Reklam
Reklam
‘Yılbaşı’, ‘Çam’ ve ‘Noel’
Ömer Büber

Ömer Büber

İNCİR ÇEKİRDEĞİ

‘Yılbaşı’, ‘Çam’ ve ‘Noel’

30 Aralık 2016 - 14:55

Artık yeni yıl eski tartışmalarıyla birlikte gelir oldu. 
    “Yılbaşı kutlamak haramdır”, “Bir Hrıstiyan azizi ile örtüşen bir bayram Müslümanlıkla örtüşmez”, “Bu batının bayramıdır bizi ilgilendirmez”, Türk örf ve adetlerinde böyle bir bayram yoktur”. Vs vs vs. 
    Peki. Gerçekte durum nedir. Nedir bu yılbaşı kutlamalarının aslı astarı. Kafam bulanık bir şekilde başladım okuyup, aratırmaya. Oldukça ilginç iddia ve bulgulara rastladım. Hemen mevzuya girelim.
    “Noel Bayramı’nın çok eski Türkler’de “Yeniden Doğuş-Çam Bayramı” olarak kutlanan ve bir yılbaşı Türk geleneğidir.Noel’in geçmişteki adı ‘Nargudan’ dır. “Türklerin tek tanrılı dinlere girmesinden önceki inançlarına göre, yerin göbeği sayılan yeryüzünün tam ortasında bir ‘Akçam Ağacı’ bulunuyor. Bu ağacın tepesi de gökyüzünde oturan tanrı Ülgen’in sarayına kadar uzuyor ve buna ‘hayat ağacı’ deniyor.Ülgen, insanların koruyucusu; upuzun sakalları ve uzun kaftanıyla sarayında oturuyor ve geceyi, gündüzü, güneşi yönetiyor.Türklerde güneş çok önemli. İnançlarına göre,gecelerin kısalıp gündüzlerin uzamaya başladığı 22 Aralık’ta gece, gündüzle savaşıyor. Uzun bir savaştan sonra da gün, geceyi yenerek zafer kazanıyor. Bu, güneşin yeniden doğuşu; bir ‘yeni doğum’ olarak algılanıyor. Türkler bu bayrama ‘Nardugan’ diyor. Nar; güneş, tugan ise ‘doğan’ anlamına geliyor. Türkler, güneşin zaferini ve yeniden doğuşunu, büyük şenliklerle ‘Akçam Ağacı’ altında kutluyorlar.” 
    Batıda Noel, ülkemizde ise ‘yılbaşı’ olarak kutlanan ve eski Türkler’de Nargudan olarak bilinen bayramın Hun akınıyla Avrupa’ya taşınıyor, Hunlar’ın Avrupa’ya gelişlerinden sonra yayılmaya başlıyor. Hristiyanlıkla birlikte Nargudan törenini İsa’nın doğumuyla ilişkilendirip Noel adıyla kutlamaya başlıyorlar. Aslında tamamen Hun Türkleri’nden alıntı yapıyorlar. Nargudan güneşin doğuşunu simgeleyen bir bayram.” 
    “İmparator Kostantin zamanında 324-337’te İznik’te toplanan konsülde, 22 Aralık’ta güneşin doğumu için yapılan ‘bayram’ İsa’nın doğumu olarak 24 Aralık’a alınıyor ve buna da “Noel Bayramı” deniyor. Batı kilisesi ise 25 Aralık’ta kutluyor Noel’i. Çam süslemeleri ise ilk olarak 1605’te Almanya’da görülüyor ve orada diğer Hrıstiyan ülkelere geçiyor. Batı dünyası en büyük bayramını göçebe ve ilkel olarak tanımladığı Türkler’den yürütüyor aslında.” 
    Evet Sevgili İzmirliler, yukarıda anlattığım bilgilerin kaynağı Ünlü Sümerolog Prof.Dr. M.İlmiye Çığ Hanımefendidir. Bu bilgiler aynı şekilde ünlü Türkolog ve Araştırmacı yazar Haluk Tarcan Beyefendi tarafından da desteklenmektedir. Ünlü Türkolog Tarcan : ““İslam öncesinde Türkler, en uzun gece olan 21 Aralık’ta çam ağacı altında toplu yemek yiyor ve merasim sonunda çam ağacını yakıyorlardı. Altay Dağları eteklerinde yaşayan küçük gruplar ve Türk köylerinde bu gelenekler aynen devam ediyor. Avrupalılar, son yıllarda kendilerine özgü bir kültü kök yaratmak için Asya’da araştımalar yapıyorlar. Noel kutlamalaları Anadolu’da Hristiyanlığı yaymak isteyen Aziz Saint Poul tarafından M.S 60 senelerinde bizim coğrafyamıza taşınıyor. Noel, Avrupalılar tarafından uydurulmuş ve Türkler’den çalınmıştır.” 
    Yani neymiş efendim? Yılbaşını bayram gibi kutlamak bizim kültürümüzde varmış. 
    Aydınlık, Sağlıklı , Mutlu , Çocukların taciz edilmediği, Kadınlara şiddet uygulanmadığı ve barış dolu bir 2017 geçirmenizi diliyorum.

Son Yazılar