İnan: “İzmir’de algı değil, sonuç ürettik” İnan, İzmir’de hayata geçen tüm somut başlıkların AK Parti’nin doğrudan girişimleriyle sonuçlandığını belirterek, “Siyaset algıyla değil, ortaya konan net sonuçlarla yapılır” dedi. İnan açıklamasında, Karşıyaka Stadı’nın tahsisi, İller Bankası kredileri, İZULAŞ’ın yeni otobüs alımları, Büyükşehir Belediyesi’nin üst yönetici atamaları ve dış finansman süreçlerinin tamamının AK Parti’nin girişimleriyle sonuçlandığını vurguladı. “Bunların hiçbiri iddia değil, tamamı somut ve belgelidir” diyen İnan, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mali yükünü hafifleten adımların da merkezi idare tarafından atıldığını ifade etti. “Hazine ve Maliye Bakanlığı nezdinde belediyenin tüm borçlarının vadeleri tarafımızdan uzatıldı. Belediyeyi mali olarak rahatlatan yine biz olduk” diyen İnan, Bergama Millet Bahçesi’nin yaklaşık 1 milyar liralık mülkiyetinin Bergama Belediyesi’ne devredildiğini hatırlattı. “Vaat değil, tapulu kamu değeri bıraktık” ifadelerini kullandı. Su ve altyapı başlıklarına da değinen İnan, DSİ nezdindeki tüm dosyaların çözüme kavuşturulduğunu, Çeşme’ye Karareis Barajı üzerinden suyun getirildiğini belirtti. Buna rağmen Büyükşehir Belediyesi’nin 20 gün boyunca suyu İzmirliye vermediğini söyleyen İnan, “Çözüm üretmek yerine korku yaymayı tercih ettiler” dedi. Çöp krizinin belediyenin ihmalleri nedeniyle büyüdüğünü vurgulayan İnan, “Yeni alan dediniz başvuru yok, başlıyoruz dediniz sahada adım yok. Yamanlar’da çözüm vaadi oyalamaya dönüştü. Harmandalı süreci şeffaf yönetilmedi, gerçekler gizlendi. İzmir çöple boğulmasın diye merkezi idare devreye girmek zorunda kaldı” diye konuştu. Basmane Çukuru’nun yıllarca sürüncemede bırakıldığını, dosyanın AK Parti’nin müdahalesiyle sonuçlandığını hatırlatan İnan, Meslek Fabrikası tartışmasına da net bir dille yanıt verdi: “Meslek Fabrikası kimsenin babasının malı değildir; kamu malıdır, İzmirlinindir.” Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurumu olduğunu vurgulayan İnan, “İzmir’in malına sahip çıkıyoruz” söyleminin samimiyet testinden geçmesi gerektiğini belirterek, geçmişte kooperatif yolsuzluğu iddialarıyla anılan yapılarla araya mesafe konulması çağrısında bulundu. İnan açıklamasının sonunda, tüm bu dosyaların Cumhurbaşkanı’na arz edildiğini ve doğrudan destek alındığını belirterek, “Çözüm iradesi lafla değil, sonuçla ortaya konur. Bugün İzmir halkının büyük çoğunluğu başarısızlığı görüyor. Algı dönemi bitmiştir, gerçekler ortadadır” ifadelerini kullandı.AÇIKLAMA ŞU ŞEKİLDE: İzmir’de sonuç üreten her başlık bizim girişimlerimizle hayata geçti: Karşıyaka Stadı tahsisi, İller Bankası kredileri, İZULAŞ’ın yeni otobüs alımları, genel sekreter ve üst yönetici atamaları, dış finansman süreçleri… Daha nicesi… Bunların hiçbiri sizin başarınız değil; somut sonuçtur, algı değildir. Hazine ve Maliye Bakanlığı nezdinde tüm borçlarınızın vadesini biz uzattık. Belediyeyi mali olarak da rahatlatan yine biz olduk. Bergama’da açtığımız Millet Bahçesi’nin yaklaşık 1 milyar TL değerindeki tüm mülkiyetini Bergama Belediyesi’ne devrettik. Vaat değil, tapulu kamu değeri bıraktık. DSİ’deki tüm gündemleri yine biz çözdük; su ve altyapı başlıklarında sonuç aldık. Çeşme’ye Karareis Barajı üzerinden suyu biz getirdik. Ama siz “borulara kanalizasyon karıştı, salgın olabilir” diyerek 20 gün boyunca getirilen suyu İzmirliye veremediniz; çözüm üretmek yerine korku yaydınız. Çöp konusunda verdiğiniz hiçbir sözü tutmadınız: Yeni alan dediniz başvuru yok, başlıyoruz dediniz sahada adım yok. Yamanlar başta olmak üzere çözüm vaadi, oyalama ve ertelemeye dönüştü; kriz sizin yüzünüzden büyüdü. Harmandalı’da tüm İzmir’i kandırdınız. Süreci şeffaf yönetmediniz, gerçekleri gizlediniz; Harmandalı’daki tüm hemşehrilerimizin üzerinizde hakkı var. Harmandalı’nın süre uzatımı, İzmir çöple boğulmasın diye merkezi idarenin devreye girmesiyle sağlandı. Basmane Çukuru’nu biz çözdük. Yıllarca elinizde çürüttüğünüz dosya, biz müdahale edince ilerledi ve neticelendi. Meslek Fabrikası sizin babanızın malı değildir; kamu malıdır, İzmirlinindir. Vakıflar Genel Müdürlüğü Yunan vakfı değildir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurumudur. “İzmir’in malına sahip çıkıyoruz” diyenler; belediye koridorlarında cirit atan siyasi çapulculara, İzmirlilerin parasını pul eden ve kooperatif yolsuzluğu iddialarıyla anılan, geride binlerce mağdur bırakan senden önceki il başkanının eserlerine mesafe koymak zorundadır. Ona benzeme, İzmir’in malını gerçekten koru. Tüm bu başlıklarda özellikle Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndaki dış finansman kredileri dâhil dosyaları Sayın Cumhurbaşkanımıza arz ettik, doğrudan destek ve onaylarını aldık; çözüm iradesi lafla değil, sonuçla ortaya konur. Bugün İzmir’in %78’i sizi başarısız buluyor. Algı dönemi bitti, gerçek ortada. Cemil Tugay Bey’den, tüm bu girişimlerimiz için il başkanına gereken cevabı vermesini beklerdik; maalesef bayatlamış numaralar yeni yöntem diye sunuluyor.
Tercih sizin. Hayırlısı olsun.









