedef alan daha büyük bir oyunun parçalarıdır. Bu sebeple 'Terörsüz Türkiye' hedefini korumak, ihanet şebekelerinin hesabını bozmanın gereğidir. 'Terörsüz Türkiye' hedefi bu büyük tablonun merkezindedir. İşte bu yüzden 'Terörsüz Türkiye' diyoruz. İşte bu yüzden iç cepheyi sağlam tutmak zorundayız. 'Terörsüz Türkiye' hedefimizi küçümseyenler Türkiye’nin hangi kuşatmaları yardığını, hangi hendekleri kapattığını, sınırlarımızın hemen ötesinde, kıyılarımızın hemen karşısında nice milletler ateş çemberleri içine düşmüşken bu aziz vatanın nasıl bir huzur ve istikrar adası olarak ayakta tutulduğunu idrak edememiştir. Nitekim zaman bizi haklı çıkarmıştır" ifadelerini kullandı.'SİYASİ KIYAMETİN BÜYÜK ALAMETLERİNDENDİR'CHP'deki gelişmelere değinen Devlet Bahçeli, şöyle konuştu:"CHP’li belediyeler etrafında uzun süredir biriken şaibe süreçleri, rüşvet, görevi kötüye kullanma, yolsuzluk ve kamu gücünün menfaat ilişkilerine alet edildiği yönündeki peş peşe patlayan vakalar hepimizin malumudur. Vatandaşa hizmet makamı olması gereken belediyelerin, CHP çatısı altında rant iddialarıyla, yönetim zafiyetleriyle ve kamu emanetini taşıyamama garabetiyle anılır hale gelmesi başlı başına ibretlik bir tablodur. Bugün görüyoruz ki yerelde başlayan bu çözülme, dönüp dolaşıp CHP Genel Merkezi’nin çatısına çökmüştür. CHP’li belediyelerde kendini gösteren savrukluk, şaibe ve yönetim aczi, bugün genel merkeze sirayet etmiş, parti yönetiminin içine düştüğü dağınıklığı bütün çıplaklığıyla ortaya koymuştur. CHP bugün milletin karşısına, kendi iç hesaplaşmasının, koltuk kavgasının, mahkeme süreçleriyle düğümlenen yönetim krizinin ve kurumsal aklını tüketen hizip mücadelesinin gölgesiyle çıkmaktadır. Bu tablo tesadüf değildir. Bu tablo, siyaseti millete hizmetin şerefli yolu olmaktan çıkarıp kişisel ikbalin, hırsın, öfkenin ve güç gösterisinin dar patikasına sıkıştıran anlayışın neticesidir. Bugün CHP’de bir siyasi partinin kendi hukukunu, geleneğini, kurumsallığını ve meşruiyet zeminini nasıl aşındırdığı vahim bir manzaradır. Sağduyuyla karşılanması gereken hukuki süreçlerin meydan okuyucu bir üslupla gölgelenmesi, siyasi kıyametin büyük alametlerindendir. Parti içi arınma ve durulma ihtiyacının tehditkar cümlelerin gölgesinde kalması, idari iflasın vesikasıdır. İç düğümleri çözmek yerine yağlı urganlara sarılmak, kementleri ülke gündeminin boynuna ısrarla dolamak, aziz milletimize ne fayda getirir? Buradan açıkça ifade ediyoruz; bizim meselemiz CHP’nin içine düştüğü dağınıklıktan siyasi kazanç üretmek değildir. Bizim meselemiz Türkiye’de siyaset kurumunun ağırlığını, millet iradesinin saygınlığını ve hukukun üstünlüğünü korumaktır."'CHP’NİN ÖNÜNDE İKİ YOL VARDIR'Bahçeli ayrıca, "CHP’de bugün iki ayrı yön, iki ayrı dil, iki ayrı merkez, iki ayrı meşruiyet iddiası; muhalefetin gidişatı bakımından kaygı verici bir gerçek olarak karşımızdadır. Bir tarafta hukuki zemine dönme ihtiyacı toparlanma isteğiyle buluşmaktadır, diğer tarafta meydan okuma üzerinden güç gösterileri sergilenmekte sokak diliyle parti içi krizi büyütme hevesi gündemin üzerine ağır bir sis misali çökmektedir. Bu noktada CHP’ye ve Sayın Özgür Özel’e düşen; ateşe körükle gitmek değil, aklıselimle hareket etmektir. Zira keskin sirke ancak küpüne zarar verir. CHP, kendi içindeki çetrefilli ihtilafı meydanların hararetine terk etmemelidir, serinkanlılıkla yürütülmesi gereken hukuki süreci kalabalıkların gürültüsüne bırakmamalıdır. Cumhuriyet'le yaşıt bir siyasi parti olmanın ağırlığı ve kurumsallığını niteliksiz sokak diline havale etmek, ölü gözünden yaş beklemekten farksızdır. Bugün CHP’nin önünde iki yol vardır; ya kendi iç meselesini hukuk ve sağduyu zemininde çözecek ya da kendi eliyle büyüttüğü düğümü milletimizin gündemine yeni bir yük olarak taşıyacaktır. Nitekim ülke gündemi, siyasi partilerin kendi iç hesaplarının yükünü taşıyacak bir hamal değildir. Siyasette her sözün bir sonucu, her tavrın bir karşılığı, öfkeyle kalkılan her oturuşun bir maliyeti vardır. Bu hesabın sonunda mahcup olmamak, milletin vicdanına borçlu kalmamak isteniyorsa gaflet uykularından uyanılmalı, gözler dört açılmalıdır. Siyaset; millete hizmet etme yolunda feraseti fevriliğe, aklı asabiyete, sükuneti saldırganlığa tercih etme sanatıdır. Bu sanatın sanatkarı olmak isteniyorsa sözlerimize kulak verilmelidir. Bu sebeple Sayın Özgür Özel’e tavsiyemiz açıktır. CHP’nin iç gerilimini sırtlanıp meydanlara taşımaktan, CHP bünyesindeki çatlağı memleket sathına yaymaktan, mevki yarışını demokrasi kahramanlığı gibi servis etmekten vazgeçilmelidir. Genel merkezdeki çift başlılık, teşkilatlara sirayet eden huzursuzluk ve TBMM koridorlarına taşan buhran ayan beyan ortadadır. Kaynayan kazanı kapakla bastırmaya çalışmak akıl karı değildir" dedi.
GÜNDEM
Yayınlanma: 09 Haziran 2026 - 12:14
Bahçeli: "Ülke gündemi, iç hesapların yükünü taşıyacak hamal değildir"
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu.
GÜNDEM
09 Haziran 2026 - 12:14








