Merkez Bankası faiz kararını açıkladı

Merkez Bankası faiz kararını açıkladı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK); politika faizini 100 baz puan indirdi. Politika faizi yüzde 12'ye düşürüldü. Merkez Bankası politika faizi oranı Aralık 2021'den bu yana yüzde 14 seviyesinde sabit tutuyordu. Merkez Bankası, faizi ilk kez geçen ay 100 baz puan indirmişti.

22 Eylül 2022 - 16:02

TCMB Para Politikası Kurulu, Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu başkanlığında saat 14.00'te toplandı. Yılın dokuzuncu faiz kararını açıklayan kurul politika faizini yüzde 12'ye çekti. 

MERKEZ BANKASI GEÇTİĞİMİZ AY DA POLİTİKA FAİZİNİ 100 BAZ PUAN İNDİRMİŞTİ

Tüm dünyadaki merkez bankaları sıkılaştırma hamleleri yaparken; TCMB, geçen ay sürpriz faiz indirimi kararı almış ve politika faizini yüzde 14'ten yüzde 13'e düşürmüştü. Böylece 2022 yılının ilk faiz indirimi yapmıştı. Bu ay da TCMB faiz indirimine devam etti ve politika faizini yüzde 12'ye düşürdü. 

YILIN İLK 7 TOPLANTISINDA FAİZDE BİR DEĞİŞİKLİK YAPILMADI

Öte yandan TCMB, geçen yılın son 4 toplantısında faizde toplam 500 baz puan indirime gittikten sonra, bu yılın ilk 7 toplantısında faizde bir değişiklik yapmamıştı.

TCMB: "ORTA VADELİ YÜZDE 5 HEDEFİNE ULAŞINCAYA KADAR TÜM ARAÇLAR LİRALAŞMA STRATEJİSİ ÇERÇEVESİNDE KARARLILIKLA KULLANILACAK"

Merkez Bankası, politika faizini yüzde 12 seviyesine indirdi. TCMB karar metni şöyle:

 “KÜRESEL EKONOMİLERDE RESESYONUN KAÇINILMAZ BİR RİSK: Kurul, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 13’ten yüzde 12’ye indirilmesine karar vermiştir. Jeopolitik risklerin dünya genelinde iktisadi faaliyet üzerindeki zayıflatıcı etkisi artarak sürmektedir. Önümüzdeki döneme ilişkin küresel büyüme tahminleri aşağı yönlü güncellenmeye devam etmekte ve resesyonun kaçınılmaz bir risk faktörü olduğu değerlendirmeleri yaygınlaşmaktadır.

ULUSLARARASI ÖLÇEKTE ÜRETİCİ VE TÜKETİCİ FİYATLARININ ARTIŞ EĞİLİMİ SÜRÜYOR: Türkiye’nin geliştirdiği stratejik nitelikte çözüm araçları sayesinde temel gıda başta olmak üzere bazı sektörlerdeki arz kısıtlarının olumsuz etkileri azaltılmış olsa da uluslararası ölçekte üretici ve tüketici fiyatlarının artış eğilimi sürmektedir. Yüksek küresel enflasyonun, enflasyon beklentileri ve uluslararası finansal piyasalar üzerindeki etkileri yakından izlenmektedir. Bununla birlikte, gelişmiş ülke merkez bankaları artan enerji fiyatları ve arz-talep uyumsuzluğu ile işgücü piyasalarındaki katılıklara bağlı olarak enflasyonda görülen yükselişin beklenenden uzun sürebileceğini vurgulamaktadırlar.

GELİŞMİŞ ÜLKE MERKEZ BANKALARININ PARA POLİTİKASI ADIMLARINDA AYRIŞMA DEVAM EDİYOR: Ülkeler arasında farklılaşan iktisadi görünüme bağlı olarak gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikası adım ve iletişimlerinde ayrışma devam etmektedir. Finansal piyasalarda artan belirsizliklere yönelik merkez bankaları tarafından geliştirilen yeni destekleyici uygulama ve araçlarla çözüm üretme gayretlerinin sürdüğü gözlenmektedir.

TURİZMİN CARİ İŞLEMLER DENGESİNE BEKLENTİLERİ AŞAN GÜÇLÜ KATKISI DEVAM EDİYOR: 2022’nin ilk yarısında güçlü bir büyüme gözlemlenmiştir. Temmuz başından bu yana öncü göstergeler zayıflayan dış talebin etkisiyle büyümede bir yavaşlamaya işaret etmektedir. İstihdam kazanımları benzer ekonomilere göre daha olumlu seyretmektedir. Özellikle istihdam artışına katkı veren sektörler dikkate alındığında büyüme dinamiklerinin yapısal kazanımlarla desteklenmekte olduğu görülmektedir. Büyümenin kompozisyonunda sürdürülebilir bileşenlerin payı artarken, turizmin cari işlemler dengesine beklentileri aşan güçlü katkısı devam etmektedir. Bunun yanında, enerji fiyatlarındaki yüksek seyir ve ana ihracat pazarlarının resesyona girme olasılığı cari denge üzerindeki riskleri canlı tutmaktadır. Cari işlemler dengesinin sürdürülebilir seviyelerde kalıcı hale gelmesi, fiyat istikrarı için önem arz etmektedir. Kredilerin büyüme hızı ve erişilen finansman kaynaklarının amacına uygun şekilde iktisadi faaliyet ile buluşması yakından takip edilmektedir. Ayrıca, son dönemde belirgin şekilde açılan politika-kredi faizi makasının ilan edilen makroihtiyati tedbirlerin katkısı ile geldiği denge yakından takip edilmektedir. Kurul, parasal aktarım mekanizmasının etkinliğini destekleyecek araçlarını güçlendirmeye devam edecektir.

NEGATİF ARZ ŞOKLARI ETKİLİ OLMAYA DEVAM EDİYOR: Enflasyonda gözlenen yükselişte; jeopolitik gelişmelerin yol açtığı enerji maliyeti artışlarının gecikmeli ve dolaylı etkileri, ekonomik temellerden uzak fiyatlama oluşumlarının etkileri, küresel enerji, gıda ve tarımsal emtia fiyatlarındaki artışların oluşturduğu güçlü negatif arz şokları etkili olmaya devam etmektedir. Kurul, sürdürülebilir fiyat istikrarı ve finansal istikrarın güçlendirilmesi için atılan ve kararlılıkla uygulanan adımlar ile birlikte, küresel barış ortamının yeniden tesis edilmesiyle dezenflasyonist sürecin başlayacağını öngörmektedir. Bununla birlikte, üçüncü çeyreğe ilişkin öncü göstergeler azalan dış talebin etkisiyle iktisadi faaliyette ivme kaybının devam ettiğine işaret etmektedir. Küresel büyümeye yönelik belirsizliklerin ve jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde sanayi üretiminde yakalanan ivmenin ve istihdamdaki artış trendinin sürdürülmesi açısından finansal koşulların destekleyici olması önem arz etmektedir.

KURUL, POLİTİKA FAİZİNİN 100 BAZ PUAN DÜŞÜRÜLMESİNE KARAR VERDİ: Bu çerçevede Kurul, politika faizinin 100 baz puan düşürülmesine karar vermiş, mevcut görünüm altında güncellenen politika faiz düzeyinin yeterli olduğunu değerlendirmiştir. Fiyat istikrarının sürdürülebilir bir şekilde kurumsallaşması amacıyla TCMB’nin tüm politika araçlarında kalıcı ve güçlendirilmiş liralaşmayı teşvik eden geniş kapsamlı bir politika çerçevesi gözden geçirme süreci devam etmektedir. Değerlendirme süreçleri tamamlanan kredi, teminat ve likidite politika adımları para politikası aktarım mekanizmasının etkinliğinin güçlendirilmesi için kullanılmaya devam edilecektir.

YÜZDE 5 HEDEFİNE ULAŞINCAYA ELDEKİ TÜM ARAÇLAR KULLANILACAK: TCMB, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana ve orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya kadar elindeki tüm araçları liralaşma stratejisi çerçevesinde kararlılıkla kullanmaya devam edecektir. Fiyatlar genel düzeyinde sağlanacak istikrar, ülke risk primlerindeki düşüş, ters para ikamesinin ve döviz rezervlerindeki artış eğiliminin sürmesi ve finansman maliyetlerinin kalıcı olarak gerilemesi yoluyla makroekonomik istikrarı ve finansal istikrarı olumlu etkileyecektir. Böylelikle, yatırım, üretim ve istihdam artışının sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde devamı için uygun zemin oluşacaktır.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Meta, reklamlarını kısıtlayan uygulama çıkınca delirdi
Meta, reklamlarını kısıtlayan uygulama çıkınca delirdi
AYVALIK’IN ÖZEL MİSAFİRLERİ GÖNÜLLERİNCE EĞLENDİLER
AYVALIK’IN ÖZEL MİSAFİRLERİ GÖNÜLLERİNCE EĞLENDİLER