Reklam
Reklam
ŞEHR-İ İZMİR’İN MURPHY’E OLAN SAYGISI
Ömer Büber

Ömer Büber

İNCİR ÇEKİRDEĞİ

ŞEHR-İ İZMİR’İN MURPHY’E OLAN SAYGISI

04 Ocak 2016 - 12:59

2006 yılının sonlarına doğru hayatımda radikal kararlar almıştım. Çok sevdiğim öğretim görevliliği mesleğinden ve yaşadığım kentten sıkılmış ve bunalmıştım. Temmuz ayı geldiğinde hocalığı da yaşadığım kenti de terk etmeye karar verdim. Yeni bir iş, yeni bir kent ve yepyeni insanları hayatıma almak fikrini hayata geçirerek Şehr-i İzmir’e yelken açtım.

Aman Allah’ım, şok…şok… şok…

Burası nasıl bir şehirdi böyle. Uzun yıllarını hem ülkenin hem de bürokrasinin başkenti olan Ankara’da yaşamış birisi olarak gördüklerime inanamıyordum. Otobüs duraklarındaki karmaşıklık biz Ankaralıların hiçte alışık olmadığı bir durumdu. İnsanlar kendiliğinde kuyruk oluşturur, gelen otobüse nizami bir halde binip, inerdik ve bu işi de çok kısa sürede yapardık.Ama burası garip bir kentti, insanların bırakın kuyruk oluşturmasını ön kapıdan bile inenlere rastlıyordum. İkinci ve benzer hayal kırıklığım metro-izban gibi raylı sistem istasyonlarında oldu. Sağdan-soldan inip binenler olması gerekenden daha geç hareket edilmesine yol açıyordu. Üçüncü hayal kırıklığım semt bakkallarının çok geç kapatıp, oldukça geç açması konusunda yaşadım. Gece saat bir-ikiye kadar açık olan bakkalımızı sabahın yedisi sekizi olduğunda ekmek alabilmek için açık bulamıyordum. Buna benzer pek çok alışık olmadığım bu kentte farklı bir tılsım vardı ama bir türlü çözemiyordum. Aradan üç beş ay geçince İzmir’e alışmış ve tılsımını çözmeye başlamıştım. Bu şehirde telaşa gerek yoktu. Bu kent adeta Amerikalı mühendis Edward A. Murphy, jr.’ın  “MURPHY YASALARI” olarak bilinen kanunlarına inanmış olarak yaşıyordu. Mesela ;

1.       Bir şeyin ters gitme olasılığı varsa, ters gidecektir. (Bu yüzden hiç ama hiç enseyi karartmaya gerek yoktur, zaten ters gidecektir.)

2.       Bir şeyin birkaç şekilde ters gitme olasılığı varsa, hep en kötü sonuç doğuracak şekilde

ters gidecektir. (Bu yüzden hiç boşuna düzeltmeye uğraşma, zaten ters gidecek)

3.       Hayattaki en güzel şeyler : Ya kanun dışı, ya ahlak dışı ya da şişmanlatıcıdır. ( Bu yüzden  

ot yiyelim, rakı içelim)

4.        Bir işi tam yapmak için vakit bulunmaz ama düzeltmek için daima zaman bırakırlar. (Telaşa gerek yok, ağırdan alalım)

5.       Çok denenmiş yollar, hiçbir yere çıkmaz. (Bakınız hiçbir yere çıkmayan Çeşme otobanına)
6.       Dakikalarca beklediğin otobüs sen tam sigara yaktığında gelecektir. (Hep böyle olmaz mı?)
7.       Beklenmedik bir anda ele geçen boş vakit, mutlaka boşa harcanmalıdır. (Bknz. 3.ncü maddenin açıklamasına)

….

Bu maddeleri uzattıkça uzatmak mümkündür. Ama şakayı tadında bırakayım. Vesselam demem odur ki ; bu kentte telaşa mahal yoktur. Seferihisar’ın aldığı “yavaş şehir” ünvanı bence İzmir’e daha çok yakışmaktadır.

Bu kent tipik Akdeniz Liman kentlerinin insanlarının karakteristik özelliğini taşımaktadır. Telaşsız ve sakin, sıcakkanlı ve saman alevi öfkeli, Hem entelektüel, hem halk adamı, …

Bu karakteristik özellikleri saymaya kalksam derginin bu sayısının tamamı yetmez…

Haydi kalın sağlıcakla.

Son Yazılar