<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
  <channel>
<title>Manşet İzmir</title>
<link>https://www.mansetizmir.com</link>
<description>İzmir manşet haberleri</description>
<language>tr</language>
<copyright>https://www.mansetizmir.com</copyright>
<image>
<title>https://www.mansetizmir.com</title>
<url>https://www.mansetizmir.com/images/genel/Adsız-1.fw.png
</url>
<link>https://www.mansetizmir.com</link>
<width>315</width>
<height>90</height>
</image><item>
<title>Kış Aylarında Cilt Bakımı: Soğuğa Karşı Akıllı Savunma</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:18px;">Kış ayları sadece kalın kazakları ve sıcak içecekleri değil, aynı zamanda cildimiz için zorlu bir sınavı da beraberinde getirir. Soğuk hava, rüzgâr, düşük nem oranı ve kapalı ortamlardaki ısıtıcılar; cildin doğal bariyerini zayıflatarak kuruluk, hassasiyet, kızarıklık gibi semptomlara yol açarken, ciltte mat bir görünüm oluşturur. Oysa doğru bakım adımlarıyla kış mevsimini cilt için bir avantaja çevirmek mümkündür.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>Kışın cilt neden kurur?</strong><br />
Soğuk havalarda cildin sebum üretimi azalır. Nem oranı düştükçe cilt, su kaybına daha açık hale gelir. Özellikle yüz, dudaklar ve eller bu durumdan en çok etkilenen bölgelerdir. Ayrıca sıcak duşlar ve sert temizleyiciler, ciltteki koruyucu lipid tabakasını daha da zayıflatır. Cildimiz sıcağa maruz kaldıkça genişleyen kılcal damarlar yüzeyden nem kaybını daha da arttırır.</span></span></p>

<h3><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>Temizlik: Daha nazik, daha bilinçli</strong></span></span></h3>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:18px;">Kış aylarında cilt temizliği hâlâ vazgeçilmezdir; ancak kullanılan ürünlerin içeriği büyük önem taşır. Köpüren, alkol içeren veya “derin temizlik” vaat eden ürünler cildi gereğinden fazla kurutabilir. Bunun yerine sülfatsız, yumuşak, pH dengeli, nemlendirici ve bariyer destekleyici içeriğe sahip (örneğin gliserin, propilen glikol, seramid, panthenol, allantoin, niasinamid gibi) temizleyiciler tercih edilmelidir.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:18px;">Yüz günde en fazla iki kere yıkanmalı ve yıkarken de ılık su kullanılmalıdır. Ilık su cilt bariyerini korumaya yardımcı olur.</span></span></p>

<h3><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>Nemlendirme: Kış bakımının bel kemiği</strong></span></span></h3>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:18px;">Kışın nemlendirici seçimi yaz aylarından farklı olmalıdır. Daha yoğun, bariyer onarıcı kremler bu dönemde cildin en büyük destekçisidir. Seramid, hyaluronik asit, gliserin, skualan ve shea yağı gibi içerikler cildin hem su tutma kapasitesini artırır hem de dış etkenlere karşı koruma sağlar.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:18px;">Nemlendiriciyi yalnızca sabah değil, akşam da düzenli uygulamak; hatta çok kuru ciltlerde gün içinde tekrar etmek faydalıdır.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:18px;">Akneli ciltlerde yağlanma gibi aşırı kuruluk da akne alevlenmelerine yol açabilir. Akneli ciltlerde nemlendirici seçerken  düşük konsantrasyonda salisilik asit içeriğinin yanı sıra gliserin, hyaluronik asit, seramid ve niasinamid gibi cildi nemlendirirken bariyeri de onaran içerikler tercih edilmelidir. Hindistan cevizi yağı, kakao yağı, shea yağı, isopropil palmitat ve lanolin gibi içeriklerden kaçınılmalıdır.</span></span></p>

<h3><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>Güneş koruması: Kışın da ihmal edilmemeli</strong></span></span></h3>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:18px;">Yaygın bir yanılgının aksine, güneş ışınları kışın da cilt yaşlanmasının ve lekelerin başlıca nedenlerindendir. Özellikle karın yansıtıcı etkisi UV maruziyetini artırabilir.Ayrıca kışın iç mekanlarda ekran karşısında geçirilen süre de arttığından mavi ışık filtresi de içeren,  bir güneş koruyucu mutlaka her sabah kullanılmalıdır.</span></span></p>

<h3><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>Aktif içerikler: Dozu ve zamanı önemli</strong></span></span></h3>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:18px;">Retinoidler, asitler ve peeling ürünleri kışın tamamen bırakılmak zorunda değildir; ancak kullanım sıklığı mutlaka gözden geçirilmelidir. Aşırı soyulma ciltte hassasiyet ve kızarıklığı artırabilir. Bu dönemde daha düşük konsantrasyonlar ve daha seyrek uygulama tercih edilirken, cilt mutlaka nemlendirici ile desteklenmelidir.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>Dudaklar ve eller:</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:18px;">Dudaklar ve eller yağ bezlerinden fakir olduğu için kışın daha çabuk çatlar. Gün içinde sık sık dudak balmı kullanmak, gece ise dudaklara hyaluronik asit serum üzerine yoğun onarıcı, vazelin bazlı bir ürün sürmek ve o şekilde uyumak oldukça etkilidir. Eller içinse her yıkama sonrası nemlendirici alışkanlık haline getirilmeli, eller çok sıcak veya çok soğuk suyla yıkanmamalı, gliserin içeriği yüksek kalıp sabunlar tercih edilmelidir.</span></span></p>

<h3><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>İçten destek: Su ve beslenme</strong></span></span></h3>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:18px;">Kışın susuzluk hissi azalır; ancak cildin su ihtiyacı değişmez. Yeterli su tüketimi, omega-3 yağ asitlerinden zengin beslenme ve antioksidan içeren gıdalar cilt sağlığını içeriden destekler. Son dönemlerde aşırı kuruyan ciltler için gıda takviyesi olarak ağızdan alınan seramid tabletler de daha nemli bir cilt ve daha sağlam bir cilt bariyeri vaad etmektedir. Bu seçenek de doktorunuzun önerisiyle değerlendirilebilir.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>Sonuç olarak;</strong><br />
Kış aylarında cilt bakımı, “daha fazla ürün” değil, “daha doğru ürün” yaklaşımıyla ele alınmalıdır. Cildin ihtiyaçlarını mevsime göre yeniden değerlendirmek, hem mevcut sorunları önler hem de uzun vadede daha sağlıklı ve canlı bir cilt görünümü sağlar.</span></span></p>

<p> </p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"> </span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Sedef Demirer</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/sedef-demirer/kis-aylarinda-cilt-bakimi-soguga-karsi-akilli-savunma/145/</link>
<pubDate>Wed, 14 Jan 2026 09:34:53 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Alopesi Areata: Saçın Suskun Çığlığı</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bir sabah aynaya baktığınızda saçlarınız arasında bozuk para büyüklüğünde bir boşluk fark ediyorsunuz… Saç dipleri sağlıklı, kaşıntı yok, kızarıklık yok ama o bölgedeki saçlar bir anda kaybolmuş. İşte bu tablo, dermatoloji pratiğinde sıkça gördüğümüz <strong>alopesi areata</strong>ya, yani halk arasındaki adıyla <em>saçkıran</em> hastalığına işaret ediyor olabilir.</p>

<p> </p>

<p><strong>Alopesi areata nedir? Neden olur?</strong><br />
Alopesi areata, saçlı deride, sakal, kaş veya vücudun diğer kıllı bölgelerinde, genellikle yuvarlak veya oval şekilli dökülme alanlarıyla seyreden ve ani gelişen bir saç kaybı hastalığıdır. Bu durum bulaşıcı değildir. Nedeni tam olarak bilinmese de bağışıklık sisteminin kendi saç köklerine karşı geçici bir saldırıya geçmesi sonucu ortaya çıkar. Vücut, yanlışlıkla saç köklerini “yabancı” olarak algılar ve geçici olarak büyümesini durdurur. Bağışıklık sisteminin bu yanlış yönlenmesi de genellikle stresli dönenmleri takiben ortaya çıkar. Ancak genetik yatkınlık, tiroid hastalıkları ya da bazı viral enfeksiyonlar da tetikleyici olabilir.</p>

<p> </p>

<p><strong>Hastalığın seyri nasıldır?</strong><br />
Alopesi areata bazen tek bir bölgede sınırlı kalır, bazen de birden fazla alanda dökülme gelişebilir. Çok nadir de olsa tüm saçların (alopesi totalis) ya da tüm vücut kıllarının (alopesi universalis) döküldüğü ileri formlar da vardır. Ancak sevindirici olan şu ki, çoğu vakada saçlar yeniden çıkar. Kökler ölmez; sadece geçici olarak “uykuya” geçer. Ancak hastalık uzun süre tedavisiz kaldığında, uykudaki saç kökleri yavaş yavaş küçülerek, kalıcı olarak yok olma sürecine girebilir.</p>

<p> </p>

<p><strong>Tedavi mümkün mü?</strong><br />
Evet, çoğu zaman mümkündür. Tedavide amaç bağışıklık sisteminin bu yanlış tepkisini kontrol altına almak ve saç köklerini yeniden aktive etmektir. Bunun için cilde sürülerek uygulanan topikal tedaviler, çeşitli bölgesel enjeksiyon tedavilerini içeren yöntemler veya ilerleyen vakalarda sistemik tedavi alternatifleri vardır. Tedavide sabır çok önemlidir. Çünkü saç kökü yeniden canlansa bile, görünür bir uzama için haftalar hatta aylar gerekir. Bu süreçte saçların yeniden çıkacağına inanmak, stres yönetimine önem vermek ve dermatoloğunuzun önerilerini istikrarlı şekilde uygulamak tedavinin en önemli parçasıdır.</p>

<p> </p>

<p>Kısacası alopesi areata estetik bir sorun gibi görünse de, altında bağışıklık sistemiyle ilişkili karmaşık bir süreç yatar. İyi haber şu ki, çoğu vakada geri dönüş mümkündür. Önemli olan vakit kaybetmeden tedaviye başlamaktır. Saçlarımız, vücudumuzun sessiz dili gibidir; çoğu zaman içsel bir dengesizliği dışa vurur. Bu dönemi geçici bir misafirlik gibi görmek, hem ruhsal hem fiziksel iyileşmeyi hızlandırır.</p>
]]></content:encoded>
<author>Sedef Demirer</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/sedef-demirer/alopesi-areata-sacin-suskun-cigligi/144/</link>
<pubDate>Sat, 01 Nov 2025 08:00:46 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Başkan Yıldız, "Satmadı, kredi çekmedi, kiralamayla ek gelir elde etti"  "Biriken işçi maaşlarına çözüm" "Herkese örnek model olmalı"</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal belediyenin içinde bulunduğu maaş krizini <strong>taşınmazlarını satmadan, </strong>günü kurtarmak adına<strong> kredi çekerek belediyeyi borçlandırmadan, </strong>kiralama yöntemiyle çözüm buldu. </p>

<p> </p>

<p>Karşıyaka Belediyesi cumartesi günlerini<strong> boş olarak geçiren Bostanlı Pazarını</strong> kira yöntemiyle "Bostanlı Tekstil Günleri" olarak hayata geçirdi. </p>

<p> </p>

<p>Bu çözüm en çokta 2021 yılından bu yana düzgün maaş alamamış olan Karşıyaka Belediyesi <strong>Kent A.Ş. işçilerini memnun etti. </strong></p>

<p> </p>

<p>Çünkü Başkan Yıldız açık yüreklilikle çıkarak buradan elde edilen tüm gelirle emekçinin uzun zamandır biriken maaşlarını ödeyeceklerini açıkladı. </p>

<p>Peki neden bazı çatlak sesler çıkıyor ?</p>

<p>Belediyenin kendi yeri olmasına rağmen ve cumartesi günleri boş olarak geçen bir alan <strong>neden bir takım çevreleri rahatsız ediyor ? </strong></p>

<p>Ne için asılsız nedenlerle suyu bulandırıyorlar ?</p>

<p>Neden istemiyorlar ?</p>

<p><strong>Tekstil ürünlerinin yer alacağını ve Karşıyaka başta olmak üzere İzmir’inde faydalanacağı bu duruma kimler neden karşı çıkıyor ?</strong></p>

<p>Her anlamda her kesime faydası dokunacak "Bostanlı Tekstil Günleri"ni destekliyorum. </p>

<p>Çünkü biliyorum ki Karşıyaka Belediyesi satmadan, kredi çekerek borçlanmadan kurulacak olan <strong>Bostanlı Pazaryeri sayesinde bir çok emekçinin biriken maaşları ödenecek</strong> ve o emekçiler evine ekmek götürecek.</p>

<p>1 Kasım 2025 itibarıyla hayata geçecek olan “Bostanlı Tekstil Günleri" projesine sahip çıkmak en çok da bizlere düşüyor. </p>

<p>Başkan Yıldız Ünsal’ı belediyeyi rahatlacak ve kamu malına sahip çıkarak yaptığı projeden dolayı kutluyorum.</p>
]]></content:encoded>
<author>Yusuf Kırbiç</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/yusuf-kirbic/baskan-yildiz-satmadi-kredi-cekmedi-kiralamayla-ek-gelir-elde-etti-biriken-isci-maaslarina-cozum-herkese-ornek-model-olmali/143/</link>
<pubDate>Tue, 28 Oct 2025 11:43:06 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Vefa İyi de Emek Ne Olacak" Çözüm: İl Başkan Vekili Çağdaş Kaya</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’de ilçe kongrelerini tamamlayan CHP’de merak konusu olan ‘’ Acaba il başkanı kim’’ olacak sorusu günlerdir siyaset sahnesinde konuşulan başlıklar arasında.</p>

<p>Mevcut İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun tutukluluğu sürerken il kongresi öncesi gerçekleşecek mahkemede serbest kalıp kalmaması da merak konusu. Genel merkezden CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ile devam kararı geldi gelmesine ama tutukluluğun sürmesi halinde il yönetiminde işler nasıl olacak bu da kafaları karıştırıyor.</p>

<p>CHP lideri Özgür Özel’in kooperatif davası nedeniyle cezaevinde bulunan İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’na sahip çıkması bir vefa göstergesi olarak ön plana çıkıyor ancak CHP örgütünün de de alttan alta yukarıda yazdığım yönetim işi konuşulur durumda.</p>

<p>CHP İzmir İl Başkanlığı adaylığında adı <strong>öne çıkan parti örgütünün her kademesinde yer almış Buca İlçe Başkanı Çağdaş Kaya’</strong>nın son açıklaması da dikkat çekti.</p>

<p>Kaya, il başkanlığı için güçlü bir isim olarak öne çıksa da, “İl Başkanımız Sayın Şenol Aslanoğlu tutukluyken ve aday olma arzusu varken benim karşısına aday olarak çıkmam mümkün değildir. İl başkan adaylığı ile ilgili süreci mahkemede alacağımız tahliye haberine göre Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel ve örgütümüzle görüştükten sonra yeniden değerlendireceğim” açıklaması herkes tarafından büyük takdir topladı ancak…</p>

<p>Akıllarda ki sorular ise şunlar;</p>

<p><strong>Örgütte emek veren onca partilinin bu duruma tepkisi ne?</strong></p>

<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yol arkadaşlarını yol da bırakmaz tavrı takdir edilir yönde ama <strong>CHP örgütünün demokrasi kültürü ne olacak ?</strong></p>

<p>CHP vefa konusunda güzel şeylere örnek teşkil ediyor ancak eleştirdikleri tek adam rejiminin de yansımalarını bir bakımada örgütüne dayatmıyor mu?</p>

<p>Kulağımıza gelen fısıltılar ise demokratik bir parti olarak kendini sınıflandıran <strong>CHP’nin bu tepeden dayatmasına çatlak sesler çıktığı.</strong></p>

<p>Bu durumda Şenol Aslanoğlu ile yürüme kararı alınırsa işleyişle ilgili nasıl bir formül ortaya çıkacağı merak konusu.</p>

<p><strong>En azından Buca İlçe Başkanı Çağdaş Kaya’nın mahkeme sonuçlanana kadar il başkan vekili olarak sunulması en doğrusu olacak gibi duruyor.</strong></p>

<p>Bu durumda CHP, örgütüne hem vefa hem de emeğin değerini sunmuş olacaktır.</p>

<p><strong>Tabii takdir CHP’nin.</strong></p>
]]></content:encoded>
<author>Yusuf Kırbiç</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/yusuf-kirbic/vefa-iyi-de-emek-ne-olacak-cozum-il-baskan-vekili-cagdas-kaya/142/</link>
<pubDate>Fri, 03 Oct 2025 08:28:03 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Botoks ve Dolgu Hakkında Doğru Bilinen 5 Yanlış</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Yaş almak doğal bir süreç; ancak estetik sektörü sanki bunu zorla durdurmaya çalışıyor, doğal süreci bozuyor gibi bir algı var çoğumuzda. Bunun haklı tarafları olabileceği gibi, bir yandan da değişen dünya gerçekleri var. İnsan ömrü uzadıkça aktif yaşamın içerisinde geçirdiğimiz yıllar artıyor, evlilik yaşı, ebeveyn olma yaşı ve hatta emeklilik yaşı öteleniyor. Durum böyle olunca doğal olarak hepimiz aynada kendimizi yaşımızın elverdiği en iyi haliyle görmek istiyoruz.</p>

<p>Biz hekimler bu noktada standart uygulamaların dışında danışanlarımıza kişiselleştirilmiş tedavi planları sunmaya çalışıyoruz. Burda bize yol gösteren hastanın kendi görünümüyle ilgili hisleri oluyor. Örneğin kişi daha az yorgun, daha az üzgün ya da daha az kızgın görünmek isteyebilir. Diğer yandan yüz hatlarını gerçekten biraz değiştirip daha kadınsı, erkeksi ya da çekici görünmek istiyor da olabilir. Burda göz altı çöküklüğü, sarkma, mat cilt, kırışıklıklar, ince dudaklar, düşük kaşlar vb, kişinin zaman içinde kendisiyle ilgili değişen algısının sebebi olabiliyor.  Bunları iyileştirmede bize en pratik ve güvenli sonuçları veren, yıllardır yapılan botoks ve dolgu uygulamaları oluyor. Bunlar farklı etkileri olan ancak birbirini güzel tamamlayan iki yöntem. Dolayısıyla birbirinin yerine geçen şeyler değil.</p>

<p>Botoks ve dolgu maalesef estetik işlemler arasında da en sık duyulan, görülen işlemler olmasına karşın en çok da yanlış anlaşılan ikili. Çevremizden duyduğumuz söylentiler ya da kötü yapılmış örnekler yüzünden kafalar bu noktada karışabiliyor. Hadi gelinbu ikili ile ilgili doğru bilinen beş yanlışı düzeltelim:</p>

<p><strong>1. “Botoks yüzü şişirir.”</strong><br />
Aslında botoksun şişirme özelliği yoktur. Botoks kasları gevşeterek mimik hareketleri ile oluşan kırışıklıkları azaltır. Yüzde şişkinlik yaratmaz. Yüzde hacim etkisi yaratan uygulama dolgudur, ancak  o da uygun şekilde yapıldığında şiş bir görünüme sebep olmaz.</p>

<p><strong>2. “Dolgu yaptırırsam yapay görünürüm.”</strong><br />
Doğru doz ve doğru ellerde yapıldığında kimse dolgu yaptırdığınızı anlamaz. Ama herkes “daha dinç, daha iyi görünüyorsun” der. Dolgu sizi değiştirmek değil, zamanla eksileni yerine koymak, yorgun görünümü toparlamak için vardır.</p>

<p><strong>3. “Botoks bağımlılık yapar. Bırakınca daha kötü olunur.”</strong><br />
Botoksun bağımlılık yapıcı hiçbir özelliği yoktur. Etkisi 4-6 ay sonra sona erer, kaslar yavaş yavaş eski haline döner. Yeniletmek tamamen sizin isteğinize kalmıştır. Botoks etki ettiği süre boyunca sizin için zamanı durdurur ve yeni kırışıklık oluşumunun önüne geçerken, eskilerin onarılması için de cilde zaman tanır. Dolayısıyla yeniletmeseniz bile süresi dolduğunda yapılmadan önceki halinizden daha iyi görünürsünüz.</p>

<p><strong>4. “Dolgu yıllarca kalır ve bozulur.”</strong><br />
Günümüzde kullanılan dolguların çoğu hyaluronik asit içerir. Bu madde zaten cildimizde doğal olarak bulunan bir yapı taşıdır ve zamanla eriyip yok olur. Kalıcılığı genelde 9-18 ay arasında değişir.</p>

<p><strong>5. “Botoks ve dolgu aynı şeydir.”</strong><br />
En çok karıştırılan nokta bu. Botoks kaslara etki eder, kırışıklıkları azaltır. Dolgu ise boşalan bölgeleri doldurur, kaybolan hacmi yerine koyar. Mimik hareketleriyle ilişkisi olmayan sabit kırışıklıkları tedavi etmekte de dolgu etkilidir.</p>

<p>Kısacası doğru kişiye, doğru dozda ve uzman bir hekim tarafından yapıldığında botoks ve dolgu sizi başka biri yapmaz. Daha çok, “dinlenmiş, sağlıklı ve genç görünmüşsün” dedirtir.</p>

<p>Dolayısıyla zaman sizi örneğin hissettiğinizden daha yorgun, daha üzgün veya yaşınızdan daha ileri bir yaşta görünür hale getirdiyse çözüm için çekinmeden bu uygulamalardan destek alabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
<author>Sedef Demirer</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/sedef-demirer/botoks-ve-dolgu-hakkinda-dogru-bilinen-5-yanlis/141/</link>
<pubDate>Sat, 27 Sep 2025 08:37:56 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Retinol Serum Mucize mi?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Cilt kusurlarını gidermede en çok konuşulan içeriklerinden biri <strong>retinol</strong>. Adı sıkça geçse de, pek çok kişi nasıl kullanılması gerektiğini ve hangi faydaları sunduğunu tam olarak bilmiyor. Gelin, bu güçlü seruma biraz daha yakından bakalım.</p>

<h3>Retinolü tanıyalım:</h3>

<p>Retinol, <strong>A vitamini</strong><strong> ailesinden yani retinoid türevlerinden</strong> biridir. Bu ailenin içinde <strong><i>retinoik asit, retinaldehit ve retinol</i></strong><i> </i>de yer alır. <i>Retinoidler cilt hücrelerinin yenilenmesini hızlandı</i><i>rarak </i><i>yüzeyel lekelerde açılma sağlar, kolajen üretimini destekle</i><i>yerek skarların ve ince çizgilerin görünümünü azaltır.</i> Bu özellikleriyle, <i>“anti-aging”</i> ürünlerin yıldızı haline gelmiştir. Diğer yandan akne hastalarında da tedavinin önemli bir basamağıdır. <i>Gözeneklerin daralmasına</i> ve <i>yağlanmanın azalmasına</i> belirgin katkısı vardır.</p>

<p>Retinoik asit bu ailenin en güçlü üyesi ve aktif formudur. Hızlı ve etkili sonuç sağlar, reçeteli ilaçlarda bulunur. Mutlaka dermatolog kontrolünde kullanılmalıdır ve tahriş potansiyeli en yüksek olan formdur.</p>

<p>Retinaldehit, ciltte tek bir moleküler değişiklikle retinoik aside dönüşür. Retinole göre daha hızlı ve güçlü ancak retinoik aside göre daha yumuşak etkilidir. Hem ilaçlarda hem de dermokozmetik ürünlerde bulunabilir.</p>

<p>Retinol ise dermokozmetik ürünlerde kullanılan, etkili olması için ciltte önce retinaldehite, ardından retinoik aside dönüşmesi gereken, tahriş riski kısmen düşük, retinoidlerin en nazik formudur.</p>

<p>A vitamini ailesini tanıdıktan sonra bu yazının kalanında bir dermokozmetik olarak retinol serumu inceleyeceğiz.</p>

<h3>Hangi Sorunlarda Faydalıdır?</h3>

<p>* İnce çizgiler ve kırışıklıklar</p>

<p>* Cilt tonu eşitsizlikleri ve lekeler</p>

<p>* Mat, cansız görünüm</p>

<p>* Genişlemiş gözenekler ve skarlar</p>

<p><b>Hangi konsantrasyon kim için uygundur?</b></p>

<p>%0.1-%0.3 arasındaki ürünler düşük konsantrasyonlu sayılır. Retinole yeni başlayanlar, hassas veya kuru ciltler için uygundur. %0,5 orta etkilidir. Alışma dönemini atlatmış, orta düzeyde anti-aging etki isteyenler için idealdir. %1 ise yüksek konsantrasyondur. Etkinliği yüksek ancak tahriş, kızarıklık gibi yan etki riski de göreceli fazla olan bir formdur bu. Cildi retinole alışkın ve güçlü etki isteyen kişiler tercih edebilir.</p>

<h3>Kullanırken Nelere Dikkat Edilmeli?</h3>

<p><strong>Yavaş başlamak önemli:</strong> İlk kez kullanacaklar haftada 1–2 kez uygulayarak başlamalı. Cilt alıştıkça kullanım sıklığı artırılabilir.</p>

<p><strong>Gece rutini için uygundur:</strong> Retinol, güneş ışığıyla birlikte tahriş riskini artırabilir. Bu nedenle mutlaka gece kullanılmalı.</p>

<p><strong>Nemlendirici şart:</strong> Retinol cildi kurutabileceği için yanında mutlaka iyi bir nemlendirici kullanılmalıdır. Serumdan önce cilde nemlendirici sürmek, retinole alışma aşamasında oluşabilecek tahrişi önlemede önemlidir.</p>

<p><strong>Güneş koruyucu vazgeçilmezdir:</strong> Retinol kullanan cilt, güneşe karşı daha hassastır. Gündüzleri yüksek faktörlü güneş kremi kullanılmazsa lekelenme riski artar.</p>

<p><strong>Hassas ciltler dikkat etmeli:</strong> Egzama, rozasea gibi hassasiyetleri olan, ciltte bariyer bozukluğu olan kişilerin dermatoloğa danışmadan kullanmaması önerilir.</p>

<p><b>Yazın kullanalım mı?:</b> Retinol kullanımı çoğunlukla bir alışma süreci gerektirdiğinden ve başlarda hafif de olsa hassasiyet ve kızarıklık olabileceğinden yazın başlamak uygun değildir. Ancak uzun zamandır herhangi bir sorun yaşamadan kullanan kişilerin yazın ara vermesi gerekmez.</p>

<h3>Kimler Kullanabilir, Kimler Kaçınmalı?</h3>

<p>20’li yaşlardan itibaren kullanılabilir.</p>

<p>Hamilelik ve emzirme döneminde kullanılmamalıdır.</p>

<p>Herhangi bir cilt hastalığı olanlar, öncesinde mutlaka dermatolog görüşü almalıdır. Bazı hastalıklarda alevlenmelere yol açabilir.</p>

<h3>Son Söz</h3>

<p>Retinol, doğru şekilde kullanıldığında ciltte <strong>gençleşme, yenilenme ve aydınlanma etkisi</strong> yaratır. Ancak, sabır isteyen bir süreçtir. İlk haftalarda hafif kuruluk ve kızarıklık görülebilir, bu da cildin uyum sağlama döneminin normal bir parçasıdır.</p>

<p>Kısacası, retinol herkes için bir “mucize” değil, ama uygun kişilerde, <strong>düzenli ve bilinçli kullanımda cilt bakımının güçlü bir destekçisi</strong> olabilir.</p>
]]></content:encoded>
<author>Sedef Demirer</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/sedef-demirer/retinol-serum-mucize-mi/140/</link>
<pubDate>Fri, 19 Sep 2025 08:17:29 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Ürtiker (Kurdeşen)  ile Yaşam</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Modern yaşamın karmaşasında bedenimiz zaman zaman isyan bayrağını açar. Bu isyanlardan biri de pek çoğumuzun başına gelmiş ya da çevresinden duymuş olabileceği <i>ürtiker</i>, yani halk arasındaki adıyla <i>kurdeşen</i>. Görünüşte basit bir cilt sorunu gibi dursa da, aslında vücudun iç dünyasında olup biten pek çok durumu dışa vuran önemli bir sinyaldir.</p>

<h3><b>Ürtiker Nedir?</b></h3>

<p>Ürtiker; deride aniden ortaya çıkan, genellikle pembe-kırmızı renkte, kaşıntılı, kabarık döküntülerle seyreden bir deri hastalığıdır. Bu döküntüler bazen birkaç saat içinde geçerken, bazen günlerce sürebilir. Kronikleştiğinde ise 6 haftadan uzun sürebilen bir tabloya dönüşür.</p>

<p>Kurdeşen, çoğunlukla zararsızdır ama yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir. Uyku düzenini bozar, stres yaratır ve kişinin sosyal hayatında sorun oluşturabilir.</p>

<h3><b>Neden Olur?</b></h3>

<p>Ürtikerin nedeni her zaman bulunamaz. Ancak genel olarak şu tetikleyiciler öne çıkar:</p>

<p><b>Alerjiler</b>: Gıda (özellikle kabuklu deniz ürünleri, yumurta, fındık, çikolata,gıda katkı maddeleri), ilaçlar, polen, hayvan tüyü gibi alerjenler.</p>

<p><b>Enfeksiyonlar</b>: Özellikle çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonları önemli bir tetikleyicidir. Erişkinlerde de tetikleyiciler açısından vücuttaki her tür kronik enfeksiyon araştırılmalıdır (boğaz, diş, idrar yolları, kadın hastalıkları, sarılık vb.). </p>

<p><b>Stres</b>: Psikolojik etkenler, bağışıklık sistemi üzerinden cilt reaksiyonlarına yol açabilir.Stres erişkinlerdeki en sık tetikleyicidir.</p>

<p><b>Hormonal düzensizlikler</b>: Özellikle tiroid ve kadınlarda yumurtalık hormonlarındaki dalgalanmalar ürtiker ataklarını başlatabilir.</p>

<p><b>Fiziksel etkenler</b>: Soğuk, sıcak, güneş ışığı, basınç, egzersiz gibi uyarıcılar.</p>

<p><b>Otoimmün hastalıklar</b>: Vücudun kendi dokularına karşı geliştirdiği bağışıklık tepkileri de ürtikerin altında yatabilir.</p>

<h3><b>Alınabilecek Önlemler</b></h3>

<p>Her ne kadar ürtikerin bazı nedenleri kontrol edilemez olsa da, tetikleyici unsurların farkında olmak ve bunlardan kaçınmak önemlidir:</p>

<ol>
	<li><b>Alerjenlerden kaçının:</b> Bilinen bir alerjiniz varsa, bu maddeyle teması kesinlikle önlemelisiniz.</li>
	<li><b>Stresi yönetin</b>: Meditasyon, yürüyüş, yoga gibi rahatlatıcı aktiviteler hem zihne hem cilde iyi gelir.</li>
	<li><b>Beslenmeye dikkat</b>: Şüpheli gıdaları bir süreliğine hayatınızdan çıkararak vücudunuzun nasıl tepki verdiğini gözlemleyin. Tespit edilmiş bir alerjiniz yoksa bile aşırı şekerli veya baharatlı gıdalar cilt reaksiyonlarını arttırabilir. Bunları da tüketirken miktara dikkat etmekte fayda vardır.</li>
	<li><b>Fiziksel uyaranlardan kaçının:</b> Kuvvetli güneş, aşırı sıcak veya soğuk ve yoğun fiziksel aktivite uyarıcı olabildiği için sakin ve serin ortamda istirahat iyi gelecektir.</li>
	<li><b>Kaşımayın:</b> Ürtikerden etkilenen deriyi kaşımak yerine ılık suyla yıkamak ve kaşıntı giderici losyonlar kullanmak daha doğrudur;çünkü kaşımak o bölgedeki reaksiyonu uyararak şikayetlerin daha da artmasına yol açar.</li>
</ol>

<h3><b>Ne Yapmalı?</b></h3>

<p>Ürtiker belirtileri ortaya çıktığında mutlaka bir doktora başvurmak gerekir. Zamanında başlanan doğru tedavi, hastalığın kronikleşmesinin önüne geçebilir. Hastalığın uzaması veya belirtilerin kontrol altına alınamaması durumunda  bir dermatoloğa ya da alerji uzmanına başvurmaktır. Çünkü altta yatan ciddi bir neden olabilir.</p>

<p>Altta yatan neden tespit edilirse ona yönelik tedavi de ürtiker tedavisine ek olarak uygulanır. Bu neden bir hastalık değil de stres ya da fiziksel bir uyaransa buna yönelik yaşam tarzı değişiklikleri de tedavinin bir parçasıdır.</p>

<p>Bağışıklık sistemimizin bir hafızası vardır ve ürtikerdeki bu kaşıntı ve kabarma döngüsünü hafızadan silmek için bazen uzun bir süre tedavi gerekebilmektedir. Bu noktada sabırlı olmak ve doktorunuzla iş birliği içerisinde olmak önemlidir.</p>

<h3><b>Son Söz</b></h3>

<p>Ürtiker, vücudun "Beni fark et!" diyen çığlığı gibidir. Onu sadece ciltte bir döküntü olarak görmemek gerekir. Bazen bir alerjinin habercisi, bazen bastırılmış bir duygunun dışavurumu, bazen de bağışıklık sistemimizin bir tür denge arayışıdır.</p>

<p>Kurdeşen ile mücadele, hem bedensel hem de ruhsal farkındalık gerektirir. Cildiniz size bir şey anlatıyorsa, onu dinleyin…</p>

<p> </p>
]]></content:encoded>
<author>Sedef Demirer</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/sedef-demirer/urtiker-kurdesen-ile-yasam/139/</link>
<pubDate>Fri, 12 Sep 2025 09:50:37 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>"Lazer Epilasyon: Kalıcı Pürüzsüzlüğün Bilimsel Yolu"</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">İstenmeyen tüylerle vedalaşmak, özellikle yaz aylarında birçok kişinin gündeminde ilk sıraya yerleşiyor. Geleneksel yöntemlerin sunduğu geçici çözümler, yerini giderek kalıcılığı ve pratikliği ile öne çıkan lazer epilasyona bırakıyor. Ancak bu uygulama sanıldığından daha fazla bilgi, dikkat ve bilinçli karar gerektiriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bu yazımda lazer epilasyonla ilgili en çok merak edilen konuları; kullanılan cihaz türlerinden yaş sınırına, işlem öncesi hazırlıktan sonrası bakıma kadar kapsamlı bir şekilde ele alıyorum.</span></span></p>

<h3><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><strong>Lazer Epilasyon Nedir?</strong></span></span></h3>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Lazer epilasyon, belirli dalga boylarındaki yüksek yoğunluklu ışık enerjisinin ciltte o dalga boyuna spesifik renkteki alanlarda ısıya dönüşerek tahribata yol açtığı bir uygulamadır. Mevcut uygulamalardaki hedef renk ise kıl köklerindeki yoğun melanin pigmentidir. Bu yolla kıl köklerinde oluşan tahribat tüylerin zamanla dökülmesini ve yeniden çıkmamasını sağlar.</span></span></p>

<h3><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><strong>Lazer Cihazı Türleri Nelerdir?</strong></span></span></h3>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Sık kullanılan lazer epilasyon sistemleri dört farklı teknolojiye sahiptir.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><strong>Alexandrite Lazer (755 nm):</strong><br />
Açık ten, koyu kalın kıl kombinasyonlarında oldukça etkilidir. Kısa süreli atışlarla çalıştığı için seanslar hızlı tamamlanır. Açık cilt tiplerinde başarı oranı yüksektir ancak koyu tenlerde yanık riski sebebiyle önerilmez. Etkisi daha yüzyel olduğu için kılın yüzeyde kalan kısmını da yakarak döker ve seans sonrası cilt pürüssüzdür. Yüzeyel etki sebebiyle cildin zarar görmesini engellemek için genellikle soğutucu hava ile beraber uygulanır. Paradoksik olarak tüylenme yapabildiği için yüzdeki tüylerde önerilmez.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><strong>Diode Lazer (800–810 nm):</strong><br />
Farklı cilt tiplerinde (özellikle buğday ve koyu tenlerde) güvenle kullanılabilir. Daha derin kıl köklerine ulaşabilir. Kılın gövdesine değil köküne etki ettiği için genellikle dökülme seanstan 1 hafta-10 gün sonra olur. İşlemin konforlu olması adına genellikle jelli veya buz başlıklı uygulama yapılmaktadır.  İşlem süresi Alexandrite lazere göre daha uzundur ancak uygun hastalarda daha az sayıda seansla sonuç alınabilir.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><strong>Nd:YAG Lazer (1064 nm):</strong><br />
Daha az kullanılmakla beraber koyu tenli kişilerde diğerlerine kıyasla daha güvenli olduğu için tercih edilir.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><strong>IPL (Intense Pulsed Light) – Yoğun Atımlı Işık:</strong><br />
Tam olarak bir "lazer" sistemi değildir çünkü tek bir dalga boyunda atış yapmaz ama epilasyon amaçlı kullanılabilir. Daha çok ev tipi cihazlarda tercih edilir.  Etkisi lazer cihazlara kıyasla daha yüzeyseldir. Kıl köklerini uyutur, ancak uzun seanslar sonucu kısmen kalıcı bir epilasyon sağlar.</span></span></p>

<h3><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><strong>Kimler Lazer Epilasyon Yaptırabilir?</strong></span></span></h3>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Genel olarak ergenlik döneminin tamamlanmasından sonra (genellikle 16 yaş ve üzeri) lazer epilasyon yapılması önerilir. Bunun nedeni, hormonların halen aktif olarak değişim göstermesidir. Hormonal dengesizlik yaşayan bireylerde (örneğin polikistik over sendromu) sonuçlar kişiden kişiye değişebilir ve bazen ek seanslar gerekebilir. Çok ince, açık renk, beyaz veya kızıl rente tüylerde lazer epilasyon tedavileri başarılı değildir.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Hamilelik döneminde lazer epilasyon önerilmez; bilimsel olarak gösterilmiş bir zararı olmasa da, hormonal değişiklikler cilt hassasiyetini arttırabilir veya işlemin etkinliğini değiştirebilir.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"> <strong>Kalıcı mı? Gerçekten İşe Yarıyor mu? Riskleri var mı?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">“Kalıcı” ifadesi biraz yanıltıcı olabilir. Her seans yalnızca büyüme evresindeki kıllar etkilenir ki bu da vücut kılları için tümünün yaklaşık %20 kadarıdır. Dolayısıyla seans atlamadan devamlılık etkinlik açısından önemlidir. Sonuçta kıl köklerinin %80-90'ını kalıcı olarak yok edilebilir. Geriye kalan ince, renksiz tüyler genellikle belirgin olmaz. Hormonal değişiklikler, bazı bölgelerde tüylerin tekrar çıkmasına neden olabilir. Bu nedenle yılda 1-2 kez “idame seansı” önerilir.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Lazer epilasyonda uygun kişiye, uygun cihazla, eğitimli ve deneyimli bir sağlık çalışanı tarafından işlem yapılsa bile deride yanık riski az da olsa vardır. Böyle bir durumla karşılaşıldığında zamanında ve doğru müdahale ile iz riskini minimuma indirmek mümkündür. Bu yüzden lazer epilasyonun doktor gözetiminde yapılması önemlidir.</span></span></p>

<h3><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><strong>Sonuç Olarak…</strong></span></span></h3>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Lazer epilasyon, yalnızca kozmetik bir tercih değil; zaman, konfor ve özgüven kazandıran bir yatırımdır. Ancak bu sürecin başarıya ulaşması; cilt tipinize uygun cihaz seçimi, uzman kontrolü ve dikkatli bakım ile mümkündür.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Unutmayın; cilt en büyük organımızdır. Ona yatırım yaparken bilgiyle, bilinçle ve özenle hareket etmek en güzel sonuçları getirir.</span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Sedef Demirer</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/sedef-demirer/lazer-epilasyon-kalici-puruzsuzlugun-bilimsel-yolu/138/</link>
<pubDate>Fri, 05 Sep 2025 08:29:43 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Bir Yaz Misafiri: ''Samyeli''</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Sıcaklarda güneş, deniz ve açık hava keyfi artarken; cildimizde istemediğimiz sürprizlerle karşılaşmak da mümkün. Bu sürprizlerden biri de adını belki sık duymadığınız ama görüntüsüyle pek çok kişinin aşina olduğu <strong>Pitiriazis versicolor</strong>, halk arasında bilinen adıyla “samyeli” veya “güneş mantarı”.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Pitiriazis versicolor, aslında vücudumuzda doğal olarak bulunan bir maya türü olan <em>Malassezia</em>’nın aşırı çoğalmasıyla ortaya çıkan yüzeysel bir deri enfeksiyonudur. Genellikle <strong>omuz, sırt, göğüs ve boyun bölgelerinde</strong> ortaya çıkar. Deride açık ya da koyu renkli, bazen hafif kepeklenen lekeler şeklinde kendini gösterir. Bu lekeler ara ara artıp azalma eğilimindedir.</span></span></p>

<h3><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><i>Neden Yazın Daha Sık Görülür?</i></span></span></h3>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bu mantar türü nemli, sıcak ve yağlı ortamları çok sever. Hal böyle olunca, yazın artan terleme, deniz ve havuz sularının etkisiyle cilt florasında dengenin bozulması, güneşe maruz kalan bölgelerde lekelerin daha belirgin hale gelmesine neden olur. Özellikle esmer veya bronz tene sahip kişilerde bu lekeler daha fazla göze çarpar.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Ancak yazdan bağımsız olarak bazı kişilerde bu mantar hastalığı sık tekrarlama ve yıl boyu devam etme eğiliminde olabilir. Bu durumda bu fırsatçı mantarın çoğalmasına sebep olacak altta yatan sebepler açısından hastalar mutlaka araştırılmalıdır. Demir eksikliği, kansızlık, şeker hastalığı, yoğun stres gibi bağışıklık sistemini bozan durumlar veya kortizon gibi buna sebep olabilecek bir sistemik ilaç kullanımı da bu hastalığın oluşmasında veya sık tekrarlamasında rol oynayabilir.</span></span></p>

<h3><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><i>Tanı ve Tedavi</i></span></span></h3>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Tanısı genellikle dermatolojik muayene ile konur. Bazen Wood lambası adı verilen özel bir ışıkla veya mikroskobik incelemeyle teşhis desteklenebilir.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Tedavide genellikle <strong>antifungal (mantara karşı) şampuanlar, krem</strong><strong> ve spreyler </strong>kullanılır. Bazı durumlarda ağızdan alınan antifungal ilaçlara da ihtiyaç duyulabilir. Tedavi sonrası lekelerin tamamen kaybolması zaman alabilir çünkü pigment değişikliklerinin düzelmesi cilt kendini yeniledikçe olur.</span></span></p>

<h3><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><i>Tekrarlar mı?</i></span></span></h3>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Ne yazık ki evet. Pitiriazis versicolor kronikleşme eğiliminde olan bir hastalıktır.  Özellikle nemli ve sıcak iklimlerde yaşayanların bu konuda daha dikkatli olması gerekir. Bu nedenle, daha önce bu sorunu yaşamış kişiler için <strong>önleyici tedavi</strong> önerilebilir. Bu noktada  terletmeyen pamuklu kıyafetlerin tercih edilmesi, banyo havlularının nemli ortamda bekletilmemesi ve havlu, çarşaf gibi kıyafetten ayrı cilde temas eden diğer tekstil ürünlerinin de yıkama sonrası ütülenmesi önemlidir.</span></span></p>

<h3><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><i>Son Söz</i></span></span></h3>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Cilt sağlığı, vücudumuzun dışa açılan aynasıdır. Estetik kaygıların ötesinde, ciltteki her değişiklik vücudun bize gönderdiği bir mesaj olabilir. Eğer siz de vücudunuzda fark ettiğiniz lekelerin güneş yanığı olmadığını düşünüyorsanız, bir dermatoloğa danışmanızda fayda var.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Unutmayın, sağlıklı bir cilt sadece güzellik değil, aynı zamanda sağlık göstergesidir.</span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Sedef Demirer</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/sedef-demirer/bir-yaz-misafiri-samyeli/137/</link>
<pubDate>Thu, 28 Aug 2025 13:44:41 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>"Ülke Piyasalarında Son Durun Nedir ?" "TÜRKLERİN YURTDIŞI GAYRİMENKUL YATIRIM TALEBİ ARTIYOR"</title>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing" style="margin-top:10px; margin-bottom:10px; text-align:left"><span style="font-size:16px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-size:11pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="box-sizing:border-box"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri, ">Üfe-Tüfe Oranları Arasındaki Fark Açılıyor Talep Az Girdi Maliyetleri Aldı Başını Gidiyor, Üreticiler Girdi Maliyetlerindeki Fiyat Artışlarını Tüketim Ürünlerine Yansıtamıyor,  Aynı Sırada Dış Ticaret Açığı Açılıyor Fakat Yatırım Veya Hammadde Malları Değil, Tüketim Malları Artıyor Bunların İçinde De Ön Planda Olan Dayanıklı Tüketim Malları Gibi Yüksek Gelir Grubunun Faaliyetlerinde Artış Görmekteyiz. İki çelişkili istatistiğin sebebi gelir dağlımındaki adaletsizliği net bir şekilde göstermekte bir taraftan lüks tüketim malları artarken bir yandan dar gelirlinin temel ihtiyaçlara ulaşımı daha da zorlaşıyor. buna binevi servet transferide denilebilir.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px; text-align:left"><span style="font-size:16px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-size:11pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="box-sizing:border-box"><span style="line-height:15.6933px"><span style="box-sizing:border-box"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri, ">türkiyenin gini kat sayısı 0.4 (0=eşit, 1= tam eşitsiz) bu oran orta düzeyde ciddi bir gelir eşitsizliğine işaret eder.  buna sebep olan bazı etkenler;</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px; text-align:left"><span style="font-size:16px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-size:11pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="box-sizing:border-box"><span style="line-height:15.6933px"><span style="box-sizing:border-box"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri, ">1-Kontrolsüz artan dolaylı vergiler ( kdv,ötv, akaryakıt, telefon, alkol, sigara, otomobil vergileri vs) bu tür vergiler bireyin gelirine bakılmaksızın herkes için aynı olması, gelir seviyesi düşük olanlar için oransal olarak daha ağır yük oluşturuyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px; text-align:left"><span style="font-size:16px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-size:11pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="box-sizing:border-box"><span style="line-height:15.6933px"><span style="box-sizing:border-box"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri, ">2- Gelir ve servet üzerinden vergilendirmede maaşlı çalışanlar, gelir vergisinin en büyük kısmını oluşturuyor, kar eden büyük şirketler, çok kazanan serbest meslek sahipleri edilen beyanda gerçeği yansıtmaması, etkin bir denetimin ve cezalandırmanın zayıf olması vergi diliminin artmamasına sebep olur.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px; text-align:left"><span style="font-size:16px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-size:11pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="box-sizing:border-box"><span style="line-height:15.6933px"><span style="box-sizing:border-box"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri, ">3- Büyük şirketlere uygulanan vergi affı, yapılandırması, borçlarının silinmesi gibi uygulamalar küçük işletmelerin ise tam ödeme yapmasına neden olur.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px; text-align:left"><span style="font-size:16px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-size:11pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="box-sizing:border-box"><span style="line-height:15.6933px"><span style="box-sizing:border-box"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri, ">4- Asgarı ücretle çalışan bir bireyin bile yıl içinde %20’lik vergi dilimine girebildiği şartlarda yüksek gelirlinin göreceli olarak daha avantajlı kalması demektir.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px; text-align:left"><span style="font-size:16px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-size:11pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="box-sizing:border-box"><span style="line-height:15.6933px"><span style="box-sizing:border-box"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri, ">Bunun çözümü ise dolaylı vergilerin düşürülmesi, doğrudan vergilerin güçlendirilmesi; yoksulluk sınırının 85.066 tl olduğu bir yerde gelir vergisi dilimlerinin adil güncellenmesi, yüksek servet ve lüks tüketimden alınan verginin artırılması, kayıt dışı ekonomiye karşı denetimin güçlendirilmesi i (vergi tabanı küçüldükçe devlet, vergi gelirleri artırmak için yükü maaşlılar, küçük işletmeler ve şirketlere bindirmek zorunda kalır) ve son olarakta vergi affı gibi uygulamalara son verilmesi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px; text-align:left"><span style="font-size:16px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-size:11pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="box-sizing:border-box"><span style="line-height:15.6933px"><span style="box-sizing:border-box"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri, ">Döviz rezervi, kurun istikrarı sağlanması için kısa  vadede şuan talep aşağıya çekici sıkı para politikaları, faiz artışları, kredi kısıtlamalarını içeren politikalar faydalı olsada uzun vadede şuanda görüldügü gibi gelir dağılımında eşitsizliğe sebep olabiliyor, uzun vadede bu politikaları güçlendirecek ve dengeyi korumak için tarımda üreticiye net, öngörülebilir, zamanında destek; sanayide ucuz enerji girdi maliyetini azaltıcı teşvikler, yerlileştirme politikası savunmanın yanında otomotiv (ara mal ithalatı %70),ilaç,yazılım gibi alanlara yayılmalı, üretim yapan kobi’ler için destek, dijitalleşme ve verimlilik artırıcı teknolojiye yatırımlar gibi arz politikalarında mutlaka geliştirmeleri gerekiyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px; text-align:left"><span style="font-size:16px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-size:11pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="box-sizing:border-box"><span style="line-height:15.6933px"><span style="box-sizing:border-box"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri, ">Şirketlerin son gelen bilançolarına baktığımızda döviz yükümlülükleri ciddi derecede artıyor, bunun nedeni ise ticari kredi faizlerinin %60’ a dayanması ve erişimi zorlaşmasına karşın yurtdışı finansman ve döviz cinsi kredi %5-%8 arasında bulunması yatırımcılara daha çok cazip gözükmekte olsada çok büyük risk taşır türkiye gibi döviz rezervi sınırlı, cari açık veren ve güven kırılganlığı yaşayan bir ekonomide 2018 ve 2021 krizlerinde hatırladığımız gibi ani kur sıçramaları, piyasada döviz açığının büyümesine ve tcmb’nin döviz satmak zorunda kalmasına sebep olur.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px; text-align:left"><span style="font-size:16px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><strong style="box-sizing:border-box; font-weight:bold"><span style="font-size:11pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="box-sizing:border-box"><span style="line-height:15.6933px"><span style="box-sizing:border-box"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri, ">TÜRKLERİN YURTDIŞI GAYRİMENKUL YATIRIM TALEBİ ARTIYOR</span></span></span></span></span></span></strong></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px; text-align:left"><span style="font-size:16px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-size:11pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="box-sizing:border-box"><span style="line-height:15.6933px"><span style="box-sizing:border-box"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri, ">Peki neden yöneliyor? pasaport edinme, golden visa imkanı doğrutulsunda oturma izni hakkı gibi hakları elde etmesi, düzenli döviz bazlı kira geliri, Türkiye’de de kira artışları %25 tavanla sınırlı olmasına karşın, Avrupa da serbest piyasa olması, gayrimenkulde iç piyasada alım gücü düşmesi, yurtdışı pazarında türk lirası bazlı daha hızlı değer artışı, bazı ülkelerde kira getirisinden vergi almaması, evin değer artışından vergi alınmaması gibi uygulamalar extra cazip kılıyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px; text-align:left"><span style="font-size:16px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-size:11pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="box-sizing:border-box"><span style="line-height:15.6933px"><span style="box-sizing:border-box"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri, ">Gram altın mart ayındaki yazımda belirttiğim gibi hedefim 3450$ ile 3870$ arasında yıl sonu beklentimi korumaktayım, ilk defa yeni alımlar için yatırımcıların acele etmemesi gerektiğini düşünüyorum, son çeyrekte altının alım fırsatları vereceğini düşünüyorum. Alım noktası olarakta 3120$- 3240$ aralığını izlemekteyim.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:10px; margin-bottom:11px; text-align:left"><span style="font-size:16px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-size:11pt"><span style="box-sizing:border-box"><span style="box-sizing:border-box"><span style="line-height:15.6933px"><span style="box-sizing:border-box"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri, ">Borsada olumlu bir hava olsada bu yükselişlerin kalıcı olması yönünde endişelerim var yatırımcıların dikkatli olmasında fayda var. 9760 bandının aşağısı alım için güzel band olabilir. eğer 10.300’ün üstünde kaldığı taktirde ilk hedefim 10.760 sonrasında ise 11.250 bandını izleyeceğim.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Ulaş Deniz YALÇIN</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/ulas-deniz-yalcin/ulke-piyasalarinda-son-durun-nedir-turklerin-yurtdisi-gayrimenkul-yatirim-talebi-artiyor/136/</link>
<pubDate>Tue, 08 Jul 2025 08:00:26 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Sıcaklarda Cildimiz</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir ve çevresine klimaları kapatamadığımız bir yaz mevsimi daha gelmişken, acaba cildimiz bu sıcaklardan nasıl etkileniyor?</p>

<p>Artan sıcacklıklarla ortaya çıkan veya kötüleşen en sık cilt prolemlerini sizler için sıraladık.</p>

<ol>
	<li><b>Miliaria:</b> Bunlar ter bezi kanallarının tıkanması sonucu ortaya çıkan kızarık kaşıntılı kabarıklıklardır. Halk arasında isilik olarak da bilinen bu durum sıklıkla çocuklarda olsa da yetişkinlerde de özellikle vücudun yoğun olarak terlediği bölgelerde görülebilir. Tedavide cildi serin ve kuru tutmak önemlidir. Kaşıntıyı ve kızarıklığı kontrol altına alan allerji kremleri veya düşük etkili kortizonlu kremler kullanılabilir.</li>
	<li><b>Akne alevlenmeleri:</b> Artan ter gözeneklerde tıkanıklıklara yol açarken yağlanma ve bakteri kontaminasyonu ile akne alevlenmelerini tetikleyebilir. Bu durumda cildi tahriş etmeyecek hassas bir yıkama jeli ile günde 2 kez cildimizi yıkamak gözenekleri açık tutmak açısından önemlidir. Şikayetler artış gösterirse ciltte iz oluşumunu azaltabilmek için geç kalmadan bir dermatoloji doktoruna başvurulmalıdır.</li>
	<li><b>Güneş yanıkları:</b>  UV ışınları yaz aylarında daha kuvvetlidir.  UV cilt hücrelerinde DNA hasarına yol açarak cilt kanserlerine sebep olabilir. Uzun yıllar boyunca UV maruziyeti bazal ve yası hücreli deri kanserlerinin gelişiminde rol oynarken, kısa sürede gelişen şiddetli yanıklar ise renkli benlerden gelişen ve oldukça tehlikeli bir deri kanseri türü olan melanom oluşumunda rol oynar.  Bu noktada özellikle çocukluk çağındaki güneş yanıkları ve yoğun güneş maruziyeti, ileriki yaşlarda gelişen her tür UV ile ilişkili deri hasarı, lekelenmeler ve benler  için daha büyük önem arz etmektedir. Bu yüzden özellikle çocuklarımızda güneş koruyucu kullanımını ihmal etmemeliyiz. Şiddetli güneş yanıklarında erken dönemde dokuda kızarıklığın yanı sıra şişlik, ağrı, ısı artışı ve bunu takiben su toplayan alanlar gözlenebilir. Eğer bu durum geniş bir yüzeyi etkiliyorsa sistemik bir takım bulgular da tabloya eklenebilir. Bu yüzden şiddetli yanıklarda vakitlice hastaneye başvurmak gereklidir.</li>
	<li><b>Güneşe bağlı allerjik reaksiyonlar:</b> Özellikle kollarda oldukça kaşıntılı, yoğun milimetrik kabarıklıklarla seyreden güneş allerjileri bazılarımız için yaz mevsimini oldukça zorlaştırabilir. Hatta bu kişilerde şikayetler ilkbaharın başlarında görülmeye başlar. Bu durumda kış boyunca güneşten uzak kalıp, sonrasında aniden yoğun UV maruziyetinin rolü olduğu belirtilmekte. Bu yüzden güneş allerjisi olan hastaların yıl boyu ufak dozlarda da olsa UV ışığa maruz kalmaları derideki aşırı duyarlılığı azaltmak için önerilir.</li>
	<li><b>Güneş lekeleri ve melasma:</b> Genellikle güneş lekelerinde sıklıkla suçlanan UV ışığı olsa da ısı tek başına da cildimizde renk üretiminden sorumlu melanosit hücrelerini aktive edip lekelenmeye yol açabilir. Özellikle ciltte kılcal damarları yoğun ve yüzeyel olan kişilerde bu etki daha belirgindir.</li>
	<li><b>Kuruluk: </b>Her ne kadar terleme ciltte nem hissi yaratsa da deriden su ve mineral kaybı olduğu için sonrasında kuruluğa neden olmaktadır. Bu durumda su bazlı bir nemlendirici ve hyaluronik asit serum kullanımı fayda edecektir.</li>
	<li><b>Rozasea alevlenmesi: </b>Rozasea toplumumuzda sık görülen bir cilt hastalığı olup özellikle sıcak ve güneşle ciddi şekilde artmaktadır. Bu hastaların da yıl boyu güneş koruyucusu kullanması ve sıcak ortamlardan kaçınması hastalığın ilerlememesi açısından önemlidir.</li>
	<li><b>Mantar enfeksiyonları:</b> Yoğun terleyen kişilerde nemle birlikte çeşitli mantar hastalıkları da ortaya çıkabilmektedir. Bunlardan yazın en belirgin artış göstereni samyeli mantarı olarak da bilinen tinea versicolor hastalığıdır. Mantar cildin normal rengini değiştirerek genellikle gövde yerleşimli, küçük, renksiz veya koyu renkte yamalara yol açar.</li>
</ol>

<p> </p>

<p>Sıcaklardan ve güneşin olumsuz etkilerinden korunmak için gün içinde yeterli miktarda su içmek, hafif dokulu, su bazlı, non komedojenik, en az SPF 30 içeren bir güneş koruyucuyu 2-3 saatte bir yenileyerek kullanmak gerekir. Hassas ciltlerde çinko oksit içerikli mineral filtreli güneş koruyucular daha rahat kullanılabilir. Nefes alan, pamuklu veya bambu kumaştan kıyafetler tercih edilmelidir. Ter, kir ve bakteriyi uzaklaştırmak için günde 2 kez hassas bir yıkama jeli ile yüzümüzü yıkamak gerekir. Seramid, gliserin ve hyaluronik asit içeren jel bazlı nemlendirici ürünlerle cildimizi nemlendirerek cilt bariyerini koruyabiliriz.</p>

<p> </p>

<p>Peki ne zaman doktora başvurmalıyız? Geçmeyen döküntülerde, şiddetli güneş yanıklarında, deride ısı artışı ödem ağrı gibi bulguların eşlik ettiği enfeksiyon şüphesi olan durumlarda vakit kaybetmeden dermatoloji hekimine başvurulmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
<author>Sedef Demirer</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/sedef-demirer/sicaklarda-cildimiz/135/</link>
<pubDate>Mon, 30 Jun 2025 11:25:05 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>"Basına ekonomik ambargo" "Yeni dip dalga; Gazetecilere yargı yoluyla sansür"</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazetecilik öyle şakaya gelmez. Ciddiyet ister.</strong> Her önüne gelende ben gazeteciyim diye ortalıkta caka satamaz. </p>

<p dir="auto">CHP’nin kalesi İzmir’de bu dönem Türkiye'de özellikle yerelde birinci parti çıkan <strong>CHP, İzmir’de patır patır dökülüyor. </strong></p>

<p dir="auto">Gerçekten artık İzmirli olarak "kabuk kırmanın zamanı gelmedi mi" sorusunu sürekli yurttaşlardan duyar olmaya başladık. </p>

<p>Yeni dönem İzmir’in gençleşen belediye başkanlarını en başta ben desteklemiştim. Ama <strong>şu ana kadar ki preformanslarına bakılırsa birkaçı hariç çoğu vasat durumda. </strong>Bunu biz değil sokakta ki vatandaş, o ilçelerde yaşayan halk dile getiriyor. </p>

<p>İlçelerinde etkileri yok ama <strong>bizim başkanlar Ankara'da, İstanbul’da aslan kesiliyorlar.</strong> Bir bakılsın bakalım <strong>kaçı ilçelerine yatırım için veya vatandaşın sorunu için kilometre kat ediyor. </strong></p>

<p>Ama iş eller havaya vur patlasın çal oynasına geldimi güzel takılıyorlar. Şimdi buradan kimseyi afişe etme çabasında değiliz. Ancak <strong>yeni nesil başkanların da basına yaptıkları sansüre de sessiz kalmayacağız. </strong></p>

<p>Bir yılını tamamlayan başkanların ekonomik buhranlarını, kadrolarında fazla işçi sayılarını, masraflarını, silkelenmelerini de biliyoruz. Onları anlıyor ara ara hak verdiğimizde oluyor.</p>

<p>Yaptıkları hizmetleri servis ettiklerinde haber sitemizde bizim kadar bir çok gazete ve internet haber siteleri ellerinden geldiğince yer vererek destek oluyor. </p>

<p>Ama vatandaşın sesini duyurmak, haklı isyanını haber yapmak bizim işimiz. <strong>Yapılan haberi beğenmeyen</strong> <strong>başkanlarımızın yeni furyası</strong> basın kuruluşları ve gazetecilere <strong>yargı yoluyla sansür</strong> uygulamak oluyor. </p>

<p>Mevcut hükümette eleştirdikleri ne varsa İzmir'de ki CHP’li belediye başkanlarında da alası var. </p>

<p>Akıllarınca <strong>"haber yapmayın belediyemizin avukat ordularını üzerinize salarız" tehtidiyle göz dağı veriyorlar İzmir basınına.</strong> Hatta bir belediye bunu başlatarak ilk yargı sansürünün fitilini ateşlemişti yakın tarihte. </p>

<p>Onlara buradan sesleniyorum. <strong>İlanları keserek maddi olarak güçsüzleştirme politikanızın yanına şimdide yargı sopası göstermekten vazgeçin. </strong></p>

<p dir="auto">Unutmayın burası İzmir.  Demokrasinin, özgürlüğün kalesi olan İzmir…</p>
]]></content:encoded>
<author>Yusuf Kırbiç</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/yusuf-kirbic/basina-ekonomik-ambargo-yeni-dip-dalga-gazetecilere-yargi-yoluyla-sansur/134/</link>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:18:27 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Gelirlerinin kesilmesinin aksine hizmette vites yükseltti</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>***</em> </strong>Efes Selçuk’ta gerçekleştirdiği Meryem Ana Otoparkı direnişiyle adından çokça söz ettiren Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, <strong>bütçesinin yüzde 60'ını oluşturan gelirin Tarım ve Orman Bakanlığı'na devredilmesine inat ilçesine hizmette sınır tanımıyor. </strong></p>

<p> </p>

<p><strong>*** </strong>Mali tablolarında deprem etkisi yaratan kesinti sonrası hizmetlerini aksatmayan Başkan Sengel, <strong>Efes Selçuk çarşısında ki çalışmaları da koordineli bir şekilde yürüterek turizm sezonuna yetiştirmeye kararlı. </strong></p>

<p> </p>

<p dir="auto"><strong>*** Alışılagelmiş belediyeciliğin aksine tüm kurumlarla ortak mutabakat sağlayan</strong> ve Efes Selçuk Çarşısı’nda bir uzun yıllar turizme hizmet sağlayacak öngörüyle hareket eden Filiz Başkan, esnaftan da destek görüyor. Konuyla alakalı kurumlarla (İZSU, GDZ, İZMİRGAZ ve Türk Telekom)<strong> toplantılar yaparak sırasıyla takvim halinde işlemlere mutabakat kalındı.</strong> Ardından da üst yapı ihalesine çıkılarak <strong>çarşıya ilk beton döküldü. </strong></p>

<p><strong>***</strong> Çarşı esnafının görüşlerine danışarak yol haritasını çizen Başkan Sengel, onların istediklerine göre peyzaj ve düzenlemeleri de gerçekleştirdi. <strong>Turizm sezonu öncesi Çarşı da ki çalışmalarda sona doğru yaklaşıldı. </strong></p>

<p> </p>

<p dir="auto"><strong>*** </strong>Ekonomik buhrana rağmen öğrencilere kucak açan Efes Selçuk Belediye Başkanı<strong> Filiz Ceritoğlu, en çok da eğitim yuvalarında filizleniyor. </strong>Sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda, Kent Lokantası<strong> Öğrenci Otobüsü’yle, geleceğin teminatı gençlere </strong>günlük öğle yemeklerini sadece <strong>10 TL karşılığında</strong> yeme imkanı sağlanıyor.</p>

<p dir="auto"><strong>***</strong> Öte yandan maneviyatıyla da yurttaşlara dokunan Başkan Sengel Ramazan ayının bereketini onlarla paylaşıyor. Ramazan ayının dokusuna uygun <strong>“İftar Kart”</strong> uygulamasıyla <strong>Selçuklu ihtiyaç sahibi vatandaşları iftar sofralarında yalnız bırakmıyor. </strong></p>

<p dir="auto"><strong>***</strong>Amazon ruhunu sonuna kadar yaşatan Selçuk Belediye Başkanı <strong>Filiz Ceritoğlu Sengel’in azminin kırıntısı genele yansısa her şey çok güzel olacak…</strong></p>
]]></content:encoded>
<author>Yusuf Kırbiç</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/yusuf-kirbic/gelirlerinin-kesilmesinin-aksine-hizmette-vites-yukseltti/133/</link>
<pubDate>Fri, 14 Mar 2025 08:10:04 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>"Gıdadan enerjiye, altından bitcoine ekonomi analizi"</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Abd yumurta kriz iki yılı aşkın süredir kuş gribiyle boğuşan ve milyonlarca tavuğun itlaf edildiği Abd'de yumurta arzının daralıp fiyatların hızlı şekilde yükselmesiyle yaşanan kriz ve Avupa'da oluşan tereyağı krizi Türkiye' deki ihracatçıların için bir fırsat yarattı. Bu durum hane halkına gıda enflasyonu olarak önümüzdeki süreçte yansımaması için iç piyasdaki talebi karşılayacak kadar ihracatcı sınır kotaları koyulması ve bu durumu fırsat bilip sebepsiz fiyat artışın önüne geçilmesi için yetkililer tarafından denetimin de artırması gibi önemlerle yetkililerin Arz-Talep ve fiyat dengesini korunmuş olacaktır.</p>

<p>Geçtiğimiz günlerde yapı kullanım izni ve yapı ruhsat istastikleri açıklandı ve bu istatistiklere göre yapı ruhsat %12 azalırken yapı kullanım izni %9 artış gösterdi bize gösteriyor ki konut talebi artıyor ama arz azalışı bu istatistikler böyle devam ettiği taktirde tekrardan önümüzdeki süreçlerde özellikle büyükşehirlerde arz-talep dengesinin tekrardan açılması ile birlikte konut fiyatlarının ve kiraların tekrar artışa geçmesi kaçınılmaz gözüküyor.</p>

<p>Şubat ayı enflasyonu Şubat ayı için %2.27 olarak açıklandı, %3'ün altında gelen aylık enflasyonla birlikte 6 mart perşembe günü açıklanacak olan faiz toplantısında 250 baz faiz indirimine kesin gözüyle bakıyorum. Bu durum borsayı olumlu etkiler mi ? borsada gerek tutuklama kararları gerek siyasi kısır tartışmalar malaasef teknik analizin çok etkin olmadığı bir piyasa ortamındayız o sebeple büyük bir etki yaratacağını düşünmüyorum kısa vadede yeni alım için 9580 seviyesini bekliyor olacağım.Teknik analiz anlamında grafikte bir sıkışma var 10.200 ve üstünde haftalık  kapanış olduğu taktirde 10.815 direncini izliyor olacağım, yıl sonu hedefim normal koşullara göre 13.000-13.500 bandında beklentim var.</p>

<p>Geçen senede olduğu gibi sosyal medya hesaplarımda incelenmesi gereken hisse tüyosu vermiştim bu senede sayılı hisselerin izlenilmesi gerektiğini düşünüyorum. Avrupanın faiz indirime gitmesi ile talebin tekrar artacağı ve ihracatçıların elinin güçleneceğini düşünüyorum, bilançosu iyi gelen ihracatçı Demir-Çelik, Gıda ve Enerji hisselerinin ön plana çıkacağını düşünüyorum. Amerika’dan gelen yerli otomobil atağı ile avrupadaki güçlü otomobil şirketlerine yatırım yaparken göz önünde bulundurmak faydalı olabilir.</p>

<p>Rusya-Ukrayna savaşı barış yolunda ilerliyor, barış oldupu taktirde Türkiye’den Rusya’ya ihracat yapan ve bilançosu iyi gelen şirketlerimizin rallisinin kaçınılmaz olacağını düşünüyorum.</p>

<p>Gram altın ve gümüş için 2024 yılı için diğer yatırım araçlarına göre daha getirisi olacağını söylemiştik , öylede oldu 2025 yılı için emtia için özellikle gümüşün ön planda olduğu bir yıl izleyeceğiz, altın-gümüş rasyosunun önceki dönemlere göre çok açılmış olmakla birlikte devletlerin  çok hızlı bir şekilde fiziki Altın rezervlerini ve ayrıca bir de güçlü miktarda Gümüş rezervi için bütçe ayırdığını gözlemlemekteyiz. ama şuanda yeni alımım için acele etmeme taraftarıyım 31.15 $ ve 30.78$ seviyelerini takip ediyorum. Şuanki koşullara göre yıl sonu hedefim 40$-45$ bandı arası, Ons altında ise şuanda 2867$ seviyelerinde 2850$-2820$ bandı arasında yeni alımlar için bekliyor olacağım. Yıl sonu hedefim 3450 ile 3870$ aralığında bir beklentim var.</p>

<p>Bitcoin geçtiğimiz haftayı 80 bin doların altında kapattı. Daha önceki yazımda belirttiğim gibi 85.385$ ve altındaki seviyeleri beklememiz gerektiğini yukardan alım yapmamamız gerektiğini belirtmiştim.Şimdi yeni bir hareket için yukarda 112 bin dolar seviyesini izlemeye geçtim. Yıl sonu tahminim olan 250Bin$ seviyesi hala geçerli ama borsada olduğu gibi bu senede kripto para piyasasında da sadece ön planda olan coinlerin boğayı yaşayacağını ama altcoinlerin biraz daha geri planda kalacağı bir yıl olacağını düşünüyorum. Kısa vadede 112.300$ seviyesini takip edeceğim.</p>
]]></content:encoded>
<author>Ulaş Deniz YALÇIN</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/ulas-deniz-yalcin/gidadan-enerjiye-altindan-bitcoine-ekonomi-analizi/132/</link>
<pubDate>Thu, 06 Mar 2025 08:10:04 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Yüzünüzde geçmeyen kuruluk ve kepeklenme seboreik egzama olabilir!</title>
<content:encoded><![CDATA[<p align="center">Seboreik dermatit bebeklikten ileri yaşa kadar her yaş grubunda oldukça sık görülen bir deri hastalığıdır. Seboreik egzama, yağlı egzama, hatta bebeklerin kafa derisinde görülen şeklinde de konak olarak da adlandırılır. Bazı kişiler bu egzama tipine daha yatkın olmakla beraber ailesel bir yatkınlık da sıklıkla gözlemlenir. Özellikle kafa derisi, alın, burun ve ağız kenarları, kulak içi ve çevresi ile sırt ve göğüs orta hat gibi cildin daha yağlı olduğu deri bölgelerinde tutulum izlenir.  Bulguları genellikle hafif kızarıklık, ince sarı kepeklenme ve kaşıntı şeklindedir.</p>

<p>Seboreik dermatit çoğu zaman ataklarla seyreden ve zaman zaman kendiliğinden tamamen düzelmenin de izlendiği bir hastalık olmakla beraber bazı ilaçlar ve özellikle bağışıklığı düşüren kronik hastalıklarla, sinir sistemi hastalıkları daha dirençli bir egzama tablosuna yol açabilmektedir.</p>

<p>Bu yazıda bahsedeceğim bazı basit önlemler ve günlük rutin uygulamalarla semptomlar kontrol altına alınabilir.</p>

<p>Öncelikle hava değişikliği,  mental ve fiziksel stres gibi durumlar hastalık alevlenmesine yol açabilir. Böyle zamanlarda rutin saç ve deri bakımına dikkat etmenin yanı sıra kısa süreli ilaç kullanımları gerekebilir.</p>

<p>Çinko pritiyon, selenyum sülfid, ardıç katranı, salisilik asit veya ketakonazol içeren şampuanlar özellikle saçlı deri   semptomlarını kontrol altında tutabilmek için oldukça etkilidir. Bu şampuanları haftada 2-3 kez, saçlı deride 5 dakika bekleterek kullanmak önerilir. Saç uçları için diplere gelmeyecek şekilde saç kremi kullanılabilir. Sonrasında saçları ıslak ve havasız bırakmamak gerekir. Bu içerikteki şampuanlara uzun süreli kullanımda direnç gelişebilir, o yüzden doktorunuzun önereceği bir kaç çeşit şampuan, kutuları bittikçe değiştirerek kullanılabilir. Bu içerikler yüz ve vücut gibi diğer  tutulum alanlarında da aynı şekilde kulanılabilir.</p>

<p>Kabuklanmaların yoğun olduğu dönemlerde hem kabukları yumuşatıp hassasça kaldırmak hem de bölgeyi yatıştırmak amaçlı zeytin yağı, etkilenen bölgelere sürülebilir. Özellikle bebeklerde konak durumunda bu yöntem oldukça faydalıdır.</p>

<p>Cildin düzenli olarak ılık su ve hassas bir temizleyici ile yıkanması sonrasında nemlendirilmesi önemlidir. Saç için şekillendirici ürünler saçlı derinin hava almasını bozarak egzamayı tetikleyebilir, ayrıca alkol içeren temizleyiciler ve traş losyonları da egzamada alevlenmeye yol açabilir. Traş sonrası da özellikle nemlendirici kullanımına özen göstermek, eğer uzun sakal varsa sakalları da bahsi geçen özellikteki şampuanlarda haftada 2-3 kez yıkamak gereklidir.</p>

<p>Bunlara rağmen semptomlar kontrol altına alınamıyor ve kişinen yaşam kalitesini bozuyorsa medikal tedavi için bir dermatoloji hekimine başvurmak gerekir. Bu hastalığın çoğunlukla  bir seferlik olup geçecek bir rahatsızlık olmadığını, ara ara alevlenebileceğini bilerek doktorunuza mutlaka idamede kullanabileceğiniz ilaçları ve ürünleri danışınız.  Sağlıkla kalın...</p>

<p> </p>
]]></content:encoded>
<author>Sedef Demirer</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/sedef-demirer/yuzunuzde-gecmeyen-kuruluk-ve-kepeklenme-seboreik-egzama-olabilir/131/</link>
<pubDate>Tue, 04 Mar 2025 09:21:05 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>2025'te Türkiye Ekonomisini Neler Bekliyor ?  </title>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TCMB Faiz toplantısı</strong></p>

<p>Piyasalar perşembe günkü açıklanacak TCMB faiz toplantısı kararına çevirmiş durumda, gerek OVP doğrultusunda gerek dış politikalardan kaynaklanan baskılar olsun Merkez Bankası'nın uzun zaman sonra ilk faiz indirimine gideceğini gösteriyor. Benim şahsi fikrim 150 baz puanlık tamamen sembolik ve göstermelik bir faiz indirimi olacağı yönünde ve ardından bu faiz indiriminin genişleme politikasına geçildiğine dair bir işaret olmadığını ve sıkılaşmanın tüm hızıyla devam edeceği yönünde bir mesaj verilmesi olacaktır.</p>

<p><strong>4.Asgari ücret toplantısının bu hafta içinde yapılması bekleniyor,</strong></p>

<p> benim tahminim mevcut resmi enflasyon doğrultusunda 22.250-23.550 TL arasında olacağı yönünde bir beklentim var, daha üstü olması taktirde piyasalara sürpriz olacaktır.</p>

<p><strong>Döviz alacaklar dikkat etmeli, kimine göre fırsat kimine göre kriz!</strong></p>

<p>Döviz bürolarından döviz alırken eski basım olmamasına dikkat edilmesi gerekiyor çünkü sonrasında bu parayı bozdurmaya aynı döviz bürosuna gitseniz dahi eski basım olduğu için sahte döviz sorunlarından dolayı ancak bazı bürolar daha yüksek komisyonlarla kabul ediyor. Bu problem piyasa içinde düzelir mi? Hayır. Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın mutlaka el atması ve önlem alması gerekiyor.</p>

<p><strong>Borsa İstanbul Yerinde Saymaya Devam Ediyor,</strong></p>

<p>Endekste 9500 ile 9750 bant aralıklarını takip ediyorum, 9750 direnci kırılırsa 10200 direnç seviyesini takip edeceğim. Borsa üzerinde kara bulutların devam etmesinin bir türlü 10bin seviyesinin üstünde tutunamamasının bir çok sebebi var: Büyüme ve bilançoların baskı altında olması, Faiz belirsizliği, FED sonrası küresel satışların yaşanması, yıl sonu likiditenin düşük olması gibi bir çok sebep sayılabilir. 2025 Borsa için olumlu bir hava olacağını düşünüyorum ama 2023'de bu yıl için sadece bilançosu, nakiti güçlü hikayesi olan şirketlerin ön planda olacağını söylemiştik. 2025 yılı içinde aynısını düşünüyorum, Dış politikaların, jeopolitik gerilimlerin biraz rahatlaması biraz daha içeriye odaklanacağımız bir dönem olacağını işaret ediyor, özellikle Suriye'de yaşanan olaylardan dolayı bir Konut talebi oluşacaktır sektör bazda çimento, demir-çelik gibi inşaat sektörlerinin ön planda olacağı bir dönem yaşayabiliriz.</p>

<p>Altın ONS şuanda 2619$ seviyesinde yıl sonuna kadar altının direnç seviyelerini yoklaması için gereken herhangi bir haber akışı veya bir veri akışı bulunmuyor. 2025'de 2580$ ile 2685$ aralığını takip edeceğim 2685$ yukarı yönde kırıldığı taktirde sonraki takip edilecek nokta 2750$ olacak.</p>

<p>Bitcoin şuanda 95.500$ seviyesinde, ilk kez bitcoin piyasasına yatırım yapacaklar için alım yeri olarak şuan uygun bir konumda olduğunu düşünmüyorum.Bitcoin'de alım noktası için 85.385$ destek seviyesini izlemekteyim. 2025 bitcoin benim şahsi fikrim 200Bin$ ile 250bin$ olacağı yönünde olumlu bir düşüncem var.</p>

<p>Brent petrol 72,70$ seviyelerinde düşüş eğilimi sürüyor, petrolün düşmesi enflasyon açısından iyi olsada grafik açısından düşüşün normal olmadığını düşünüyorum.Bu düşüş fiyatlara yansır mı? Hayır dolar yüksek olduğundan bu düşüş fiyatlara yansımaz.</p>

<p>Dolar şuanda 35,21 seviyelerinde her ne kadar baskılanmadığı söylensede kontrollü bir şekilde baskılanmaya devam ediyor. Dolarda baskılanma olmamasını düşünecek olsaydık gerektiği yerin 40-45 seviyelerinde olması gerektiğini söylerdim.</p>

<p>Euro mu Dolar mı? Euro, Dolara göre ucuz kaldığını düşünüyorum EUR/USD paritesi şuanda 1,03 seviyelerini izliyor. Bunun başlıca sebebi Almanya'da hükümetin, halkın güven oyununu almaması ve erken seçim sürecine girilmesi, Fransa'da hükümetin düşmesi başlıca sebepler olarak karşımıza çıkmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
<author>Ulaş Deniz YALÇIN</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/ulas-deniz-yalcin/2025-te-turkiye-ekonomisini-neler-bekliyor/130/</link>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 10:35:17 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Doğru Nemlendirici Nasıl Seçilir?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Kış aylarında cildimizle ilgili bizi en çok zorlayan durumlardan biri de kuruluk. Bezen ne sürerseniz sürün yetmiyor gibi geliyor ve kendinizi yağlanırken buluyor musunuz? Bu durumda belki de uygun ürün kullanmıyor olabilirsiniz. Her nemlendirici içeriğine göre farklı etkilere sahiptir. İhtiyaca hizmet edecek doğru ürünü seçmek her zaman daha etkili sonuçlar elde etmemizi sağlar.  Şimdi gelin bu içerikleri etki mekanizmalarına göre gruplandırarak inceleyelim.</p>

<p><b>Oklüzifler:</b> Bu grup nemlendiricilerin klasik örneği  vazelin olarak bildiğimiz petrolatumdur. Dimetikon, zeytin yağı, hindistan cevizi yağı gibi bitkisel yağlar, lanolin gibi hayvansal yağlar ve seramidler de bu grup nemlendiricilerin aktif içeriklerindendir. Bunlar cilt üzerinde sıvı geçirmez bir bariyer oluşturarark cildin üst katmanından su kaybını neredeyse %99 oranında önlerler. Özellikle sık ıslandığı için ya da kimyasallara maruz kalarak bariyeri bozulduğu için nem kaybı yaşayan ve kuruyan ciltlerde bu tip nemlendiriciler hem  nem kaybını önlemek hem de dış etkenlere karşı cildi korumak için oldukça başarılıdır.</p>

<p><b>Hümektanlar:</b> Hümektanlar suyu kendine çeken ve hapseden içeriklerdir. Bunlar temelde alfa-hidroksi asit (AHA) ve üredir. Özellikle havada nem oranı %50 ve üzeri seviyelerde olduğunda bu moleküller suyu kendine çekerek ciltte tutar. Ancak kuru havalarda aksine cildin alt katmanlarından suyu yüzeye çekeceği ve ciltten nem kaybına yol açabileceği için oklüzif özellikte bir nemlendirici ile kombine kullanılması önerilir.  Gliserin, propilen glikol, sorbitol, hyaluronik asit diğer hümektanlardır.</p>

<p>Genellikle piyasadaki nemlendiricilerde bu aktif içerikler farklı formülasyonlarda kombine olarak bulunur. Kremler daha çok oklüzif içeriklerden oluşurken, losyonlar daha çok hümektan madde içerir. Emülsiyon kavramı ise normal şartlarda birbirine karışmayan içerikleri tek bir fazda birleştirebilmek için genellikle stearik asitin kullanıldığı ürünlerdir.</p>

<p>Kuru ciltlerde shea yağı, seramid gibi yoğun oklüzif içeriklerle gliserin gibi bir hümektanın bir arada olduğu yoğun formda bir krem kullanılması nemin cilde hapsedilmesini sağlar. Hümektanlardan üre de cildin üst tabakasında biriken ölü keratin dokusunun atılmasını böylece kuru ciltlerde cilt bariyerinin işlevinin iyileşmesini sağlamada oldukça etkili bir içeriktir. Ölü keratin dokusu olması gereken kalınlığa indirgendiğinde kremlerdeki su tutan aktif içeriklerin de derinin daha alt tabakalarına nüfuz etmesi kolay olur. Yağ gibi tek başına oklüzif bir içerik nemsiz bir ciltte su tutmayacağı için işe yaramayacaktır.</p>

<p>Yağlı ciltlerde daha hafif formda yağsız, jel bazlı nemlendiriciler tercih edilmelidir. Burada hyaluronik asit ve gliserin gibi daha hümektan ağırlıklı nemlendiriciler  ciltte gözenekleri tıkamadan kolaylıkla emilip, yağ -nem dengesini sağlayacaktır.</p>

<p>Karma ciltlerde yine hafif formda yağsız nemlendiriciler tercih edilirken burda biraz daha hümektan ve oklüzif ajan kombinasyonuna yönelmek gerekir. Örneğin gliserin ve dimetikon kombinasyonu gözenekleri tıkamadan karma ciltlerde nem sağlayabilecek iyi bir kombinasyondur.</p>

<p>Hassas ciltlerde sık tekrarlayan allerjik veye irritan reaksiyonlar sebebiyle cilt bariyeri daha çabuk bozulabilmekte ve buna bağlı kuruluk da sık oluşmaktadır. Bu tip ciltlerde nemlendirici seçiminde ürünün mümkün olduğunca katkısız ve kokusuz olmasına ve ayrıca aloe vera veya papatya özü gibi yatıştırıcı ajanları da içermesine dikkat edilmelidir.</p>

<p>Olgun ciltler ise gençlere göre daha kuru ve incedir. Bu grupta nemlendiricilerin bir miktar retinol veya peptid içermesi cilt dokusunun iyileştirilesi ve ince kırışıklıkların tedavisi için faydalı olacaktır.  Bu ciltlerde de yine kuru ciltler gibi yoğun formdaki kremler ve oklüzif içeriklerin ön planda olduğu nemlendiriciler tercih edilmelidir.</p>

<p>Cilt tipine uygun nemlendirici seçimi cildin nemli, sağlıklı ve dengede olması için hem dermatolojik hastalığı olan bireyler hem de sağlıklı bireyler için oldukça önemlidir. Unutmamalıyız ki iyi bir yağ-nem dengesi cilt bariyerinin fonksiyonlarını sorunsuz şekilde yerine getirmesi ve cilt hastalıklarının önlenmesi için vazgeçilmezdir.</p>
]]></content:encoded>
<author>Sedef Demirer</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/sedef-demirer/dogru-nemlendirici-nasil-secilir/129/</link>
<pubDate>Thu, 21 Nov 2024 08:00:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Bornova'da En Düşük 44.535 TL Maaşa Ret</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>- Sendika bu işin neresinde ? </p>

<p>- Kim emekçinin yanında ?</p>

<p>İzmir’in en istikrarlı belediyelerinden biri olan Bornova Belediyesi’nde grev çanları çalıyor. </p>

<p>Bir çok belediye mali kriz ve maaş krizi yaşarken, <strong>Bornova Belediyesi Ömer Eşki’yle başlayan yeni dönemde bu krizlere sahne olmadı. </strong></p>

<p>Yeni başkanlar bu maaş krizlerini işçi çıkartarak tolere etsede Bornova’da bu sorunlar hiç yaşanmadı. </p>

<p>Gerçekten İzmir’de hem yaptığı işlerle hem de <strong>mali yönetim disiplinliyle dikkat çeken Bornova Belediyesi'nde nasıl oluyorda grev kararı alınıyor</strong> ?</p>

<p>Başkan Ömer Eşki'nin kamuoyuna yaptığı bilgilendirme ile Bornova üzerinde dönen kara bulutlar göz önüne serilmiş oldu. </p>

<p>Düşünebiliyor musunuz <strong>en düşük çalışan maaşının 44.535 TL teklif edildiği Bornova Belediyesi'nde</strong> bu teklif sendika tarafından kabul görmüyor. <strong>1 Ocak 2025’te ise bu rakam en düşük 55.299 TL’ye çıkıyor!</strong></p>

<p>Sendikacılıktan gelen, bu konulara hakim olan Başkan Eşki’nin yapmış olduğu açıklama ise çok manidar. </p>

<p>Yapılan bu <strong>teklife sendika yönetimi tarafından işçiye sorulmadan, onların görüşü alınmadan</strong> dar bir grubun kararıyla reddedilmiş olduğunu söylüyor. </p>

<p>Sandık kurularak işçilere referandum yapılması beklenirken sandık kurulmuyor ve işçilerin oy kullanma hakkı yok sayılıyor. </p>

<p>Akıl alır gibi değil. İzmir’de deyim yerindeyse rayları üzerinde sapa sağlam giden Bornova Belediyesi’nin raylarına resmen dinamit döşeniyor. </p>

<p><strong>Sen misin emekçi dostu,</strong> sen misin Bornova’yı gece gündüz demeden karış karış gezen, sen misin kısa sürede bir çok projeyi hayata geçiren....</p>

<p>İşçiyle, belediye başkanını karşı karşıya getiren doğal olarakta <strong>bir ilçeyi karıştıracak kararı işçiye bile sormadan alan bir sendika düşünün.</strong> Akıl tutulması resmen. </p>

<p>Belediye örgütlü DİSK’e bağlı Genel-İş 7 No’lu Şube SODEMSEN’in bu duruma yeniden el atması gerekiyor. </p>

<p><strong>Ekonominin geldiği bu noktada hem ücret ödeyip hem hizmet eden Bornova’nın önünü tıkamamalı. </strong></p>

<p>İşten çıkarılan yok. Verilen teklif ortada. Ama emekçinin haberi yok. Hadi bakalım greve. </p>

<p>Sendikanın görevlerini hatırlatmak haddimize değil ama hakkaniyetli olarak söz söylemek bizim boynumuzun borcudur. </p>

<p><strong>SODEMSEN'in ne yapmak istediğini anlamadık ama Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki'nin ne yapmak istediğini çok iyi anladık.</strong></p>

<p>Bu durumda sizce emekten ve emekçiden yana olan kim ?</p>
]]></content:encoded>
<author>Yusuf Kırbiç</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/yusuf-kirbic/bornova-da-en-dusuk-44-535-tl-maasa-ret/128/</link>
<pubDate>Sat, 09 Nov 2024 08:00:31 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Tırnak hastalıkları nelerden kaynaklanır ?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Tırnaklarımız parmak uçlarını koruyan, gereğinde birer alet olarak kullanabildiğimiz fonksiyonel ve estetik açıdan önemli deri ekleridir. </p>

<p> </p>

<p>Tırnak hastalıkları çeşitli nedenlerden kaynaklanabilir ve belirtileri genellikle çok farklı şekillerde ortaya çıkabilen görünüm değişiklikleri ve bazen de ağrıdır. Tırnak hastalıklarına neden olan faktörleri iç ve dış faktörler olarak ikiye ayırabiliriz. </p>

<p> </p>

<p><strong>İç faktörler:</strong></p>

<p> </p>

<p dir="auto"><strong>Vitamin ve mineral eksiklikleri: </strong>Özellikle demir, çinko ve biotintırnak sağlığımız için önemli maddelerdir. Bunların eksikliği tırnaklarda kuruma, incelme, kırılma, soyulma, matlaşma gibi bulgulara neden olabilir.</p>

<p dir="auto"><strong>Kronik hastalıklar ve stres:</strong> Birçok kronik hastalık ve yoğun stres vücutta yapımdan çok yıkımın ön planda olduğu bir süreçtir. Bu da tırnaklarda uzayamama, yine matlaşma ve kırılma gibi bulgulara, bazen tırnak plağı üzerinde beyaz çizgi şeklinde bantlara sebep olabilir.  </p>

<p><strong>Ateşle seyreden enfeksiyon hastalıkları: </strong>Bu durum daha çok çocuklarda tırnak problemlerine sebep olur. Özellikle el-ayak-ağız hastalığı tırnağı en çok etkileyen ateşli enfeksiyon hastalığıdır.  Bir süre tırnak yapımının duraksamasına ve bunun sonucu olarak tırnakta yatay bir oluklanma, bazen de tırnak plağının tamamen düşmesi şeklinde karşımıza çıkabilir. </p>

<p> </p>

<p><strong>Bazı genetik veya edinsel deri ve eklerini tutan hastalıklar: </strong>Bu alanda genetik hastalılar oldukça çeşitli olup çoğu zaman etkili bir tedavileri bulunmamaktadır. Edinsel hastalıklardan ise egzama, sedef, liken gibi deri hastalıkları bazen tek başına tırnağı tutabilmekte ve bu hastalıkların tedavisiyle tırnaklarda da yüz güldürücü sonuçlar alınabilmektedir. </p>

<p> </p>

<p><strong>Tırnak yatağı veya matriksi etkileyen damarsal problemler veya pigmentasyon bozuklukları: </strong>Bunlar arasında da tırnak yatağı veya tırnak kökünü tutan damar benlerini veya renkli benlerisayabiliriz. Bunlar da tırnak renginin farklı gözükmesine sebep olmaktadır. Özellikle tırnak yatağı veya tırnak kökünde ortaya çıkan renkli benler, nadiren melanom denilen oldukça ciddi bir deri kanserine dönüşebilmektedir. Bu açıdan mutlaka yakın takibi gerekir. </p>

<p> </p>

<p><strong>Dış faktörler:</strong></p>

<p> </p>

<p><strong>Travma: </strong>En önemli dış faktördür. Bu tek seferlik şiddetli bir travma olabileceği gibi günlük alışkanlıklarımızın bir parçası olan ufak ancak tekrarlayıcı travmalar da tırnak bozukluğuna sebep olabilir. Travma sonucu tırnak altında kanama ve buna bağlı kırmızı-mor-siyah renk değişikliği, tırnak plağının yatağından ayrılarak altının boşalması veya tırnak plağında düzensizlik, kenarlarda batma gözlenebilir.Burada özellikle matriks etkilendiği zaman maalesef tırnak kalıcı olarak bozulabilmektedir. </p>

<p> </p>

<p><strong>Nem kaybı:</strong> Tırnaklarımız cildimizden çok daha hızlı emini kaybeder. Dolayısıyla sık yıkamak da tırnakların kuruyup daha hassas ve kırılgan hale gelmesine sebep olabilmektedir. Aynı cildimiz gibi tırnaklarımızın da mutlaka düzenli nemlendirilmeye ihtiyacı vardır.</p>

<p> </p>

<p><strong>Enfeksiyon ajanları: </strong>Burda mantar gibi tırnak kökü ve plağına yerleşebilen veya siğil ve bakteriler gibi tırnağı çevreleyen deriye ya da tırnak yatağına yerleşebilen ajanlardan bahsediyoruz.  Bu enfeksiyonlar da ilerlediğinde kökü etkileyerek kalıcı tırnak bozukluklarına sebep olabilmektedir, bu yüzden zamanında müdahale önemlidir.  </p>

<p> </p>

<p>Her tür tırnak probleminde, sorunun kalıcı hale gelmesini önlemek için mutlaka matriksi yani kökü korumak gerekir. Burada en önemli görev çoğu zaman manikür ile ortadan kaldırmaya çalıştığımız kütikül denilen ince deri parçasına düşüyor. Kütikül tırnak kökünü dış etkenlere karşı koruyan en önemli tabakdır, bu yüzden kesilmesini ittirilmesini önermediğimiz gibi aksine iyi bakmak korumak ve nemlendirmek gerekir. </p>

<p> </p>

<p>Tırnak sağlığı, genel sağlık durumu ile yakından ilişkilidir. Bu nedenle tırnaklardaki değişikliklere dikkat etmek ve gerektiğinde dermatoloji uzmanından yardımalmak önemlidir.</p>
]]></content:encoded>
<author>Sedef Demirer</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/sedef-demirer/tirnak-hastaliklari-nelerden-kaynaklanir/127/</link>
<pubDate>Wed, 23 Oct 2024 08:00:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Bulaşıcı Hastalıklardan Korunma Yolları</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Değerli okurlarım merhaba. Biliyorum ki sonbaharın gelmesi, havaların serinlemeye başlaması ve okulların açılması velileri benzer edişelere sevk ediyor. </p>

<p> </p>

<p>Özellikle okul çağında ve küçük yaşta çocuğu olanlar için hastalık döneminin başlama korkusu yorucu olabiliyor. </p>

<p> </p>

<p dir="auto">Aslında bu bulaşıcı hastalık konusu bence çocuk veya yetişkin hepimiz için önemli bir konu dolayısıyla bu yazımda sık gördüğümüz dermatolojik bulaşıcı hastalıklar başta olmak üzere genel olarak bu hastalıklardan nasıl korunmalıyız biraz ona değineceğim. </p>

<p dir="auto">İlk olarak solunum yoluyla bulaşan bazı hastalıklar var, bunlara damlacık enfeksiyonu diyoruz. </p>

<p>Yani mikrop hasta kişinin ağız veya burnundan gözle görülmeyen su damlacıkları içinde çıkar, bir süre havada asılı kalır ve sonra bir yüzeye iner, mikrobun ve ortamın özelliğine göre bu yüzeyde de bir süre canlı kaldıktan sonra ölür.   </p>

<p> </p>

<p>Özellikle çocukluk çağında sık görülen el-ayak-ağız hastalığı ve su çiçeği gibi deri tutulumuyla giden hastalıklar ve tabii ki üst solunum yolu enfeksiyonları bu tip hastalıklardandır. </p>

<p> </p>

<p>Bunlardan korunmanın en etkili yolu maske ve mesafedir ancak gündelik yaşantımızda özellikle pandemi döneminde de gördük ki bunu uygulamak oldukça zor. </p>

<p> </p>

<p>Dolayısıyla hasta olduğu bilinen kişiyle yakın temastan kaçınmak, mümkünse o kişiyle aynı kapalı ortamda uzun süre kalmamak yine kapalı ortamların düzenli havalanmasını sağlamak oldukça önemlidir. </p>

<p> </p>

<p>Mikroplu yüzeyle temas sonrası ellerin ağıza veya buruna değdirilmesi de bulaşta önemlidir. Dolayısıyla yüzümüzü gün içinde mümkün olduğunca ellememek de bir korunma yöntemidir. </p>

<p> </p>

<p dir="auto"> El yıkamak, başlı başına çok önemli bir korunma yöntemi, üstelik hem solunum yoluyla hem temas yoluyla bulaşan hastalıklara karşı koruyucu bir yöntemdir. </p>

<p>Burda temas yoluyla bulaşan hastalıklara örnek verecek olursak, siğiller, uyuz (uyuzdan korunma yolları ile ilgili daha önce kapsamlı bir yazım vardı, çok yaygın olduğu için buna özellikle dikkat edilmesini öneririm), gündemde olan maymun çiçeği hastalığı gibi deri hastalıkları ile bulaşıcı ishal türleri  bu gruptandır. </p>

<p> </p>

<p>El yıkamanın ishalin bulaşmasını %23-40 oranında, solunum yolu hastalıklarının bulaşını ise %16-21 oranında azalttığı gösterilmiştir. </p>

<p> </p>

<p dir="auto">El yıkarken ortalama 20 saniye boyunca akan su altında ellerin ovulması önerilmektedir. Daha kısa sürelerde çok daha az sayıda mikrobun elden uzaklaştırılabildiği görülmüştür. </p>

<p dir="auto">Sabunun kaygan yapısı sayesinde mikrobun deriden ayrılmasını kolaylaştırdığı ve insanların ovalama süresini uzattığı için de hijyen açısından etkili olduğu gösterilmiştir, ancak antibakteriyel sabun kullanımında anlamlı olarak fazladan etkinlik saptanmamıştır. El yıkarken suyun sıcak veya soğuk olmasının da sonucu değiştirmediği gösterilmiştir. </p>

<p>Su ve sabuna ulaşımımız olmayan durumlarda da antibakteriyel ıslak mendiller, el dezenfektanları veya kolonya da kullanılabilir, ancak bunları çok sık kullanmak deri bütünlüğünü bozarak siğil ve mantar gibi fırsatçı enfeksiyon ajanlarının deriye yerleşmesini kolaylaştıracaktır. </p>

<p> </p>

<p dir="auto"> Bulaşıcı hastalıklardan korunmanın en önemli ayağı da vücudun kendi bağışıklık sistemidir. Bu sistemin bir hafızası vardır, tanıştığı mikrobu hatırlar ve tekrar karşılaştığında bünye hastalanmadan bağışıklık hücreleri hızla mikrobu yok eder. </p>

<p>Bu noktada aşılar sisteme bilindik mikropları tanıtmak için çok önemlidir. Günümüzde birçok ölümcül hastalık etkin aşılamalar sayesinde ortadan kaldırılmıştır. </p>

<p> </p>

<p>Bağışıklık sistemini sağlıklı ve güçlü tutabilmek için stresten uzak durmak, yeterli miktarda uyumak ve iyi beslenmek gerekir. Kronik hastalıklardan özellikle şeker hastalığı bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkilemektedir. Bu sebeple kan şeker seviyelerini kontrol altında tutmak gerekir.  </p>

<p> </p>

<p>Burda günümüzde yine çok popüler olan gıda takviyelerine de kısaca değinmek isterim. Özellike kişilerde D vitamini, çinko ve demir eksikliği varsa bunların mutlaka giderilmesi gerekir. Bunun dışında dengeli ve yeterli çeşitlilikte beslenen kişilerde ek bir takviyeye gerek yoktur. </p>

<p> </p>

<p dir="auto">Ancak arpa, yulaf, çavdar gibi tahıllarda doğal olarak bulunan beta glukan maddesinin bağışıklık sistemini anlamlı derecede uyarabildiği bir çok çalışmada gösterilmiştir, o yüzden tüm kan değerleri normal olan, iyi beslenen ve dinlenen,  ancak yine de sık enfeksiyon geçiren kişilerde beta glukan desteği anlamlı olabilmektedir. </p>

<p dir="auto">Hepimiz için sağlıklı ve keyifli bir yıl olması dileğiyle...</p>
]]></content:encoded>
<author>Sedef Demirer</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/sedef-demirer/bulasici-hastaliklardan-korunma-yollari/126/</link>
<pubDate>Wed, 18 Sep 2024 08:52:17 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Brent Petrolde Son Durum  Fed Faiz Toplantısı ve Borsa İstanbul</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b>Brent Petrolde Son Durum</b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Brent Petrol, Abd Ve Çin Den Gelen Beklentilerin Altında Ekonomik Büyüme Beklentileri, Yavaşlama Ve Enerji Talebinin Düşmesiyle Birlikte Son 3 Yılın En Düşük Seviyesinde Seyrediyor Fakat Brent Petrol, Alım İçin Fırsat Arayan Yatırımcılar İçin Güzel Bir Fırsat Verdi, Bu Düşüler Kalıcı Değil, Düşüşlerin Kademeli Olarak Alım Fırsatı Olarak Görüyorum.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b>Fed Faiz Toplantısı</b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Fed İçin Kritik Bir Hafta Piyasalar İçinde Sert Dalgalanmalar Görebiliriz. Bu Hafta Faiz Kararı Açıklanacak 25 Baz Puan İndirim Bekliyorum Fakat Piyasanın Yükselmesi İçin Yeterli Mi? Derseniz, Kesinlikle Hayır. Piyasalar En Az 50 Baz Puan İndirime Gitmesi Gerekiyor. Olası Bir 25 Baz Puan İndirim Piyasanın Negatif Bir Tepki Vermesine Bile Yol Açabilir.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b>Bitcoin</b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bitcoin Baskılanmaya Devam Ediyor, Yatırımcıların Gözü Fed’in Vereceği Faiz Kararında Çevrilmiş Durumda Piyasalar Canlanması Adına En Az 50baz Puan Artış İstiyor. Bitcoin De Takip Ettiğim Geniş Bant Aralığı 52.400 Dolar İle 64.170 Dolar Aralığı 64.170 Direnci Kırıldığı Taktirde 68.200 Güçlü Direnç Noktasını Takip Edeceğim.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b>Borsa İstanbul</b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Borsa İstanbul Geçtiğimiz Hafta 9685 Seviyelerinde Kapattı. Geçtiğimiz Hafta İle Birlikte Orta Ve Uzun Vadeli Yatırımcılar İçin Güzel Bir Alım Fırsatı Verdi.  Yukarda Bir Türlü Kırılamayan 10.200 Seviyesinde Ciddi Bir Direnç Seviyemiz Var, Yatırımcılar Yükek Faiz Ortamında Garanti Getiriye Gitmeyi Tercih Ediyor. Bu Hafta Fed, Tcmb Faiz Toplantısı Var Sert Dalgalanmalar Görebiliriz Yine Bu Hafta Panik Olmamakta Fayda Var. Merkez Bankası Şuankı Koşullara Göre  Kasım Ayına Kadar Bir Faiz İndirimi Yapacağını Düşünmüyorum. Borsa İstanbulda Yıl Sonu Hedefim 12.400 İle 12.900 Puan Seviyeleri Arasındadır.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b>Altın</b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Altın Ons Şu Anda 2578$ Seviyelerinde Hareket Ediyor, Elinde Altın Bulunan Yatırımcılar Gönül Rahatlığıyla Yıl Sonu Hedefi Olarak Beklediğim 3000$ Ve Üzeri Seviyelerini Bekleyebilir Fakat Altın İçin Yeni Alım Fırsatı Arayan Yatırımcılar İçin Yüksek Seviyelerdeyiz, Kademeli Olarak 2480$ İle 2430$ Destek Seviyelerini Göz Önünde Bulundurulması Gerektiğini Düşünüyorum.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>
]]></content:encoded>
<author>Ulaş Deniz YALÇIN</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/ulas-deniz-yalcin/brent-petrolde-son-durum-fed-faiz-toplantisi-ve-borsa-istanbul/125/</link>
<pubDate>Mon, 16 Sep 2024 08:52:12 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Karşıyaka'da "Kod 46" Krizi</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik çöküntünün bedelini yerelden genele herkes ödüyor. </p>

<p><strong>İzmir’de maalesef bunlardan nasibini alıyor. </strong></p>

<p>Birçok belediyede yaşanan grevler, işten çıkartmalar çözüme ulaşırken sorun yumağının çözülemediği Karşıyaka Belediyesi’nde ise sular durulmuyor.</p>

<p>Günlerdir susmayan telefonumun, gazetemize gelen ithamların ardından bu yazıyı kaleme aldım çünkü <strong>CHP tarihinde bir ilk Karşıyaka’da yaşanıyor. </strong></p>

<p>Belediyeye ait Kent A.Ş. bünyesinde çalışan belediye işçileri ödenmeyen maaşlarını talep ettikleri basın açıklamasından sonra “kanunsuz grev” yaptıkları iddiasıyla işten çıkarıldı. </p>

<p>Ardından da ortalık haliyle karıştı.</p>

<p>Karşıyaka Belediye Başkanı seçilen <strong>Yıldız Ünsal aldığı kararla CHP tarihinde bir ilki gerçekleştirdi. </strong></p>

<p>Maaş krizi yaşayan işçilere <strong>Kod 46 kartını çıkartarak</strong> krizi farklı bir boyuta taşıdı. </p>

<p><strong>Nedir Kod 46?</strong></p>

<p>Kod 46: “İşçinin işverenin güvenini kötüye kullanması, hırsızlık yapması ya da işverenin meslek sırlarını ifşa etmesi”</p>

<p>93 Kent A.Ş. işçisi “kanunsuz grev” yaptıkları, işleri aksatarak belediyeyi zarara uğrattıkları iddiasıyla <strong>işten atıldıkları yetmediği gibi bir de tazminatsız, işsizlik maaşı alamaz durumda</strong> kaldılar. </p>

<p><strong>Sebep: Kod 46 </strong></p>

<p>Bu yetmezmiş gibi grev yapan işçilerin yanında bir de izinde olanlar <strong>hatta doğum izninde olup alanda olmayanlar bile kod 46’dan nasibini aldı. </strong></p>

<p>Tek istekleri emeklerinin hakkını almak olan kişiler bir anda yüz kızartıcı insan oluverdi. </p>

<p><strong>“Emek, iş, adalet” naraları atan CHP’den, kod 46 ile işçilerini çıkartan CHP’ye gelindi.</strong></p>

<p>Akıl almaz şeyler yaşanıyor Karşıyaka’da.</p>

<p>Yıldız hanımın belediye başkanlığında en çok destekleyen kurumların başında biz geliyorduk. </p>

<p><strong>Seçim çalışmalarını, alan çalışmalarını yakın takip etmiş birisiyim.</strong></p>

<p>Başkanlık koltuğunda işçilerle birçok defa buluşan başkanın belediye içerisinde bulunan mali krizden dolayı<strong> işçilerin eksik maaş almalarından uykusunun kaçtığına kadar da biliyorum.</strong></p>

<p>Ne oldu da Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal bir anda işçi düşmanına dönüştü?</p>

<p><strong>Samimiyetle kendisinin yanlış yönlendirildiğini düşünenlerdenim. </strong></p>

<p>Yıldız Hanım’ın acilen etrafında ki isimleri sorgulaması gerekiyor. </p>

<p><strong>Kendisine bu çözüm yolunu gösteren kim varsa gerekeni yapmalı. </strong></p>

<p>Bu krizde size bu yolu gösterenlere ivedilikle siz de yolu gösterin, <strong>kişi veya kişilerle yollarınızı ayırın.</strong></p>

<p>Eylem sürecini uzatan, işi farklı konulara çeken elbette ki vardır, onlarla ilgili alınacak kararlara kimse sesini çıkarmaz ama sepette bir kaç çürük elma var diye tüm sepeti atmak olmaz, olamaz!</p>

<p>İsterdik ki<strong> ticari hayatının deneyimiyle Karşıyaka Belediyesi’nin içinde bulunan maaş krizini farklı bir çözümle</strong> sonuçlandırsın. </p>

<p>Bir iş kadını, bir annenin, bir Karşıyakalının ruhuna yakışanda bu olurdu. </p>

<p>Yöneticilik vasfıyla Yıldız hanım bu maçı götürür, toparlar diyorduk ama maalesef ki şu ana kadar yaşananlar maçın yarıda kaldığını gösteriyor.</p>

<p><strong>Ama ben inanıyorum ki siz de bu durumdan dolayı çok büyük üzüntü içerisindesiniz. </strong></p>

<p>İşçilere yapılan bu haksız ithamı ortadan kaldırmak ve<strong> süreci çözüme kavuşturmak içinde çaba içerisinde olduğunuzu umut ediyorum. </strong></p>

<p>İnşallah yanılmıyorumdur.</p>
]]></content:encoded>
<author>Yusuf Kırbiç</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/yusuf-kirbic/karsiyaka-da-kod-46-krizi/124/</link>
<pubDate>Sun, 25 Aug 2024 19:55:15 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Manisa'nın Genç Başkanı İşe Hızlı Başladı</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin en genç belediye başkanı seçilen ve <strong>Manisa tarihinin en yüksek oyu ile Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı olan Ferdi Zeyrek</strong> ile güzel bir sohbet gerçekleştirdik. Ferdi başkan gençlik enerjisiyle Manisa’yı bir üst lige çıkartmaya kararlı. </p>

<p> </p>

<p><strong>Gençleşen CHP meyvesini yerel seçimlerde aldı</strong> ve Türkiye’nin birinci partisi olarak taçlandırıldı. Bunun en güzel örneklerinden biri de Manisa’da yaşandı. <strong>78 yıl sonra sağın kalesi Manisa’da CHP zaferi yaşandı. </strong></p>

<p> </p>

<p>Bu başarının mimarı şüphesiz ki genç başkan Ferdi Zeyrek oldu. Manisalı esnaf bir ailenin çocuğu, evli, 3 çocuk babası, 47 yaşında ki başkan Ferdi Zeyrek Manisa’ya uzun yıllar sonra CHP zaferini yaşatırken Türkiye’nin de en genç büyükşehir belediye başkanı olarak tarihe geçti. </p>

<p> </p>

<p>Kısa zamanda o kadar çok yenilikle Manisalıları kucakladı ki  <strong>Başkan Zeyrek, herkesin dikkat çektiği bir isim haline geldi.</strong></p>

<p> </p>

<p>Kentinde eğitim gören üniversite<strong> öğrencilerine ücretsiz ring</strong> ulaşımından, <strong>üreticisine ücretsiz toprak ekim planlaması</strong>na kadar birçok alana dokunuyor genç başkan.</p>

<p> </p>

<p>Manisa’da <strong>2009 seçimlerinden itibaren</strong> başkan adaylarının vizyon projesi sonun da <strong>ilk kez Ferdi Zeyrek tarafından hayata geçecek.</strong> ‘’ART’’ olarak adlandırılan <strong>Raysız Tramvay</strong> şehrin iki yakasını birleştirerek trafiği rahatlatacak. </p>

<p> </p>

<p><strong>Manisa’da ilk kez 20 Ağustos’ta halk ekmek uygulamasının startı da veriliyor. </strong>Üzerine geçmiş dönemden kalan ama sonuç alınamayan S<strong>pilkent Toplu Konut Projesi’yle de bir ilke imza atılacak. </strong></p>

<p> </p>

<p>Bitti mi? Bitmedi.</p>

<p> </p>

<p><strong>Üniversitelerin açılması ile ‘Günaydın Çorbası’ </strong>uygulaması da hayata geçecek. Yurtta kalan öğrenciler için de<strong> ‘Çamaşır Kafe’ uygulaması</strong> hazırlanıyor.</p>

<p> </p>

<p>Son günlerin flaş projesi kent lokantaları Manisa’da da Başkan Zeyrek sayesinde hayat buluyor. <strong>İlk kent lokantası ise Şehzadeler’e</strong> açılacakmış ve uygulama ilerleyen zamanlarda farklı noktalara da yayılacakmış.</p>

<p> </p>

<p>Üreticileri de unutmamış genç başkan. Süt toplama merkezi yapıp, <strong>halk şarküterisi açıyor. </strong></p>

<p> </p>

<p>Hayvancılığı desteklemek için de sütü yüksek fiyattan alıp işleyerek, peynir, yoğurt yaparak halk şarküterilerinde uygun fiyata vatandaşlarıyla buluşturacak. </p>

<p> </p>

<p>Arıcılığı da geliştirmek adına önemli adımlar atıp, 2 bin yeni kovan yapılmış durumda. <strong>Tarımla ilgili daha başka birçok farklı proje</strong> önümüzde ki süreçte hayata geçirilecek.</p>

<p> </p>

<p>Komşu şehir siyasetinde de farklı bir döneme giriliyor. Aynı partiden değişimciliğin önderleri birleşip ortak işlere imza atıyorlar. </p>

<p> </p>

<p><strong>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile ağabey kardeş ilişkisinde yakın temaslar kuruluyor Manisa ile. </strong></p>

<p> </p>

<p>İki belediye arasında ki işbirliğiyle İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin <strong>Midilli Adası’na seferlerine katılmak isteyen Manisalılar için Alsancak Limanı’na ücretsiz ulaşım</strong> hizmeti sağlanıyor. </p>

<p> </p>

<p>İlerleyen zamanlarda daha birçok farklı proje ile anılacak komşu iller. </p>

<p> </p>

<p>Özellikle ekonomik anlamda <strong>ülkenin sıkıntılı olduğu şu günlerde güzel işlere imza atıyor genç başkan Zeyrek. </strong></p>

<p> </p>

<p>Öğrenciler, emekliler, kadınlar, çocuklar, engelli vatandaşlar kısacası <strong>7’den 70’e tüm Manisalılara dokunan projeleriyle gençlik enerjisini halkına adayan bir başkan var Manisa’da. </strong><br />
Genç yaşına rağmen hayat birikiminin fazla olması ve bu birikimi Manisalılara adaması Manisa için büyük şans.</p>

<p> </p>

<p>Yolu açık olsun…</p>
]]></content:encoded>
<author>Yusuf Kırbiç</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/yusuf-kirbic/manisa-nin-genc-baskani-ise-hizli-basladi/123/</link>
<pubDate>Wed, 14 Aug 2024 10:21:30 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Bırakın Çeşme'yi Datça'ya Bakın</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Güzel ülkemin her bir yanı cennetten bir köşe gibi. Datça'da bu köşelerden birisi. 4 gün boyunca keyifle geçen tatilimden öne çıkan bir kaç kesiti bu yazıda sizlerle paylaşacağım.</p>

<p>Bu yıl tatilimi tavsiye üzerine ilk kez gittiğim Datça'da geçirdim.<strong> Fahiş fiyatlarla cazibesini yitiren Çeşme'den uzaklaşıp soluğu ailemle beraber Datça'da aldım.</strong> İyi ki de almışım</p>

<p>Sosyal medyanın insanların hayatına yön verdiği bir dönem içerisindeyiz resmen. Yapılan paylaşımlar bir çok zaman maalesef ki doğruları yansıtmıyor. Bunun son örneği ise Datça. </p>

<p>Son zamanlarda tam da Datça’dan yeni dönmüşken sosyal medya platformlarında yer alan Datça'da ki fahiş rakamlı paylaşımlar ve üzerine yapılan TV haberlerini görünce gözlerime inanamadım. Gerçekleri yansıtmadığını bilerek göz göre göre susmak olmaz diye düşündüm. O yüzden bu yazıyı kaleme aldım. </p>

<p>Öncelikle şunu bilmenizi isterim ki 50 yıla yakın süre Çeşme’de esnaflık yapan bir babanın çocuğu olarak, çocukluğu ve gençliği Çeşme'de geçmiş birisi olarak Çeşme’yi karış karış iyi bilirim. </p>

<p>Çeşme başta olmak üzere İzmir'in çevresinde ki bir çok turistik yer çarşaf çarşaf astronomik rakamlarla anılırken, <strong>Ege’nin güneyinde adeta begonvil cenneti olan Datça</strong>'ya bir göz atalım.</p>

<p> </p>

<p>En başta şuna dikkat çekelim; her koyu farklı güzellikte ki bu şirin sahil kasabasının<strong> bir çok yerinde kimse sizden sezlong şemsiye ücreti almıyor.</strong> Tv ekranlarında Çeşme'de gördüğünüz uçuk rakamlara verilen <strong>localar mesela Kızılbük Koyu'nda ücretsiz</strong> olarak size sunuluyor. </p>

<p> </p>

<p><img alt="" data-src="https://www.mansetizmir.com/images/files/2024/07/669d6fb7b0f0a.jpg" src="https://www.mansetizmir.com/images/files/2024/07/669d6fb7b0f0a.jpg" style="height: 474px; width: 600px;" /></p>

<p> </p>

<p> </p>

<p><strong>Giriş ücreti yok, yeme içme limiti yok. Her dakika sizi darlayan çalışanlar yok. </strong>Sadece işletmesinde bir çay içmeniz yeterli oluyor. Aynı işletme içerisine isterseniz kendi plaj malzemelerinizi de kullanabiliyorsunuz. </p>

<p> </p>

<p>Merkeze daha yakın olan <strong>Kargı Koyu'nda da 50 TL otopark ücreti vererek</strong> kendi sandalye, şezlong, şemsiye üçlüsü ile gönlünüzce denizin keyfini çıkarabilirsiniz. Sahilde bulunan işletmelerden alışveriş yapma zorunluluğu olmayan <strong>Kargı'ya dışarıdan paket hizmeti veren bir çok market ve restoran da mevcut. </strong></p>

<p> </p>

<p><img alt="" data-src="https://www.mansetizmir.com/images/files/2024/07/669d6fc6123ce.jpg" src="https://www.mansetizmir.com/images/files/2024/07/669d6fc6123ce.jpg" style="height: 256px; width: 600px;" /></p>

<p> </p>

<p>Şu yazdıklarımı birisi anlatsa hayretle karşılardım. Malum Çeşme'de kazık yemeye alıştığımız için inanmak zor geliyor. </p>

<p> </p>

<p>Biraz da kendimize iğneyi batıralım. <strong>Çeşme'de ki esnaf esnaf da Datça'da ki esnaf esnaf değil mi ? </strong></p>

<p> </p>

<p>Yeni Datça’da denize sıfır mekanlar da isterseniz alkolünüzü de dışarıdan getirip menü alabiliyorsunuz. Rakamlar da gayet makul. Ben çay severim derseniz onu da <strong>denize sıfır işletmede 30 TL’ye içebiliyorsunuz. </strong></p>

<p> </p>

<p><img alt="" data-src="https://www.mansetizmir.com/images/files/2024/07/669d6fd356b79.jpg" src="https://www.mansetizmir.com/images/files/2024/07/669d6fd356b79.jpg" style="height: 497px; width: 600px;" /></p>

<p> </p>

<p>Her kesime ve her keseye uygun. Datça özelinde astronomik rakamlarla anlatılan, yazılıp, çizilenler gerçekleri yansıtmıyor. Elbette ki yüksek bütçeli yer vardır ama keseye uygun işletme sayısı kat be kat çok daha fazla. İşte Çeşme ile tezatlık tam da burada oluşuyor.</p>

<p> </p>

<p><strong>Bir ailenin ekonominin sıkıntılı olduğu bu ortamda rahatça tatil yapabileceği konumda Datça. </strong></p>

<p> </p>

<p>Balı, balığı ve bademi ile öne çıkan Datça'dan bahsederken <strong>Can Yücel'i de unutmak olmaz.</strong> Çünkü ünlü şairin evi de Datça'da yer alıyor. Eski Datça'da bulunan evi ziyaretçi akınına uğruyor.</p>

<p> </p>

<p>Tatil planınızı hala yapmadıysanız veya bir sonraki tatil planı için nereye gitsem düşüncesi içindeyseniz<strong> Datça'yı değerlendirmenizi öneririm. </strong></p>

<p> </p>

<p>Hem kesenize hem ruhunuza iyi gelecek emin olun.</p>
]]></content:encoded>
<author>Yusuf Kırbiç</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/yusuf-kirbic/birakin-cesme-yi-datca-ya-bakin/122/</link>
<pubDate>Mon, 22 Jul 2024 09:29:36 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Vatandaş Öfkeli Vatandaş Soruyor; Sorumlusu Kim ?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir'in göbeği Alsancak'ta akıllara durgunluk veren, herkesi şoke eden olay yaşandı. </p>

<p>Yoğun yağış sırasında su birikintisinden geçerken kaçak elektrik akımına kapılan 2 kişi feci şekilde can verdi. Tüm yaşananlar da çevredeki güvenlik kameralarına yansıdı.</p>

<p>2024 yılında 3. sınıf dünya ülkelerinde bile yaşanmayacak olayı yaşadı İzmir. </p>

<p>Yaşananlara ise İzmirli öfkeli. Olay sonrası kiminle konuşsam ateş püskürüyor, haklılar da!</p>

<p>Yaşananların ardından konuyla ilgili açıklamalar ardı ardına geliyor. Kurumlar, yerel yönetimler gerekli açıklamaları yapıyor yapmasına ama herkes topu birbirine atıyor.</p>

<p>Vatandaş ise olayın sorumlusu kim diye haykırararak soruyor. </p>

<p>İhmalin bedelini masum iki can ödedi. İki can! Bu biz de olabilirdik, bir yakınımızda. Acıyı yaşayan bilir. Emin şu satırları okurken sizler de acı duyuyorsunuz. Bir de yaşamını yitirenlerin ailelerini düşünün. </p>

<p>Yazık, çok yazık!</p>

<p>Evet, biz de soruyoruz ve acil olarak cevaplanmasını istiyoruz.</p>

<p>Tüm bunların sorumlusu kim ?</p>
]]></content:encoded>
<author>Yusuf Kırbiç</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/yusuf-kirbic/vatandas-ofkeli-vatandas-soruyor-sorumlusu-kim/121/</link>
<pubDate>Sat, 13 Jul 2024 17:09:24 +0300</pubDate>
</item><item>
<title> Kira Sözleşmesi Sona Erdiği İçin Kiracı Evi Boşaltmak Zorunda Mıdır?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif""> </span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b>            </b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Günümüzün en yaygın hukuki problemlerinden biri kiracı – kiraya veren arasında çıkan anlaşmazlıklardır. Enflasyonun artışı ile beraber kira piyasası da yükselmiş olup kiracıların bu mağduriyetlerine ilişkin serzenişler de artmış bulunmaktadır. Ortalama kira bedelleri yükselmeye başladıkça evini kiraya veren ev sahipleri de daha düşük bir kira bedeli ile yetinmek istemeyip zam uygulamaya başlamışlardır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">            Türk Borçlar Kanunu’na 8 Haziran 2022 yılında eklenen geçici madde ile yıllık kira artış oranı %25’i geçemeyecek şeklinde bir sınırlama getirilmişti. Bu uygulama 1 Temmuz 2024 tarihi itibari ile son buldu. Bu süreçte bazı kiraya veren ev sahipleri sınırlamaya dikkat ederek zam uygularken bazıları da fahiş artışlar talep ederek kiracıları ile mahkemelik olmuştu. 1 Temmuz 2024 tarihinden sonra bu uygulamanın sona ermesi kira zam oranlarının istenildiği kadar artırılabileceği anlamına gelmemektedir. %25 sınırının kalkması ile birlikte daha önceden olduğu gibi 12 aylık enflasyon oranı üzerinden hesaplanarak kira bedeli artırılacaktır. TÜİK, Haziran ayının enflasyon oranını da, 3 Temmuz 2024 tarihinde açıklamıştır. Ev sahiplerinin kontrat yenileme zamanı geldiyse bu oranı dikkate alarak zam uygulaması gerekmektedir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif""> Peki, kontratı sona eren kiracıyı ev sahibinin evden çıkartabilmesi mümkün müdür? </span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">            Kira sözleşmeleri belirli ve belirsiz olacak şekilde iki türlü yapılabilir. Belirli kira sözleşmeleri; sözleşme süresinin açıkça veya örtülü olarak sonlanma tarihi kararlaştırılan, herhangi bir bildirime gerek duyulmadan işbu süre ile sona eren sözleşmelerdir. Belirsiz kira sözleşmeleri ise; açık bir anlaşma olmadan kira ilişkisi sürdürülürse bu sözleşmeler belirsiz süreli kira sözleşmeleridir. Uygulamada genellikle ev sahibi ile kiracı arasında yapılan sözleşmeler 1 yıllık şeklindedir. 1 yılın sonunda evden tahliyesi istenmeyen veya evi kendisi boşaltmayan kiracının kira sözleşmesi yenilenmiş olur. İlk 1 yıl süre sınırı getirilerek düzenlenen sözleşmeler belirliyken akabinde her iki tarafın da açık bir anlaşması olmadan devam kira sözleşmeleri ise belirsiz kira sözleşmeleridir. 1 yılın sonunda zam uygulanarak yeni bir kira bedeli ile o evde oturmaya devam edecek kiracının, zam uygulanmış kira ile tekrardan bir sözleşme hazırlaması gelecekte yaşayacağı tehlikelere karşı mantıklı olacaktır. Yeni kira sözleşmesi yapmasalar bile mutlaka kiracıların, yeni bedelin belirlendiğine ve ödediğine dair banka dekontu vb. yazılı delilleri bulunmalıdır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">            Kira sözleşmesinin sona ermesi kiracıyı tahliye etmek için yeterli değildir. Türk Borçlar Kanunu’na göre konut ve çatılı iş yeri kiralamalarında ancak 10 yılın sonunda herhangi bir gerekçe göstermeden ev sahibinin kiracıyı tahliye edebilmesi mümkündür. Ancak bu tahliye de belirli şartlara bağlanmıştır. </span></span></span></span></span></span></p>

<ol>
	<li style="text-align:justify; margin-left:8px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Öncelikle kira sözleşmesinin 10 uzama yılı dolmuş olmalıdır. </span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="text-align:justify; margin-left:8px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Kiraya veren, kiracıya kira sözleşmesinin bitiminden en az 3 ay önce ihtarname çekmiş olmalı ya da genel hükümlere göre fesih bildiriminde bulunmuş olmalıdır. İşbu fesih bildiriminin de yazılı şekil şartına uygun olması gerekmektedir. </span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="text-align:justify; margin-left:8px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">10 yılın sonunda kiraya veren ile kiracı arasında eskisinden bağımsız olarak yeni bir kira akdi düzenlenmemiş olmalıdır. </span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="text-align:justify; margin-bottom:11px; margin-left:8px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Süresine uygun olarak ihtarname şartı yerine getirildikten sonra eğer kiracı evi yine de boşaltmadıysa kira sözleşmesinin bitiş tarihinden itibaren 1 ay içerisinde ev sahibi tahliye davası açabilir. </span></span></span></span></span></span></li>
</ol>

<p style="margin-left:24px; text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">      Yukarıda bahsi geçen tahliye sürecinin yerine getirilmesinden önce dikkat edilmesi gereken önemli husus ise; 1 Eylül 2023 tarihi itibari ile kira sözleşmelerinden kaynaklanan anlaşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk şartı getirilmiştir. Ev sahipleri kiracı ile yaşadıkları anlaşmazlıklarla alakalı dava yoluna gitmeden önce uzlaşma amacı ile zorunlu olarak arabulucuya başvurmalıdır. Arabuluculuk görüşmeleri usulüne uygun olarak gerçekleştirildikten sonra ev sahibi ile kiracı yine de bir uzlaşma sağlayamadıysa söz konusu uyuşmazlığı yargı yoluna taşımak mümkündür. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-left:24px; text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">      Tüm bunlarla beraber bazen olağan üstü hallerden kaynaklı olarak sözleşme ilişkisinin sürdürülebilmesi mümkün olmayabilmektedir. Türk Borçlar Kanunu’nun 331. maddesine göre: <span style="background:white"><span style="color:black">“Taraflardan her biri, kira ilişkisinin devamını kendisi için çekilmez hale getiren önemli sebeplerin varlığı durumunda, sözleşmeyi yasal fesih bildirim süresine uyarak her zaman feshedebilir. Hâkim, durum ve koşulları göz önünde tutarak, olağanüstü fesih bildiriminin parasal sonuçlarını karara bağlar.” Kanunda olağanüstü haller belirli olarak sayılmamaktadır. Her olayın mahiyetine göre hâkim tarafından ayrı ayrı değerlendirilmektedir. Bahsi geçen olağanüstü haller objektif sebepler olabileceği gibi yalnızca taraflar için önem teşkil eden sübjektif sebepler de olabilir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken, bahsi geçen sebebin varlığı ile taraflar arasında var olan sözleşmenin çekilmez hale gelip gelmediğidir. Tarafların sözleşmeyi feshedebileceği olağanüstü hallere örnek vermek gerekirse:</span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<ul>
	<li style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="border:none windowtext 1.0pt; font-size:12.0pt; padding:0cm"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman","serif""><span style="color:black">Kiracının başka şehre tayini</span></span></span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="border:none windowtext 1.0pt; font-size:12.0pt; padding:0cm"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman","serif""><span style="color:black">Kiracının terör, hırsızlık vb. suçlardan sabıkası olması</span></span></span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="border:none windowtext 1.0pt; font-size:12.0pt; padding:0cm"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman","serif""><span style="color:black">Kiracının eve kasti olarak zarar vermesi</span></span></span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="border:none windowtext 1.0pt; font-size:12.0pt; padding:0cm"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman","serif""><span style="color:black">Kiracının, ev sahibine ve yakınlarına karşı bilerek suç işlemesi </span></span></span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="border:none windowtext 1.0pt; font-size:12.0pt; padding:0cm"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman","serif""><span style="color:black">Savaş veya doğal afet</span></span></span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="border:none windowtext 1.0pt; font-size:12.0pt; padding:0cm"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman","serif""><span style="color:black">Ekonomik kriz</span></span></span></span></span></span></span></span></li>
</ul>

<p style="margin-left:24px; text-align:justify; margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-left:24px; text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif""><span style="color:black">      Bu ay ki köşe yazımızda belirtilen hususlar ışığında değerlendirilecek olursa kiracı ve ev sahibi arasında belirli hukuki şartlar oluşmadan, bildirim ve dava sürelerine dikkat edilmeden tahliye koşulları oluşmamaktadır. İşbu sebeple kiracıların ve ev sahiplerinin bu hususlara dikkat etmesi önem teşkil etmektedir. Keyifli bir okuma olması dileğiyle bir sonraki ay görüşmek üzere.  </span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-left:24px; text-align:justify; margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-left:24px; text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="background:white"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif""><span style="color:black">                                                                                        <b>Av. Nagehan AKÇA BENGİ</b></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Nagehan Akça Bengi</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/nagehan-akca-bengi/kira-sozlesmesi-sona-erdigi-icin-kiraci-evi-bosaltmak-zorunda-midir/120/</link>
<pubDate>Sat, 13 Jul 2024 15:26:24 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ERDOĞAN İLE ESAD NEDEN GÖRÜŞECEK, RUSYA BU İLİŞKİNİN NERESİNDE?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Son zamanlarda ülkemizin aldığı yoğun göç malaasef enflasyonu da etkileyen unsurlardan biri. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın son çağrısında altında yatan sebebin Suriyenin kuzeyinde bir kürt devleti kurmak olduğunu düşünüyorum bunun için öncelikle Esad'dan Suriyenin kuzeyinde yeni bir anayasa yapmasını ve Suriye kuzeyindeki kürtlerin anayasal teminat altına alınmasını isteyeceğini düşünüyorum karşılığında ise kaybettiği toprakları almak için türk askerini sahaya sürme (V.Putinin desteğinı alırsa) planı olabilir tabiki bunun için Rusya'nın tutumu önemli bi rol oynayacak. Bu durum Türkiye'mizi de her açıdan etkileyeceği için yakından takip edip izleyeceğiz.</p>

<p> </p>

<p><strong>AYLIK ENFLASYON DÜŞÜYOR, SEVİNMELİ MİYİZ, HANE HALKINA YANSIYACAK MI?</strong> Enflasyon ''baz etkisi'' nedeni ile yaz aylarında bir süre daha düşmeye devam edecek fakat cebimize yansıması reel anlamda bir düşüş olmadığından dolayı görülmeyecek hane halkına yansımayacak. Ötelenmiş olan Köprü otoyol, doğalgaz elektirik zamları bir süre daha devam edecek ve buna ek olarak yeni vergilerin gelmeye devam etmesi halkta olumsuz ve güvensiz bir ortam yarattığından bu sebeplerden ötürü ayrıca enflasyon her ne kadar baz etkisi ile düşmeye başlasa da şuanki koşullara göre maliyetlerin düşmeyeceğini ve ceplerimize yansımayacağının farklı bir göstergesi olarak görüyorum. Burada kastedilen ''baz etkisi'' 2024 temmuz ve ağustos aylarının yıllık enflasyonu hesaplanırken, 2024 yılı temmuz ve ağustos aylarının tüketici endeksinin 2023 yılı temmuz ve ağustos aylarının tüketici endeksine göre yüzde değişimi alınmaktadır. 2023 yılı temmuz ve ağustos aylarında tüketici endeksi çok daha yüksek sıçramalar yasandığı için bu sebeble 2024 yılı temmuz ve ağustos aylarında yıllık enflasyonu görece daha düşük bir baz etkisi görülecektir.</p>

<p> </p>

<p><strong>PİYASALAR DURGUN, FAİZLER SABİT, ENFLASYON DÜŞÜYOR. FAİZ İNDİRİMİ?</strong></p>

<p> </p>

<p>Yatırımcılar mevduat faizlerinin düşmesini beklemesi gerekiyor. Eylül ayı sonrası küçük küçük 25 baz puan gibi faiz indirimlerini görmeye başlayabiliriz mevduat faizine yatırım yapanlar bunu düşünerek hareket etmeli yılın ilk yarısına göre daha farklı bir ortam göreceğiz 2025 yılın ilk çeyreğine doğru bu sebepten ötürü yavaş yavaş getirdiği kazançlar diğer yatırım araçlarına göre daha az cazip bir hale geleceğini düşünüyorum yatırımcılar bunu göz önünde bulundurmasında fayda var.</p>

<p> </p>

<p><strong>GENEL PİYASA ANALİZİ</strong></p>

<p> </p>

<p>Gram altın temmuz ayı için takip aralığım 2460 ile 2550 arası her düşüş bir alım fırsatı mayıs ve haziran aylarının sakin geçeceğini konuşmuştuk temmuz ve ağustos ayları ile birlikte biraz daha farklı bir piyasa izleyeceğiz.Gram altında yıl sonu tahminim hala değişmedi Şuanki koşullara göre 3000 ile 3500TL arası beklentim devam etmekte. Dolar tl kuru 32.79 suanda. Bu hafta abd de kritik bir hafta perşembe günü TÜFE ve haftalık işsizlik maaşı başvuruları açıklanacak cuma günü ise ÜFE verileri açıklanacak. Dolarda 33 liraya ve üstüne atakları bu hafta görebiliriz.döviz şoku bekliyor musunuz? Benim düşüncem jeopolitik kriz yaşanmadıkça bu yıl herhangi bir sert yükseliş veya düşüş yani döviz şoku yaşayacağımızı düşünmüyorum. Borsaya yeni giriş için 10560 ile 11150 bandını takip edeceğim, 10800 TL aşağısında bir kapanış yaptığı taktirde 10450 desteğinin yatırımcıların göz önünde bulundurması ve ona göre yatırımcıların strateji ve pozisyon geliştirmesinde fayda olabilir. Bitcoinde önceki yazımda mayıs ve haziran ayları için uyarmıştım yukardan panik alım konusunda, bitcoşnde tekrar alım seviyeleri için uygun seviyelerdeyiz 52900dolar destek 65bin direnç noktaları olarak takip etmekteyim.bitcoinin bu hareketler şuanki ortamda normal mi ? normal endişeye gerek olduğunu düşünmüyorum şuanki koşulara göre. yaz sonuna doğru faiz düşürme beklentileri ve yaz ayları gelecek olan enflasyon verileri sayesinde yavaş yavaş bir toparlama olacaktır eylül ayı sonrasında da yükseliş başlayacağına inanıyorum bitcoin yatırımcıları sabırlı olması gerekiyor ve eylül ayını dikkatle takip edilmesinde fayda var. Yıl sonu 80 bin dolar civarı bir tahminim var.</p>
]]></content:encoded>
<author>Ulaş Deniz YALÇIN</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/ulas-deniz-yalcin/erdogan-ile-esad-neden-gorusecek-rusya-bu-iliskinin-neresinde/119/</link>
<pubDate>Wed, 10 Jul 2024 10:22:19 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Başkan Eşki'nin şafak mesaileri tam gaz devam</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Haftaya Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki’nin sabah mesaisi ile başladık. </p>

<p> </p>

<p>Bir rüzgardır gelir geçer diyenleri utandıracak şekilde sistemli bir halde<strong> ekibiyle her sabah 05.00’te yollara düşüyor</strong> Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki. </p>

<p> </p>

<p><strong>Gençleşen CHP’nin en güzel örneklerinden biri</strong> olan Başkan Eşki, yakın çalışma arkadaşlarının da eşliğiyle mahallenin imamından muhtarına, öğrencisinden kadınına her kesimin sesini dinliyor. </p>

<p> </p>

<p>Güne Bornova’nın sokaklarında güneşin ilk ışıklarıyla başlayan genç başkan, 3 aylık sürede Bornova’nın 45 mahallesini <strong>tek tek şafak vakti gezerek notlar alıyor, yerinde gözlem yapıyor. </strong></p>

<p> </p>

<p>Sabah erken saatlerde alınan notlar aynı gün içerisinde<strong> fen İşlerinde oluşturdukları acil müdahale ekipleriyle</strong> yerinde çözüm olarak işleyişe dahil ediliyor.</p>

<p> </p>

<p><strong>CHP’nin bayrağını bir üst lige taşımakta niyetli olan Başkan Eşki,</strong> bir yandan şafak mesailerine aralıksız devam ederken diğer yandan da ilçesinde birçok ilke imza atıyor. </p>

<p> </p>

<p>Genç başkan, Bornovalılara yaptırdığı anketler üzerinden acil ihtiyaçları belirleyerek hareket ediyor. </p>

<p> </p>

<p>Sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı artırmak adına Bornova sınırları içerisinde ikamet eden dezavantajlı aileler ile üniversite öğrencilerinin ihtiyaçlarının karşılanması için <strong>9 Kent Market hayata geçiriliyor. </strong></p>

<p> </p>

<p>Örneklerinin her gün arttığı ve beğeni toplayan <strong>2 Kent Lokantası da Bornova’da açılıyor. </strong></p>

<p> </p>

<p>Güne şafak vakti başlayan işçilerde unutulmamış. Her sabah birçok <strong>yurttaşa ücretsiz çorba dağıtımı da belediye tarafından yapılıyor.</strong></p>

<p> </p>

<p>Eğitimde fırsat eşitliği için ücretsiz lise ve üniversite hazırlık kurslarının verildiği <strong>BELGEM Dershanesi</strong>’ni de Bornova’nın merkezi dahil bir çok mahallesinde faaliyete geçirecekmiş genç başkan.  </p>

<p> </p>

<p>Görev süresinin 5 yılında değil 5 ayında bir fark yaratma hedefinde Başkan Eşki.</p>

<p> </p>

<p><strong>5 ay hedefinde bu hırs ve isteği böyleyse 5 yıl sonra ki Bornova’yı şimdiden merak eder oldum.  </strong></p>

<p> </p>

<p>Yenilenen CHP’nin bu tür başkanlara çok ihtiyacı vardı. <strong>İzmir’den çok güzel bir örnek Bornova’dan aydınlanıyor…</strong></p>
]]></content:encoded>
<author>Yusuf Kırbiç</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/yusuf-kirbic/baskan-eski-nin-safak-mesaileri-tam-gaz-devam/118/</link>
<pubDate>Mon, 08 Jul 2024 12:37:06 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ŞÜPHELİ VE SANIK HAKLARI NELERDİR?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Merhabalar, bu birlikte yolcuğumuzun ilk yazısı olacak. Birlikte devam ettiğimiz süreçte keyifli zaman geçirmenizi temenni ederim. Bu yazımda sizlere gözaltına alınan şüpheli veya kovuşturma aşamasında yargılanan sanık haklarından bahsedeceğim.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">ŞÜPHELİ VE SANIK KİMDİR?</span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Öncelikle ‘‘ şüpheli ’’ hukuken kolluk ve soruşturma aşamasında suç şüphesi altında yargılanan kişiye denmektedir. Bir kişinin bir suçu işlediğine dair kolluk, savcılık makamı tarafından kanaat oluşuyorsa bu kişi şüpheli olarak kabul edilir. İşbu kişi hakkında kolluk tarafından yapılan yakalama ile şüpheli sıfatı kazanılmış olur ve savcılık makamı tarafından iddianame düzenlenene kadar da devam eder. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">‘‘ Sanık ’’ ise iddianame düzenlendikten sonra kovuşturma aşamasına geçilince daha önceden şüpheli sıfatıyla yer alan kişinin bu aşamadan sonra yargılanırken sahip olacağı sıfattır. Suç işlediği düşünülerek mahkemeye sevk edilen kişinin yargılama süreci bitene kadar sanık sıfatı devam etmektedir. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Bir kişinin şüpheli veya sanık olması onun hiçbir hakkı olmadan yargılanması mı demektir? Adil bir yargılama süreci için öncelikle dikkat edilmesi gereken ilk husus suçun hangi tarafında yer aldığı fark etmeden kişilerin hakkını korumaktadır. Maalesef toplum nezdinde bazen suç tipi gereği şüpheli veya sanık hakkında hukuka uygun olmayan daha ilkel çözüm yöntemleri benimsenebilir. Bizler de topluma mâl olmuş olaylarda her ne kadar vicdani anlamda rahatsız olsak da mesleki açıdan öğretilen temel ilke Anayasa md.36 gereğince herkesin savunulma hakkı vardır. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Peki, nedir bu haklar?</span></span></span></b></span></span></span></p>

<ol>
	<li style="margin-left:31px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">İlk olarak bir kişi şüpheli veya sanıksa suç işlediği yönünde kanaat oluşmuştur ve demek ki ortada kendisine isnat edilen bir suçlama vardır. Kişinin kendisine yüklenen suçlamanın içeriğini bilmeden, savunma hakkını usule ve hukuka uygun olarak kullanabilmesi mümkün değildir. O sebeple en başta kendisine atfedilen suçlamayı öğrenme hakkı mevcuttur. </span></span></span></span></span></span></li>
</ol>

<p style="margin-left:71px"> </p>

<ol start="2">
	<li style="margin-left:31px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Akabinde öğrenmiş olduğu suçlama ile ilgili zorunlu haller haricinde kendi isteği ile müdafi yani avukat tutma hakkı mevcuttur. Kendisinin hukuki ve suç tipi gereğince detaylı bir şekilde savunulmasını isteyen ya da maddi durumu iyi olmayan şüpheli veya sanık müdafi talep edebilir. Seçme hakkına tabî olmadan, talep gerektirmeksizin bazı durumlar ise zorunlu müdafilik gerekmektedir. Ceza Muhakemesi Kanunu m.150/1 gereğince; alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar, 18 yaşından küçük olması, kendisini savunamayacak derece mâlul veya sağır ve dilsiz olma halleri zorunlu müdafilik gerektirmektedir. </span></span></span></span></span></span></li>
</ol>

<p style="margin-left:48px"> </p>

<p style="margin-left:71px"> </p>

<ol start="3">
	<li style="margin-left:31px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">İster müdafi yardımından yararlanmış olsun isterse de bireysel olarak kendisini temsil etmek isteyen kişinin, kendisine isnat edilen suçlamayı öğrendikten sonra sahip olduğu bir diğer hakkı ise yakınlarına haber vermektir. Özellikle şüpheli için geçerli olan bu hak kendisi için önem teşkil etmektedir. Gözaltı süresi suç tiplerine göre günlerce sürebilmektedir. Bu sebeple hem temel ihtiyaçlarının karşılanabilmesi, hem nerede olduğunun bilinmesi hem de başına gelebilme ihtimali olan aleyhe durumların önüne geçebilmek için yakınlarına haber vermek en doğal hakkıdır.</span></span></span></span></span></span></li>
</ol>

<p style="margin-left:71px"> </p>

<ol start="4">
	<li style="margin-left:31px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Kendisine isnat edilen suçlamayı öğrendikten sonra şüpheli veya sanığın suçlama ile ilgili beyan da bulunması kadar susması, susabilmesi de olağandır. Kanuna göre kişinin beyanda bulunmak zorunda olduğu, susma hakkı kullanamayacağı tek husus kimlik bilgileridir. Şüpheli veya sanık kimlik bilgileri ile ilgili eksiksiz ve doğru cevaplar vermek zorundadır. Bunun haricinde şüpheli, kendisine yüklenen suçlama veya sorulan ilgisiz sorular ile ilgili susma hakkını kullanabilir.</span></span></span></span></span></span></li>
</ol>

<p style="margin-left:71px"> </p>

<ol start="5">
	<li style="margin-left:31px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Şüpheli veya sanığın, kendisi aleyhinde var olan şüpheyi ortadan kaldırabilmek için somut delillerin toplanmasını isteme ve lehine olan delilleri ileri sürme hakkı mevcuttur. İsnat edilen suçlamadan kurtulabilmek için somut olayla alakası olmadığını ispatlayabilecek her türlü delili sunabilme imkânına sahiptir. </span></span></span></span></span></span></li>
</ol>

<p style="margin-left:48px"> </p>

<ol start="6">
	<li style="margin-left:31px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Şüpheli veya sanık Türk vatandaşı değilse tercümandan yararlanma hakkı da mevcuttur. Kendisine yüklenen suçlamayı tam olarak öğrenmek ve kendisini ifade edebileceği dilde savunma hakkına sahiptir. </span></span></span></span></span></span></li>
</ol>

<p style="margin-bottom:11px; margin-left:48px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">            Yukarıda bahsi geçen haklar kolluk, savcılık ve kovuşturma aşamasında sahip olunan haklardır. Ancak tüm bunlarla beraber var olması gereken en temel hak ise bağımsız yargı mercilerinde, makul sürede ve adil olarak yargılanmaktır. Değindiğimiz üzere her ne kadar sıfatı şüpheli ya da sanık olsa da öncelikle bir insan olduğu unutulmamalı ve kendisine hukukun tanıdığı tüm haklardan yararlanabilmesi gerekmektedir. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">                                                                                              Av. Nagehan AKÇA BENGİ</span></span></span></span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Nagehan Akça Bengi</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/nagehan-akca-bengi/supheli-ve-sanik-haklari-nelerdir/117/</link>
<pubDate>Sat, 08 Jun 2024 09:41:58 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Peki liyakatlı insanlar nerede ekmek yiyecek ? Emek en yüce değer değil mi ?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Yerel seçimler sonrası yenilenen <strong>İzmir'de özellikle gençleşen belediye başkanlarının işi zor.</strong></p>

<p>Ülkece içinde bulunduğumuz ekonomik kriz belediyeleri de nefes aldırmaz duruma düşürmüş durumda. </p>

<p>Biriken borçlar yüzünden <strong>bırakın hizmet yapmalarını işçi maaşını ödemekte bile zorlanıyorlar.</strong></p>

<p> </p>

<p>Geceleri işçisine ödeyemediği maaşından dolayı uyuyamadığını söyleyen, grev yapan işçilerle kolkola girip grev yapan, kasa da olanı eksikte olsa bölüşen belediye başkanlarıyla karşı karşıyayız.</p>

<p>Bu durumda <strong>her iki tarafında işi zor.</strong> Gerçekten Allah kolaylık versin. </p>

<p>Gelelim biz asıl konuya. Bornova Belediyesi'ne…</p>

<p>Bornova’ya adından çok söz ettirecek genç bir isim başkanlık ediyor, <strong>Ömer Eşki. </strong></p>

<p><strong>Bu isim sabah 5 denildimi akla gelen ilk isim</strong> oluyor. Heybesi yüklü olan bu isim, siyasi hayatına 2005 yılında Cumhuriyet Halk Partisi Bornova Gençlik Kolları’nda başlıyor. Atatürkçü Düşünce Derneği geçmişi olan tekstil mühendisi Ömer Eşki, uluslararası ilişkiler ve siyaset bilimi yüksek lisansı yapmış biri. </p>

<p>Liyakatlı genç dinamik bir başkan. <strong>Her gün sabahın ilk ışıklarıyla güne başlayan Başkan Eşki,</strong> sabahın hayrıyla işlere koyulan bir isim.</p>

<p> </p>

<p><strong>Hem CHP’li, Hem Atatürkçü hem de manevi değerlerimize sahip nadir isimlerden. </strong></p>

<p>Şimdilerde ise Bornova İlçe Başkanı Ertürk Çapın’ın kızı Ecem Çapın’ın Bornova Belediyesi Bilgi İşlem Müdürü olarak atamasıyla gündeme geliyor Başkan Ömer Eşki. </p>

<p>Peki kimdir bu Ecem Çapın ? Bilgisayar mühendisi olan Çapın hali hazırda zaten başka bir belediye de çalışan biri. Tek suçu Ertürk Çapın’ın kızı olması. </p>

<p>Bornova’da dededen CHP’li bir aileden gelen, üniversite mezunu, liyakat sahibi olan bu kızın <strong>tek suçu Cumhuriyet Halk Partili ve ailesinin Bornovalı olması mı ?</strong></p>

<p> </p>

<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in akraba atamalarına ilişkin tutumunu herkes biliyor. </p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Hal böyle olunca Bornova’da göreve geldiği günden itibaren adını sadece hizmetleriyle söz ettiren <strong>Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki’ye özellikle yapılan bir operasyon olarak görüyorum bu durumu. </strong></p>

<p> </p>

<p>Belediyelerin bir çoğu maaş ödemeyi bırak daha atamalarını yapamamışken tıkır tıkır işleyen <strong>Bornova’ya yapıştırılmak istenen yaftanın farkındayız. </strong></p>

<p>Ama yok öyle dava. <strong>Yiğidi öldür hakkını yeme demişler.</strong> Bu müdürlük ataması liyakatsız şekilde yapılsa, yeni bir işe giriş olarak personel alımı tarzında olsaydı buna biz de karşı olurduk.</p>

<p> </p>

<p><strong>Ama el insaf yahu…</strong></p>

<p>Kriterlerine tamamen uyan, zaten hali hazırda başka bir belediyede çalışan liyakatlı bir kişi ile çalışmayı tercih etmesini adam kayırmacılık olarak yaftalamaya çalışmak ayrı bir durum.</p>

<p> </p>

<p><strong>Bornova’ya gölge etmeyin,</strong> bu kadar kısa zamanda değişen mutlu ve güçlü bir Bornova’yı da taça atmayın.</p>

<p> </p>

<p>Herkesin emeği ortada…</p>

<p><strong>Son olarak:</strong> Soyadını siz özellikle yanlış yazdınız diye kimse yanlışa el uzatmaz. </p>

<p>Doğru bildiği yoldan da şaşmaz…</p>
]]></content:encoded>
<author>Yusuf Kırbiç</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/yusuf-kirbic/peki-liyakatli-insanlar-nerede-ekmek-yiyecek-emek-en-yuce-deger-degil-mi/115/</link>
<pubDate>Sat, 18 May 2024 12:23:27 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>KAMUDA TASARRUF PAKETİ YETERLİ Mİ ?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Geçtğimiz günlerde sayın Mehmet Şimşek enflasyonu düşürmek adına tasarruf paketi açıkladı.</p>

<p> </p>

<p>Yıllık bütçe açığının 2.7 Trilyon TL olduğu bir ortamda açıklanan paketin 3 yıl için yaklaşık 100 milyar TL gibi bir rakamın gerçekçi olmadığını düşünüyorum.Son 1 yıl içinde basılan para miktarı %52 gibi bir korkunç bir para arzı artışını da göz önüne bulundurursak enflasyona karşı yapılan bu hamlenin pek gerçekliğini göremiyorum. Bir başlangıç olabilir fakat etkisinin düşük ve cılız kalacağını düşünüyorum. Tasarrufun fark yaratması ve dikkate alınması için mutlaka en tepeden etkili bir şekilde başlaması gerekiyor aksi taktirde yeterli olmayacağını düşünüyorum ve ayrıca bu durumun hane halkına kadar ulaşması içinde mutlaka denetim mekanizmalarıyla birlikte eşgüdümlü etkin,dürüst ve kuralına uygun hareket edilmesi gerekir.</p>

<p> </p>

<p><strong>EMEKLİ MAAŞINA ZAM OLACAK MI OLACAKSA NE KADAR OLUR?</strong></p>

<p> </p>

<p>Benim beklentim 13bin ile 13bin 500 TL olacağı yönünde.</p>

<p> </p>

<p><strong>ALTIN ALIMI İÇİN EN DOĞRU YER NERESİ, FİZİKİ ALTIN MI SANAL ALTIN MI ?</strong></p>

<p> </p>

<p>Altın için mayıs ve haziran aylarında ciddi bir artış beklemiyorum biraz durgun ve yatay geçeceğini ve 2390 seviyesinin alım için kritik bir yer olduğunu düşünüyorum. 2390-2550 bant aralığını mayıs ve haziran aylarında takip edececeğim.</p>

<p> </p>

<p><strong>Fiziki altın mı sanal(bankadan alınan) altın mı?</strong></p>

<p> </p>

<p>Kesinlike fiziki altın. </p>

<p> </p>

<p>Önümüzdeki en geç 15-20 yıl içersinde yer altındaki tüm altın rezervleri tükenecek ve fiziki altının kıymeti daha değerli olacak. Fiziki altın bir çok alanda (otomotiv,sağlık,havacılık vs.) hayati bir noktada olduğundan mutlaka Fiziki altın ile Sanal altın arasında makas aralığı hissedilebilir şekilde farklı olacaktır. (sahte altınlara dikkat edin fiziki altın alırken mutlaka güvendiğiniz bildiğiniz kuyumcuları tercih edin.)</p>

<p> </p>

<p><strong>KONUT FİYATLARI DÜŞER Mİ?</strong></p>

<p> </p>

<p>Geçtiğimiz son 1 yılda inşaat malzemelerine %67.31, işçiliğe ise %111,83 fark geldiğini ve artan dövizi göz önünde bulundurursak büyük çaplı bir düşüş beklemiyorum. Yaşamak için konut almayı ama öncesinde güzel bir düşüş bekleyenlerin bir daha düşünmesi gerektiğini düşünüyorum.</p>

<p> </p>

<p>Yatırım için almayı düşünenlerin ise 2024 yılının son çeyreğine doğru Türkiye genelinde yeni imar alanlarının açılacağını düşünüyorum bu doğrultuda boyutuna bakılmaksızın toprak yatırımını yatırımcıların göz önünde bulundurmasını gerektiğini düşünüyorum, doğru noktada olduğu taktirdeçok kazançlı olacağını düşünüyorum.</p>

<p> </p>

<p><strong>BİTCOİNDE SON DURUM</strong></p>

<p> </p>

<p>Bitcoinde fed baskısı devam ediyor, 56.900 dolar noktası ile 65.500 dolar bant aralığını takip ediyorum, manipülasyon piyasası aktif olduğunu düşünüyorum dikkatli olmakta fayda var. Daha önceki yazılarımda belirttiğim gibi faiz düşüş başlangıcını ve Bitcoindeki mega boğa havasının başlangıcını en iyimser olarak 2024un son çeyreğinde bekliyorum.</p>

<p> </p>

<p><strong>BİST100</strong></p>

<p> </p>

<p>Borsada mayıs ve haziran aylarında durgun bir piyasa bekliyorum, 9800 ile 10450 bant aralığını takip ediyorum. Alım noktası için en uygun yerlerin kademeli olarak 10 bin pskilojik destek noktasından ve arkasından 9900 seviyelerini uzun vadeli alım için uygun olacağını düşünüyorum.</p>
]]></content:encoded>
<author>Ulaş Deniz YALÇIN</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/ulas-deniz-yalcin/kamuda-tasarruf-paketi-yeterli-mi/111/</link>
<pubDate>Thu, 16 May 2024 11:41:11 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>GÜNEŞ VE DERİ KANSERLERİ</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz mevsimi yaklaşırken sizler için güneşin cildimizdeki etkileri, güneş koruyucular ve deri kanserleriyle ilgili kısa bir yazı hazırladım, şimdi gelin güneş ışınlarını kısaca tanıyalım.</p>

<p> </p>

<p>              </p>

<p> </p>

<p>Ultraviyole A (UVA): Güneşten yeryüzüne ulaşan UV radyasyonun yaklaşık %95’ini oluşturur. Uzun dalga boyuna sahip ışınlardır. Derinin çoğunlukla alt tabakalarına etki ederek DNA hasarına yol açar. Temel olarak ultraviyoleye bağlı yaşlanma ve deri kanseri oluşumunda, daha az olarak da bronzlaşmada rol oynar. Yıl boyunca günün her saatinde aşağı yukarı eşit düzeyde UVA yayılımı olmaktadır. Bu da hepimizin aslında yüksek dozda UVA’ya maruz kaldığı anlamına gelir. UVA pencere camından ve hatta bulutlardan da geçebildiği için, kapalı havalarda veya ışık alan iç mekanlarda da güneş koruyucu kullanımını biz dermatologlar özellikle deri kanseri öyküsü, vitiligo hastalığı veya bağışıklık yetmezliği olan hastalarda mutlaka öneriyoruz.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Ultraviyole B (UVB): Kısa dalga boyuna sahip ışınlardır. Derinin yüzeyel tabakalarını etkiler. Asıl olarak bronzlaşma ve güneş yanıklarından sorumludur. UVB ışınlarının kuvveti yaz aylarında ve öğlen saatlerinde en yoğun olacak şekilde yıl boyunca ve gün içinde de değişkenlik gösterir. Dolayısıyla öğlen saatlerinde güneşten kaçınmak UVB’den korunmak adına anlamlı olabilir. Ayrıca UVB pencere camından ve buluttan da geçemez.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>UVB koruması, güneş koruyucu ürünlerin etiketlerindeki Güneş Koruma Faktörüne (SPF) bağlıdır. SPF değeri, güneş kremi kullanmadığınız zamana kıyasla, o ürünü kullandığınızda güneş radyasyonunun cildinizi ne kadar sürede kızartacağını gösterir. Çok açık renk bir cilt hızlı kızaracağı için SPF’si daha yüksek bir ürün kullanması gerekirken aynı süre koruma için daha koyu renk bir ciltte daha düşük SPF tercih edilebilir. Yine de 50’nin üzerindeki değerlerde SPF 50’ye kıyasla çok belirgin fark olmadığı gösterilmiştir. Yukarıda UVA’nın da etkilerinin öneminden bahsetmiştik. Bu noktada güneş kremlerinin UVA koruyuculuğundan bahsetmek gerekir ki bu da PPD değeri ile ifade edilir. Özellikle deri kanserine yatkın kişilerde güneş koruyucu seçerken PPD değerinin de yüksek olmasına dikkat etmek gerekir. UVA koruyuculuğu bazı güneş koruyucularda “geniş spektrumlu” şeklinde de ifade edilmektedir.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Deri kanserlerine gelecek olursak, bunlar temelde 2 gruptur: melanom ve melanom dışı deri kanserleri. Melanom dışı deri kanserleri dediğimiz Bazal HücreliKkanser (BCC) ve Yassı Hücreli Kanser (SCC) kümülkatif UV maruziyeti ile ilişkilidir. Yıllar içinde oluşan UV hasarı birikir , bu hasarın bir çoğunu hücrelerimiz onarır ancak onaramadığı noktada gen mutasyonları ve tümörler oluşabilir. Dolayısıyla bu tümörler genetik yatkınlık olmadığı müddetçe yıl boyu güneşe maruz kalan yüz bölgesinde, kısmen ileri yaşlarda ortaya çıkar.   Çoğunlukla renkli benlerden gelişen melanom dediğimiz kanser türünün tetiklenmesinde ise tek seferde alınan yüksek doz ultraviyole radyasyonun; ki bu su toplayan yanıklara yol açar, rolü daha büyüktür. Bu tarz tekrarlayıcı yanıklar renkli benler üzerinde kötü huylu değişiklikleri tetikleyebilir.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Peki ciltteki bir lezyonun kötü huylu olup olmadığından ne zaman şüphelenmeliyiz? Öncelikle renkli benlerden başlayacak olursak, benlerde zaman içerisinde değişiklik oluşuyorsa, yapısında asimetri, kenarlarında düzensizlik, çapında yarım santimetreyi geçen genişleme, renk deiğişikliği veya kendiliğinden açılan yara, kaşıntı gibi semptomlar varsa melanom açısından mutlaka bir dermatoloğa muayene olmak gerekir. Melanom dışı deri kanserlerinde ise deride sonradan ortaya çıkan, kendiliğinden yara olup kabuk tutup bir türlü iyileşemeyen ve oldukça yavaş da olsa büyüme gösteren ağrısız kabarıklıklar ile yüzeyi sürekli pul pul soyulan ama yine iyileşemeyen, deri seviyesinde, hafif kızarık, ağrısız, kaşıntısız lezyonlardan mutlaka şüphelenmek gerekir. Derimiz görebildiğimiz bir organdır ve üzerindeki değişiklikleri takip etmemiz diğer organlarımıza kıyasla daha kolaydır. Bunu avantaja çevirip deri muayenemizi düzenli yapmak bir çok deri kanserinin erken teşhisinde oldukça önemlidir.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Güneşe dozunda maruz kaldığımız, derimize iyi baktığımız, güzel bir yaz olması dileğiyle, sağlıkla kalın...l </p>
]]></content:encoded>
<author>Sedef Demirer</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/sedef-demirer/gunes-ve-deri-kanserleri/114/</link>
<pubDate>Sat, 11 May 2024 11:48:08 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>GÜZEL YAŞ ALMA REHBERİ</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşının iyisi olmak, olabildiğince sağlıklı ve güzel yaşlanmak artık bir trend haline geldi. Toplumumuz artık spor konusunda, sağlıklı ve iyi beslenme konusunda ve hatta tarama muayeneleri konusunda çok daha bilinçli. Bununla beraber de güzel yaş almaya olan istek giderek arttı. Bunun bir kısmı gerçekten aynaya baktığında kendini daha iyi hissetmek ya da hissettiğin yaşa daha yakın görünmek istemekten ortaya çıkan çok doğal ve sağlıklı bir ihtiyaçken maalesef büyük bir kısmı da sosyal medyanın dayatmalarından ortaya çıkan sahte bir ihtiyaç…</p>

<p>Bu yazımda biraz bunun gerçekçi olan ihtiyaç kısmına yönelip genç yaşlardan itibaren hangi yaş grubunda sağlıklı ve güzel yaş almak için minimum olarak neler yapılabilir ondan bahsedeceğim.</p>

<p>Birçok danışanım işlem ve ürün çeşitliliği içerisinde kaybolmuş, bir yerden başlamak gerektiğinin farkında ama nerden başlayacağını bilemeden senelerin geçtiğini ve ihtiyacın da giderek arttığını ifade ediyor. Bazen aklına yatan bir iki uygulama yaptırmış ama fayda görüp görmediği konusunda da emin olamayabiliyor. Bu süreçte kişilerin ihtiyaçlarını doğru şekilde analiz eden ve onlara gerçekçi bir rehberlik sunan bir doktorları mutlaka olmalı diye düşünüyorum. Çünkü tabii ki her kişinin kendi genetik alt yapısı ve çevresel faktörlerce belirlenen farklı bir yaşlanma tarzı olacaktır ve kişiye özel bir plan hazırlamak gerekir. Ancak bu coğrafyada, bizlerde beklenen yaşlanma sürecinin bir ortalama seyri de vardır ve bunu gözeterek sizlere yaşa göre yapılabileceklerin kısa ve etkili bir listesini sunuyorum. Hadi gelin inceleyelim:</p>

<p><b>20’li yaşlar:</b></p>

<p>Bu yaşlarda cilt altı bağ dokumuz kuvvetlidir, sarkma ve kırışıklık yok denecek kadar azdır. Cildin yağ ve nem dengesini sağlıklı şekilde koruyacak bir cilt bakım rutini oluşturmak önemlidir. Akne, geniş gözenek, yoğun yağlanma veya akne izleri mevcutsa tüm bunlara iyi gelen altın iğne tedavisi bu yaşlar için düşünülebilir. Hem de 20’li yaşların sonuna doğru başlayacak olan kollajen kayıplarının da önüne geçmiş olur.</p>

<p><b>30’lu yaşlar:</b></p>

<p>Genellikle bu yaşların başında çok sık olmamak kaydıyla koruyucu botoks uygulamalarına başlamayı öneriyorum. Botoks üst yüz cildini koruyan ve gençleştiren uygulamaların başında geliyor. Dolayısıyla koruyucu olarak yapıldığında alın ve göz çevresi çizgilerinin belirginleşmesini ve kaşların aşağı düşmesini engelleyecektir. Özellikle alt yanak ve çene hattını sıkılaştırmak için fokus ultrason (HIFU) tedavisi 30’lu yaşların ikinci yarısında etkili bir uygulamadır.  Ayrıca arada bir yapılacak mezoterapilerle cilt sağlığını ve ışıltısını korumak da mümkün olacaktır.</p>

<p><b>40’lı yaşlar:</b></p>

<p>Dolgu uygulamalarına ihtiyacımız bu noktada başlamış oluyor. Özellikle ön elmacık bölgesindeki yağ yastıkçıklarında azalmayla birlikte orta yüzde bir sarkma başlıyor. Elmacık dolgusu, şakak dolgusu, göz altı dolgusu ve çene ucu dolgusu bu yaşlarda ihtiyacımızı çok da fark edemediğimiz ancak dozunda yapıldığı zaman bir anda insanı beş yıl önceye götürebilen uygulamalardan. Herkesin bunların tamamına ihtiyacı olacak diye bir kural yok belki bir ya da ikisine ihtiyaç daha belirgin olacak ancak bunlar gizli yaşlanma noktaları. Tedavi edildiğinde eksilen yerine koyulmuş olacağından kişileri farklı bir görünüme ulaştırmaz yalnızca eski haline döndürmüş olur.</p>

<p> </p>

<p><b>50’li yaşlar:</b></p>

<p>Dudak çevresindeki deformitelerin belirginleştiği yaşardır. Bu noktada fokus ultrason tedavisi hala çok anlamlı. Ek olarak nasolabial ve marionette bölgelerine dolgu uygulaması, hatta dudak çevresindeki desteği arttırmak ve dikey çizgilerin önüne geçmek için dudak dolgusu planlanabilir. Yine bu yaşlarda belirginleşen göz çevresi deformiteleri için cilt yenileyici fraksiyonel lazer uygulamaları etkili bir çözüm olacaktır.</p>

<p><b>60’lı yaşlar ve sonrası:</b></p>

<p>Bu yaşlarda en önemli unsur cilt kalitesini korumak. Parlak ve ışıltılı bir cilt günümüzde bu yaş grubunda kırışıklıktan da sarkmadan da daha önemli. Bu yaşlarda artık ciltte bazı lekeler ve güneş hasarı ortaya çıkmaya başlıyor. Yoğun kollajen kaybına bağlı sabit, ince kırışıklıklar da artıyor. Bunların tedavisi için cilt yenileyici fraksiyonel lazer uygulamaları altın standart. Yine bu yaşlarda kuruluğun da artması sebebiyle eksileni yerine koyacak yoğun içerikli gençlik aşısı uygulamaları da mutlaka tedaviye eklenmelidir.</p>

<p>Her yaş için kişisel olarak farklı ihtiyaçlara farklı çözümler sunulabilir. Önemli olan her konuda olduğu gibi bu konuda da başarı için istikrar ve sürdürülebilirliktir. Totalde doğal ve güzel yaş almanızı sağlayacak şey vaktinde başlanan ve belirli aralıklarla yapılan ufak dokunuşlardır.</p>
]]></content:encoded>
<author>Sedef Demirer</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/sedef-demirer/guzel-yas-alma-rehberi/113/</link>
<pubDate>Fri, 23 Feb 2024 11:46:51 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Asgari ücret tahmini ne olur?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ara zam olmayacak, bizi nasıl günler bekliyor?</strong></p>

<p> </p>

<p>Benim beklentim 17bin ile 17bin 500 Türk lirası civarında olacağı yönünde, Asgari ücret yılda bir kez ve oda yıl sonu artırılacak bu demek oluyor ki seçimlerden sonra maalsef ikinci bir zam olmayacak. </p>

<p> </p>

<p>Yılın ikinci yarısı Sıkı para politikasının daha da daraltılacağını düşünüyorum bu sebeple dar gelirlinin, yoksulluk ve açlık sınırı altında yaşayanları ciddi anlamda zorlu bir süreç beklemekte. </p>

<p> </p>

<p>2024 yılı harcama yapmanın ve kredi çekmenin yılı değil, yatırım ve tasarruf yapma elindeki varlıkları koruma dönemi mutlaka az çok demeden yatırım sepet oluşturulması kanaatindeyim.</p>

<p> </p>

<p><strong>Borsa istanbulda son durum, Aralık ayı alım fırsatı mı?</strong></p>

<p> </p>

<p>Borsa istanbul endeksinde bir durgunluk var 7500 seviyesinin altı alım fırsatı olarak değerlendiriyorum. Bu durgunluğun temel nedenlerini sayacak olursak; kredili pozisyonlar, faiz beklentileri, çok sık ve büyük hacimli halka arzlar düşüşte ciddi bir rol oynadığını görüyoruz.</p>

<p> </p>

<p>2024 yılında ekonomide hissedilebilir bir yavaşlama göreceğiz. yüksek faiz ortamında özellikle yüksek kredili işlemler yapan finansal olarak iyi yönetilmeyen şirketlerin iflas edeceğini veya satıldığını ve el değiştirdiğini göreceğiz.</p>

<p> </p>

<p><strong>Brent Petrol yeni yılda da artmaya devam edecek mi?</strong></p>

<p> </p>

<p>Brent petrol fiyatının yükseliş trendinin 2024 yılında da devam edeceğini ve Petrol şirketlerinin bilançosunu olumlu etkileyeceğini hisse fiyatlarına da yansıyacağını düşünüyorum.</p>

<p> </p>

<p><strong>Konut almak istiyorum, birikimlere başladım, bunu döviz ile mi yapmalıyım? </strong></p>

<p> </p>

<p>Itibari paralar her geçen gün enflasyon karşısında değer kaybetmekte olduğunun bilincinde olarak yatırım sepeti yapmakta fayda var altın,döviz, güçlü şirketlerimizin hisse senetleri eğer biraz daha yüksek bir birikimimiz var ise yatırımlık arsa alınabilir, görüşündeyim.</p>

<p> </p>

<p>Altın(kg) fiyatlarını geçmişe analiz yapıldığında konut fiyatlarının inişli çıkışlı olsa da altının güçlü durduğunu ve üzmediğini söyleyebiliriz.</p>

<p> </p>

<p>2020 yılı ortalama konut fiyatı 640.000 – Altın (kg) karşılığı 1.6kg</p>

<p> </p>

<p>2021 yılı ortalama konut fiyatı 690.000 – Altın (kg) karşılığı 1.5kg</p>

<p> </p>

<p>2022 yılı ortalama konut fiyatı 1.500.000- Altın (kg) karşılığı 1,7 kg</p>

<p> </p>

<p>2023 yılı ortalama konut fiyatı 3.000.000- altın (kg) karşılığı 1.5kg ' ye denk geliyor.</p>

<p> </p>

<p>Bu tabloda da görüldüğü gibi altın doğru yerde alınır, toplanır ve sabredilir ise ciddi farklar ortaya çıkıyor.</p>

<p> </p>

<p><strong>Konut yatırımı için uygun bir zaman mı? Altın yeni yıl öncesi son bir alım fırsatı mı veriyor?</strong></p>

<p> </p>

<p>Konut kredilerinin daralması ile birlikte altın karşısında değer kaybedeceğini düşünüyorum fakat 2024 yılının ikinci yarısında kentsel dönüşüm yasası ile birlikte rezerv alanların belirlenmesi ve tahliyelerin artması ile birlikte bir emlak talebi oluşturmakla birlikte fiyatlara ciddi bir baskı yaratabilir.</p>

<p> </p>

<p>Altın baskılanmaya devam etse de güçlü durmaya devam ediyor şuanki fiyatların cok ucuz olduğunu ve alım fırsatı olduğunu düşünüyorum. </p>

<p> </p>

<p>2024 yılı için daha önceki yazımda bahsettiğim gibi altın için olumlu bir hava olacağının kanaatindeyim.</p>

<p> </p>

<p><strong>FED faiz düşürmeye baslayınca baskı kalkacak, faiz azaltmaya ne zaman başlar?</strong></p>

<p> </p>

<p>Ben sanıldığı kadar erken faiz düşürülmeye başlanacağını düşünmüyorum. Enflasyon ciddi ve zorlu bir süreç iyimser bir tahmin yapmak gerekirse 2024'ün son çeyreğine kadar şuanki koşullara göre FED'in faizleri düşürmeye baslamasını beklemiyorum.</p>

<p> </p>

<p><strong>Bitcoinde yeni yıl için son alım fırsatları mı?</strong></p>

<p> </p>

<p>Bitcoin 38bin 149 dolar destek seviyesi ile 45 bin 690 dolar direnci aralığında oynaklık yüksek olacaktır panik satış ve panik alımlar yapmamaya gayret gösterin. 40 binin altına sarkmaların bitcoin için kademeli alım fırsatı olarak görüyorum. </p>

<p> </p>

<p>2024 yılı bitcoin yatırımcıları için olumlu bir hava var, bunların nedenleri ise;</p>

<p> </p>

<p>Spot Bitcoin ETF'lerinin gündemde olması, Her 4 yılda bir gerçekleşen yarılanma dönemine girecek olmamız ve FED'in 2024 ikinci yarısında faiz düşürecek beklentisi hakim.</p>
]]></content:encoded>
<author>Ulaş Deniz YALÇIN</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/ulas-deniz-yalcin/asgari-ucret-tahmini-ne-olur/110/</link>
<pubDate>Wed, 13 Dec 2023 11:40:24 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Akne ve Akne İzlerinde Altın İğne ve Fraksiyonel Lazer Tedavileri</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Dermatoloji pratiğinde sıklıkla karşılaştığımız hasta gruplarından biri aktif akne ve/veya akne skarı olan hastalardan oluşuyor. </p>

<p> </p>

<p>Bu hastaların tedavisinde başvurduğumuz yöntemlerinin başında da altın iğne ve fraksiyonel karbondioksit lazer tedavileri geliyor. </p>

<p> </p>

<p>Bu yazımda hangi durumlarda hangi yönteme başvurmak gerektiği ve bu tedavilerin ne olduğu ile ilgili kısa bilgiler paylaşacağım.</p>

<p> </p>

<p>Kısaca altın iğne olarak bilinen tedavi aslında iğneli radyofrekans tedavisidir. </p>

<p> </p>

<p>Altın uçlu iğneler vasıtasıyla cilt yüzeyinde anlamlı bir hasar oluşturmadan cilt altına iletilen radyofrekans enerjisi oradaki yapıları ısıyla uyararak yeni kollajen ve elastin üretimini teşvik eder, cildin yenilenme hızını arttırır, aşırı yağ salgısını azaltır. </p>

<p> </p>

<p>Seans sonrasında cilde yüzeyel olarak uygulanan tedavi serumları açılan iğne delikleri sayesinde kolayca emilerek hedefe yönelik tedavi imkanı sunar. Altın iğne 3-4 hafta ara ile minimum 3 seans uygulanır. Tedavi bitiminden haftalar sonra bile ciltteki düzelme artarak devam etmektedir. </p>

<p> </p>

<p>Orta ve ileri yaşlarda anti-aging, leke, ince kırışıklık ve sarkmaların tedavisinde tercih ettiğimiz bu uygulama, daha genç yaşlarda aktif akne ve akne izi tedavisi için de başarıyla kullanılmaktadır.</p>

<p> </p>

<p>Fraksiyonel karbondioksit lazer ise cilt yenilemede çok severek kullandığımız, agresif ancak oldukça etkili bir diğer tedavi yöntemidir. </p>

<p> </p>

<p>Bu yöntemle lazer ışınları birkaç milimetre derinlikte dokuyu sütünlar halinde buharlaştırarak yok eder. </p>

<p> </p>

<p>Bu sayede dokuda hacimsel bir küçülmeyle beraber lokal skarlarda daralma ve lekelerde açılma gözlenir. </p>

<p> </p>

<p>Arada kalan sağlam dokular sayesinde yaklaşık 1 hafta gibi kısa bir sürede yüzeyde oluşan noktasal kabuklar dökülerek gözle görülür iyileşme tamamlanmış olur. Doku içindeki iyileşme ise 4-6 hafta boyunca devam eder.</p>

<p> </p>

<p>Eğer aktif akneniz yoksa izlerin giderilmesinde fraksiyonel karbondioksit lazer tedavisi hızlı ve etkili çözüm sunduğu için ilk tercihimiz olmaktadır. </p>

<p> </p>

<p>Derin izlerde dokuyu alttan serbestleştirmek için subsizyon ve iyileşmeyi hızlandırmak için PRP tedavileri ile kombine edilebilmektedir. Kırmızı-mor akne skarlarının eşlik ettiği hastalarda ise yine fraksiyonel lazeri bu kez BB lazer dediğimiz, damarlar üzerinde etkili ayrı bir teknoloji ile kombine etmek iyi sonuç verecektir. </p>

<p> </p>

<p>Fraksiyonel lazeri tek seans veya 1-2 ay arayla olacak şekilde 2-3 seans planlayabilmekteyiz.</p>

<p> </p>

<p>Eğer aktif akne ve yağlanma problemi varsa, veya cilt fraksiyonel lazere uygun olamayacak derecede hassas, kızarık veya inceyse bu kez aktif akne ve izleri aynı anda tedavi etmek ve cilt kalınlığını ve kalitesini arttırmak amacıyla tedaviye altın iğne ile başlamak daha uygun olacaktır. </p>

<p> </p>

<p>Bu sayede çukur alanlar yeni kollajen yapımıyla beraber alttan dolarken, akne alevlenmeleri azalır, gözenek yapısı düzelir.  Altın iğne tedavisi, fraksiyonel lazere kıyasla daha yavaş etki gösterdiği için 3-4 hafta ara ile minimum 3 seans olacak şekilde planlanmasını önermekteyiz. </p>

<p> </p>

<p>Yine bu tedavi de subsizyon, PRP, mezoterapi, kollajen aşıları veya medikal tedaviyle kombine edildiğinde etkinliği artmaktadır. Yoğun ve derin skarlarda altın iğne tedavisini aynı seansta fraksiyonel lazerle kombine etmek de mümkündür.</p>

<p> </p>

<p>Her hasta birbirinden farklıdır, yara iyileşmesi ve kollajen yapım hızındaki farklılıklar tedavilerden alınan yanıtın belirgin olarak değişiklik göstermesine yol açmaktadır. </p>

<p> </p>

<p>Ayrıca eşlik eden hastalıklar, vitamin ve mineral eksiklikleri, kullanılan ilaçlar, hormonal bozukluklar da yine yanıtı değiştirebilmektedir. Hem altın iğnede hem fraksiyonel lazerde kullanılan cihazların kalitesi, ek mezoterapi ve PRP uygulamalarında tercih edilen markalar da kişisel faktörler kadar önemlidir.</p>

<p> </p>

<p>Bu tedaviler oldukça yaygın olmasına rağmen yanlış uygulandığında veya sonrası bakım konusunda hastalar bilgilendirilmeyip takip edilmediğinde ciddi yan etkiler oluşturabilen tedavilerdir. </p>

<p> </p>

<p>Akne ve akne izlerinden şikayetçi olan her hastanın öncelikle kendisi için nasıl bir tedavinin uygun olacağı konusunda bir Dermatoloji hekimiyle görüşmesi ve sonrasında hastane veya klinik ortamında yine mutlaka bir Dermatoloji hekimiyle beraber tedaviye başlaması etkili sonuç almak ve mümkün olduğunca yan etkilerden kaçınmak noktasında oldukça önemlidir.</p>
]]></content:encoded>
<author>Sedef Demirer</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/sedef-demirer/akne-ve-akne-izlerinde-altin-igne-ve-fraksiyonel-lazer-tedavileri/112/</link>
<pubDate>Tue, 28 Nov 2023 11:43:41 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Balçova'da Değişim Gençlikten Yana Olmalı"    "Balçova'nın bir Yiğit'i olmalı" </title>
<content:encoded><![CDATA[<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile başlayan değişim rüzgarının İzmir’de CHP iktidarındaki ilçe belediyelerinde nasıl yankılanacağı her geçen gün merakını arttırıyor. </p>

<p><strong>İzmir’in mevcut belediye başkanları da  değişiminden nasibi alacak gibi gözüküyor.</strong> En çok merak edilen ilçeler arasında liste başını Balçova çekiyor. </p>

<p>Konuşulan adaylar içerisinde ise öyle bir isim var ki <strong>aile değerleri bakımından ön planda yer alıyor. </strong></p>

<p><strong>Yiğit İstanbul…</strong></p>

<p>CHP'ye uzun yıllar hizmet etmiş bir ailenin oğlu olarak bugün<strong> Balçova’da ön plana çıkan isimlerden birisi.</strong></p>

<p>Özgür Özel ile birlikte gençleşen CHP'de Balçova’dan <strong>genç yaşıyla ve eğitimiyle dikkat çeken</strong> isimlerin başında geliyor<strong> Yiğit İstanbul. </strong></p>

<p>Gelin Yiğit İstanbul’u yakından tanıyalım;</p>

<p>Doğu Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden mezun olduktan sonra İngiltere'nin Londra kentinde LSBF’de pazarlama üzerine eğitim alan Yiğit İstanbul son olarak Katip Çelebi Üniversitesi'nde kamu yönetimi ve siyaset bilimi üzerine yüksek lisansını tamamlamış ve Boğaziçi Üniversitesi Avrupa Siyaset Okulu çalışmalarından başarıyla mezun oldu. </p>

<p><strong>35 yıldır Balçova’da ikamet eden Yiğit İstanbul </strong>8 yıldır belediyecilik alanında da önemli işlere imza attı. <strong>"Her apartman ile bir öğrenci okutuyoruz" projesinin mimarlarından</strong> olan İstanbul, bir çok üniversite öğrencisine karşılıksız burs sağlayarak toplumsal dayanışma alanında bir çok ülkenin dikkatini çekmiş ve ödüller aldı.</p>

<p>Gençleşen CHP’de Balçova’da değişim olacaksa elbette ki gençlikten yana olmalıdır. </p>

<p><strong>Özellikle de Balçova’nın kendi evladı bir Yiğit’i varken…</strong></p>
]]></content:encoded>
<author>Yusuf Kırbiç</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/yusuf-kirbic/balcova-da-degisim-genclikten-yana-olmali-balcova-nin-bir-yigit-i-olmali/107/</link>
<pubDate>Mon, 27 Nov 2023 10:25:03 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Sen misin Nutuk'tan alıntı yapan! </title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Başkan Soyer’e yalnızlaştırma politikası mı yapılıyor ? </p>

<p>CHP örgütü bakalım şimdi ne yapacak ?</p>

<p>"İzmir Aziz’dir Aziz kalacak" sloganları dün gibi kulağımda çınlıyor. <strong>2017 yılında eski Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, yolsuzluk iddialarına ilişkin açılan davadan beraat etmişti. </strong></p>

<p>Hatırlarsınız ki İzmir Büyükşehir Belediyesi'ndeki yolsuzluk iddialarına ilişkin 129 kişinin yargılandığı davada aralarında dönemin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun da bulunduğu tüm sanıkların beraatine karar verilmişti. </p>

<p><strong>CHP örgütü, CHP kalesinin sahibini yalnız bırakmamış güçlü bir kamuoyu oluşturmuştu. Konu ülke gündeminde de epey yer almıştı.</strong></p>

<p>Şimdi ise yerel seçimlere sayılı günler kala İçişleri Bakanlığı <strong>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'e</strong> İzmir’in 100’üncü yıl kutlamalarında yaptığı konuşmada Osmanlı Devleti'ne ve son Padişah Vahdettin’e hakaret ettiği gerekçesiyle soruşturma başlattı. </p>

<p>Gerekçe <strong>Atatürk’ün Nutuk’undan</strong> alıntı yapılan sözlerine ilişkin. </p>

<p><strong>Şimdi şunu merak ediyorum. </strong></p>

<p>CHP’de yaşanan genel başkanlık seçimi sonrası değişimci yeni genel başkan<strong> Özgür Özel başta olmak üzere, CHP İzmir örgütü, İzmir’in CHP’li Milletvekilleri, belediye başkanları ve partililer 4,5 yıldır görevde olan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in arkasında duracak mı? </strong></p>

<p>Bir kez de şöyle sorayım?</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere armağanı <strong>Nutuk’tan esinlenerek yaptığı konuşma karşısında açılan davadan dolayı Başkan Soyer’in arkasında durmayacak mısınız ? </strong></p>

<p>Yoksa herkes üç maymunu oynayıp köşe kapmaca gibi fırsat bu fırsat başkan koltuğuna mı oynacak ? </p>

<p>Yaşayıp hep birlikte göreceğiz…</p>
]]></content:encoded>
<author>Yusuf Kırbiç</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/yusuf-kirbic/sen-misin-nutuk-tan-alinti-yapan/106/</link>
<pubDate>Wed, 22 Nov 2023 14:29:33 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Unutmamalı, Hatırlamalı Avrupa'nın Başkanı Soyer, İzmir İçin Ter Döküyor</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Sanırım hepimizde olan bir özellik yaradılışımızda bizlere kodlanmış; eleştiri.</p>

<p>Çünkü yapılanları hemen unutma gibi bir huyumuz var. Hele bir de karşımızdaki kişi eleştiriye açıksa onu bu anlayışlı tavrını eksiğiymiş gibi görüp vuruyoruz yerden yere. </p>

<p>Başarılar bir anda unutulup eksik arama derdi ne illet bir hastalıkmış meğer!</p>

<p><strong>Türkiye uzun yıllar Avrupa Birliğine girmek için ter dökerken İzmir'in başkanı çoktan bizi Avrupa'ya soktu</strong> ama kimse bunun farkında bile değil.  İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı <strong>Tunç Soyer sayesinde Türkiye Avrupa'da temsil ediliyor</strong>.</p>

<p>Bunu gözden kaçırıyoruz.  </p>

<p><strong>Başkan Soyer</strong>, Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi'nin 45. Genel Kurulu'nda oy birliğiyle kongrenin <strong>Bölgeler Meclisi Başkanlığı'na seçildi</strong>. Soyer, Bölgeler Meclis Başkanlığı ile birlikte resmi olarak Kongre Başkan Vekilliği görevini de üstlenme hakkını elde etti.</p>

<p>Bunun önemini anlamak bu kadar zor olmamalı. <strong>Bu güveni ve başarıyı kazanmak bilgelik ister, deneyim ister, donanım ister. Bunlara sahip bir belediye başkanı da kim olursa olsun takdir edilmeli ve sahip çıkılmalıdır. </strong></p>

<p>Çok değil bundan 5 yıl öncesini hatırlayalım. Büyükşehir başkanlığı koltuğunda ki ilk zamanlarınız heyecanla hizmet için yanıp tutuşurken pat diye nur topu gibi bir pandeminiz oluyor. Haliyle Tunç başkan da bu pandemi illetiyle yola çıkmak zorunda kaldı. Pandeminin yanına eklenen ekonomik kriz ise cabası.</p>

<p>Ama bu süreçte neler yapıldı onu da hatırlamakta fayda var.</p>

<p>Yolları boş bulmuşken başlatılan <strong>asfalt seferberliği,</strong> mağdur olan <strong>her kesime sahip çıkılması </strong>hatta bu konuda <strong>Türkiye’ye örnek olunması. Tarıma yönelik atılımlar</strong> ve daha sayısız hizmetler... Sadece pandemi döneminde yaptıklarıyla bile dikkat çekti.</p>

<p>Eh biz insanoğlu gün içerisinde koşturma telaşımızda çok unutkan olabiliyoruz. Ama oturup geri dönüp düşündüğümüzde hangi şartlarla neler başarılmış olduğu da ortada.</p>

<p>Türkiye'nin 3. büyükşehrinde zorluklara rağmen<strong> başarıyla tamamlanan bir pandemi süreci ardından başta raylı sistem olmak üzere yapılan ulaşım yatırımları</strong> ve daha sayısız hizmet...</p>

<p><strong>Büyükşehir belediye başkanlarının en az 2 dönem o koltukta oturması ve hizmetlerini tamamlamasına inananlardanım</strong>. Eh bu kadar yapılanları hatırladıktan sonra sizce de Tunç başkan yerel seçimlerde ikinci dönemi hak etmiyor mu? </p>

<p><strong>Yoksa CHP içerisinde ki değişimin faturası zaten cumhuriyetin kalesi olarak görülen ve çantada keklik anlayışıyla yaklaşılan İzmir’e mi kesilecek?</strong></p>
]]></content:encoded>
<author>Yusuf Kırbiç</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/yusuf-kirbic/unutmamali-hatirlamali-avrupa-nin-baskani-soyer-izmir-icin-ter-dokuyor/105/</link>
<pubDate>Mon, 13 Nov 2023 14:26:26 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Değişimi En Çok İzmir'de Hissetmek İstiyoruz  Karabağlar mı ? Karalar Bağlar mı ?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Büyükşehir belediye başkanlarının 2 dönem görevde kalması kanısındayım…</p>

<p>Kaldı ki pandemiyle kayıp olan süre göz önünde bulundurulduğunda büyükşehir koltuğunda oturanların dertleri de büyük oluyor. <br />
Partisine ve kişisine bakılmaksızın <strong>2 dönem haklarıdır ama ilçeler bazında değişiklik muhakkak şart. </strong></p>

<p>İzmir’e bakacak olursak başarılı ilçeler olduğu kadar sessizliğe bürünen, <strong>kapalı devre belediyelerde çok.</strong> Sırtını büyükşehire dayamış olan bazı belediyeler biraz da olsa iş yapın be kardeşim. </p>

<p>Bu yazdıklarıma çok iyi iki örnek<strong> Karabağlar Belediyesi ve Balçova Belediyesi.</strong> Hizmetin esamesi okunmuyor bu iki ilçede. </p>

<p> </p>

<p>Göstermelik yapılan dostlar alışverişte görsün tarzında işlerle zaman doldurmanın ötesine geçilmiyor. </p>

<p><strong>Karabağlar’da belediye başkanı iki dönemdir görevde ama kendisinden haber alınamıyor. </strong></p>

<p><strong>Balçova’da ise saltanat eşte eşe geçtiği için dört dönemdir Çalkaya hanedanlığı sürüyor.</strong></p>

<p>Bu yazımızda Karabağlar’ı ele alalım. </p>

<p>Hanedanlığın sürdüğü Balçova’ya ise başka bir yazımızda değineceğiz.</p>

<p>Hatırlarsınız geçtiğimiz hafta gerçekleşen yağışlarda yine ortalık perperişan olmuştu. Bu perişanlıktan nasibini en iyi alan ise Karabağlar oldu. </p>

<p>İş işten geçtikten sonra Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu, sokakları gezerek yaraları saracağız pozu veriyor ve sonrasında basına haber servis ediyorlar. </p>

<p>Geriye kalan <strong>delik deşik yollar, yağışla birlikte tuzağa dönüşen, Survivor’u aratmayan Karabağlar…</strong></p>

<p>İzmir genelinde yağışlara büyükşehir belediyesinin yıllar bazında önlem alma çalışmaları şehir genelinde kendini gösterse de Karabağlar Belediyesi kendi sınırlarında bir santim bile adım atmış durumda değil. </p>

<p> </p>

<p><strong>Zaten Karabağlar 2 dönemdir var mı yok mu o bile belli değil.</strong></p>

<p>Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun gölgesinde kalmış bir belediye başkanıyla kayıp yaşamaya devam ediyor ne yazık ki. </p>

<p>Anlayacağınız İzmir’in merkezinde olan bir ilçede ne yaşayan yurttaş ne de esnaf mutlu değil. Yüzler gülmüyor. <strong>Karabağlar uzun süredir Karalar Bağlar olarak anılıyor desem yeridir. </strong></p>

<p>Karabağlar’a hizmet konusunda için için yanan kişiler var biliyorum. Özellikle CHP içerisinde bu isimler çoktan konuşulmaya başlandı bile. </p>

<p><strong>Madem ki CHP Kurultayında değişim mesajı verildi bu mesaja İzmir’den en net cevap Karabağlar’dan verilecektir diye tahmin ediyorum.</strong></p>

<p>CHP içerisinde ki değişimin partiye büyük bir ivme katacağına inanan birisi olarak Karabağlar için sürecin nasıl işleyeceğini yaşayıp göreceğiz.</p>
]]></content:encoded>
<author>Yusuf Kırbiç</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/yusuf-kirbic/degisimi-en-cok-izmir-de-hissetmek-istiyoruz-karabaglar-mi-karalar-baglar-mi/104/</link>
<pubDate>Fri, 10 Nov 2023 12:29:39 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>KIŞ SERT GEÇECEK, PARAMI NASIL KORUYABİLİRİM, 2024 YILI BORSA YILI MI ?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Kış aylarında enflasyonu maalesef dünya olarak tekrar ciddi bir şekilde hissedeceğiz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Bu dönemde paramızı korumak çok daha zorlu olacak bunun nedeni önceki dönemde enflasyon verileri %70’ler civarındayken sadece %10’luk ticari kredi faizi vardı ve bunu doğru bir yatırım ile kullanarak şirketler ciddi bir getiri elde ediyorlar ve borsada da yatırımcılarına güzel kazançlar bırakıyordu. </span></span></p>

<p><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 16px;">Bu dönemde ise ticari kredi faizlerinin %50’lere dayanması ile birlikte işler çok daha farklı olacak, paralarını korumak isteyen borsa yatırımcılarının daha dikkatli hareket etmesi gerekiyor peki paramızı enflasyona karşı korumak adına hangi ölçütlere dikkat etmeliyiz?</span></p>

<p><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 16px;">Borsa İstanbul geçtiğimiz hafta küçük bir düzeltme yaptı ve sonrasında haftayı 8039 seviyesinde kapattı. </span></p>

<p><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 16px;">Dünya olarak sert bir kış dönemine girmeye hazırlanıyoruz, bu dönemde hisse seçerken paramızı enflasyona karşı korumak adına daha dikkatli olmalıyız bu ölçütlerden bazıları ise; hikayesi güçlü, yüksek nakit varlıkları olan, borcu düşük, krediye ihtiyacı olmayan güçlü şirketlere yatırım yapacaklar için 2024 yılı için oldukça kazançlı bir yıl olacağını öngörüyorum. </span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">2024 yılında gıda ve enerji sektörünün daha ön planda olacağını düşünüyorum ayrıca AB Ekonomisinin de yeteri kadar büyümemesi talebin azalmasına yol açacak ve Avrupa’ya ihracat yapan şirketlerimizin reel büyümesi diğer ihracatçı şirketlerimize göre daha ağır olacaktır.</span></span></p>

<p><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 16px;">Ons altın anlık olarak 1925 dolar seviyelerinde hareket etmekte, Ons Altın da henüz bir yükseliş trendi göremiyorum, FED enflasyon ile mücadelesinde istediği noktaya henüz gelmediğinden şahin tutumunu koruyor ve altını baskılamaya devam ediyor. </span></p>

<p><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 16px;">Olağanüstü bir durum olmadıkça ons altın için son çeyrekte de bir hareketlilik beklemiyorum. </span></p>

<p><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 16px;">Altında ki şu anki bu konumların ciddi alım fırsatlarını beraberinde getirdiğini ve 2024 yılı için ise altın- gümüş gibi emtialar için oldukça pozitif bir yıl olacağını düşünüyorum. </span></p>
]]></content:encoded>
<author>Ulaş Deniz YALÇIN</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/ulas-deniz-yalcin/kis-sert-gececek-parami-nasil-koruyabilirim-2024-yili-borsa-yili-mi/100/</link>
<pubDate>Mon, 25 Sep 2023 10:56:11 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Siğil Nedir? Nasıl Bulaşır? Nasıl Tedavi Edilir?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Siğiller Human Papilloma Virus (HPV) adı verilen bir virüsün bulaşması sonucu oluşan deriden kabarık lezyonlardır.  <br />
HPV’nin 100’den farklı tipi olup bazı tipler belli hastalıklarla ilişkilendirilmiştir. </p>

<p>Bunların da en önemlisi kanserojen etkilerinin olduğu bildirilen tipleridir. Özellikle kadınlardaki rahim ağzı kanserinin en sık sebebi HPV enfeksiyonu iken, her iki cinste bazı tiplere bağlı deri kanserleri de bildirilmiştir. Dolayısıyla HPV enfeksiyonunda tedaviden daha önemli olan şey korunmaktır.</p>

<p>Hastalık kişiden kişiye direkt temas veya daha nadir olarak enfekte bir yüzeyle temas sonucu gelişebilir. Burada önemli olan temas süresi, maruz kalınan virüs miktarı, kişinin bağışıklık durumu ve temas eden bölgedeki deri bütünlüğünün sağlam veya bozuk olmasıdır. </p>

<p>HPV yalnızca derinin epidermis denilen en üst tabakasını veya ağız içi, genital bölge gibi ıslak deri yani mukoza bölgelerini enfekte edebilir. Herhangi bir iç organ tutulumu yapmaz.</p>

<p>HPV’ye bağlı lezyonlar genellikle deri renginde veya birkaç ton daha koyu renkte, deriden kabarık, karnabahar görünümünde lezyonlardır. </p>

<p>Yüzde yaygın, yüzeyi düz, dairesel milimetrik plaklar, ayak tabanında da basıya bağlı yüzeyden kabarık olmayan yaygın mozaik paternde lezyonlar da izlenebilir. Lezyonlar nemli, kapalı ortamda daha kolay yayılabildiği gibi kaşıma, koparma, kesme, sürtünme gibi yollarla da yayılabilir.</p>

<p>Hastalığın bulaşmasını veya bulaştığı durumda da yayılmasını engellemek için:</p>

<p>1. Tırnak makası, makyaj malzemeleri, iç çamaşırı, çorap, ayakkabı, terlik, mayo gibi eşyalar kişiye özel olmalı, temiz olarak kullanılmalı, hastalık varlığı durumunda sık sık dezenfekte edilmelidir.</p>

<p>2. Havuz, hamam, ortak banyo gibi alanlarda nemli zeminlere terliksiz basmamak, oturulacaksa bir havlu sermek gerekir.</p>

<p>3. Genital lezyon varlığında epilasyon yapılacaksa jilet, ağda, tüy dökücü krem veya epilatör gibi deri bütünlüğünü bozacak uygulamalardan uzak durulup, lezyonlar iyileşene kadar kılların bir makasla kısaltılması uygun olacaktır.</p>

<p>4. Genital lezyonlar sıklıkla cinsel yolla bulaştığı için şüpheli durumlarda mutlaka kondom kullanılmalıdır.</p>

<p>5. El tırnaklarının yanlarında çıkan derileri koparmanın kesmenin, ellerde kuruluğa veya alerjilere bağlı oluşan egzamaların bu bölgedeki deri bütünlüğünü bozması ve elimizle temas ettiğimiz her şeyden HPV bulaş riskini arttırması sebebiyle deri bakımı çok önemlidir.</p>

<p>6. Hem bulaşı azaltmak hem de bulaş halinde yayılımı azaltıp iyileşmeyi hızlandırmak için bağışıklık sisteminin kuvvetli olması gerekir. Bu amaçla iyi beslenilmeli, iyi uyunmalı, stresten uzak durulmalıdır.</p>

<p>7. Lezyon varlığı halinde yayılımı engellemek için lezyon koparılmamalı, kesilmemeli, o bölgeye mümkün olduğunca sürtünülmemeli, en kısa sürede tedavi için bir Dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır.</p>

<p>8. HPV’nin özellikle kanserojen tiplerinden korunmanın en önemli basamağı aşıdır. Piyasada farklı HPV türlerine karşı bağışıklık sağlayan kombine aşılar mevcut olup, burada önemli olan mikrop bulaşmadan önce aşı olmaktır. Bu nedenle cinsiyet fark etmeksizin 10-12 yaşlarında çocukların aşılanması önerilmektedir. Mikropla karşılaşmamış bireylerde daha ileriki yaşlarda da aşı uygulaması aynı şekilde koruyuculuk sağlamaktadır.  </p>

<p>Hastalık bölgesine göre kremle veya yüzeyel uygulanan solüsyonlarla tedavi mümkün olabildiği gibi, özellikle genital bölge ve ayak tabanı gibi hastalığın kolay yayılabildiği bölgelerde sıvı azotla dondurma veya koter, lazer gibi cihazlarla lezyonu yakma şeklinde tedaviler mümkündür. Kadınlarda genital lezyon durumunda Dermatolog muayenesine ek olarak mutlaka bir de Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı muayenesi, cinsiyet fark etmeksizin makat bölgesinde yerleşen lezyonlarda da yine Dermatoloji uzmanına ve ek olarak mutlaka bir Genel Cerrahi uzmanına muayene olmak önemlidir.</p>
]]></content:encoded>
<author>Sedef Demirer</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/sedef-demirer/sigil-nedir-nasil-bulasir-nasil-tedavi-edilir/99/</link>
<pubDate>Tue, 19 Sep 2023 08:16:24 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>HIFU, Ameliyatsız Yüz Germe Tedavisi Nedir?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>HIFU teknolojisi yüksek yoğunluklu odaklanmış ultrason enerjisi ile ses dalgasını ısıya dönüştürerek, cilt altında kollajen üretimini uyaran ve bu sayede uygulama alanında sıkılaşma ve gerilme sağlayan bir tedavi yöntemidir.</p>

<p> Cilt altında HIFU sayesinde oluşturulan, kontrollü, noktasal ısı hasarını onarmak üzere kişinin kendi fibroblast hücreleri uyarılır ve kollajen üretimi de bu şekilde tetiklenmiş olur.<br />
HIFU derinin Dermis denilen orta tabakasında ve onun daha altındaki SMAS tabakasında etki gösterir. </p>

<p>SMAS yüzün yumuşak doku katmanlarından biri olup tüm yüzü saran fibröz bir ağ şeklindedir. Bu tabakaya yüz germe ameliyatları sırasında müdahale edilerek gerginliği arttırılır. HIFU işlemi de bu tabakada etki gösterdiğinden genellikle ameliyatsız yüz germe tedavisi olarak adlandırılmaktadır.</p>

<p><img alt="" src="https://www.mansetizmir.com/images/files/2023/08/64ec34681373c.jpg" style="width: 600px; height: 450px;" /></p>

<p>HIFU ciltte gevşemenin olduğu tüm bölgelerde kullanılabilen FDA onaylı bir teknolojidir. Başta alt yüz, gıdı ve boyun olmak üzere kol, karın ve bacak bölgesindeki sarkmalarda da başarıyla kullanılmaktadır.</p>

<p>Yüz için HIFU uygulaması tek seanslık bir tedavidir. Vücutta ise deformasyon derecesine bağlı olarak birden fazla seans gerekebilir. Yüzde uygulama sonrası yaklaşık 3. haftada değişiklikler görülmeye başlanır ve 3 aya kadar da değişim devam eder. Bu süreçte cilt hafif gerilirken, kırışıklıklar azalır, cilt kalitesi artar, nasolabial ve marionette çizgisi dediğimiz burundan dudağa, dudaktan çeneye uzanan çizgilerin derinliği azalır, çene hattı belirginleşir, çene hattındaki sarkmalar giderilir, boyun cildi sıkılaşır, gıdı varsa azalır. Uygulamanın etkisi yaşa bağlı olarak 1-2 yıl kadar sürer.</p>

<p>HIFU cilt yüzeyinde herhangi bir hasar oluşturmadığı için yaz-kış yapılabilmektedir. Uygulama genel olarak acısız olup yalnızca hafif ısı ve minimal bir elektrik çarpması hissi oluşturabilmektedir. Yaklaşık 40 dakika kadar sürer. Sonrasında tedavi bölgesinde hafif ödem, geçici kızarıklık ve minimal bir ağrı hissi nadiren bazı hastalarda olabilmektedir. Günlük hayatı aksatmayan bir işlemdir.</p>

<p>Gelelim bir dermatolog olarak işlemle ilgili tecrübelerim ve önerilerime… <br />
Öncelikle HIFU çoğu danışanımda severek kullandığım bir tedavi yöntemi çünkü tek seanslık, ağrısız ve insanı günlük hayattan alıkoymayan bir uygulama. Alt yüz, gıdı ve boyun bölgesinde oldukça iyi sonuç veriyor. </p>

<p>Sarkma deformitelerinin giderilmesi için dolgu uygulaması gerektiren kişilerde, sonrasında kullanılacak dolgu miktarını belirgin olarak azaltıyor. Kişinin kendi kendine iyileşmesini tetikleyen bir uygulama olduğu için sonuçları enjektabl uygulamalara göre daha uzun süre kalıcı, herhangi bir alerjik reaksiyon riski de yok. Alt yüzü ağırlaştırmadan yüz ovalini koruyan bir uygulama. Burada bence belirtilmesi gereken durum kişiden kişiye vücudun iyileşme ve yapılanma süreçleri değişiklik gösterdiğinden aynı uygulayıcı, aynı tedavi ve aynı yaşta ve tipte iki insanda farklı düzeylerde tedavi etkinliği gözlenebilmekte. </p>

<p>Bu noktada kişilerin iyileşmeyi desteklemek ve etkinliği arttırmak adına ağızdan en azından ilk 1 ay kollajen takviyesi kullanmalarını öneriyorum.</p>

<p>Diğer yandan HIFU mutlaka deneyimli bir uzman hekim tarafından yapılması gereken bir işlem. Uygulama esnasında doğru tabakada çalışmak önemli bunun için de uygulama alanında Dermis ve SMAS tabakalarına etki edebilecek cihaz başlıklarını doğru seçmek gerekiyor. <br />
Anatomik olarak bazı bölgelerden geçen sinirler veya göz gibi hassas yapılar şiddetli ses dalgalarından etkilenebileceği için belli alanlara işlem yapılmaması gerekiyor. Olması gerekenden az veya çok atış yapmak, yasak olan bölgelere atış yapmak, çalışma bölgesine uygun olmayan derinliğe inen bir başlıkla atış yapıyor olmak yetersiz bir sonuç veya istenmeyen bir yan etkiye yol açabilir. Bu sebeple uygulayıcı çok önemlidir.</p>

<p>Doğru uygulandığında HIFU, yüzde sarkma deformitesi çok ilerlemeden, ortalama iki yılda bir yapıldığında yüz ovalinin ve cilt elastikiyetinin korunmasında, kronolojik yaşlanma bulgularının yavaşlatılmasında güvenli ve etkili bir tedavidir.</p>
]]></content:encoded>
<author>Sedef Demirer</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/sedef-demirer/hifu-ameliyatsiz-yuz-germe-tedavisi-nedir/96/</link>
<pubDate>Mon, 28 Aug 2023 08:45:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Pusulayı Menemen'e Çevirmek, Menemen'in Yeni 100'ü Hizmet Oldu, Önce Menemen'e sınıf atlatacak eğitim müjdesi şimdi ise 100 yeni araç</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>​​​​​​Uzun süredir takibinde olduğumuz Menemen Belediye Başkan Vekili Aydın Pehlivan kısa sürede hayata geçirdikleri ile elinde sihirli değnek mi var sorusunu akıllara getiriyor. </p>

<p>Belediyenin mali düzenini hızlı bir şekilde toparlayarak borçsuz bir belediye yaratması, personel maaşlarında ki iyileştirme, ülkede ki ekonomik krize rağmen belediye çalışanlarına performans primi adı altında ek ödemeler ile sadece <strong>İzmir değil ülke gündemine oturan Başkan Pehlivan Menemen’e fakülte ve yüksekokul müjdesiyle Ankara’dan dönmesinin ardından bir bomba daha patlattı. </strong></p>

<p><strong>Belediyenin kendi öz kaynaklarıyla bünyesine kazandırdığı 100 yeni araç… </strong></p>

<p><strong><img alt="" src="https://www.mansetizmir.com/images/files/2023/08/64e98b78152b2.jpg" style="width: 600px; height: 450px;" /></strong></p>

<p>Hatırlanacağı üzere Menemen Belediye Başkanvekili Aydın Pehlivan, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ ile YÖK Başkanı Erol Özvar'a yaptığı ziyaretin ardından müjdeleri sıralamıştı. Başkan Pehlivan, “Bakırçay Üniversitesi'ne tıp ve ziraat fakülteleri ile 2 tane yüksekokul daha kazandırıyoruz” açıklamasında bulunmuştu. </p>

<p><img alt="" src="https://www.mansetizmir.com/images/files/2023/08/64e98bb6c478f.jpeg" style="width: 600px; height: 450px;" /></p>

<p>Şimdi ise yeniliklerine bir yenisi daha ekliyor Başkan Pehlivan. Gelecek nesilleri düşünerek projeler gerçekleştirdiğini açıklayan <strong>Başkan Pehlivan, Cumhuriyetin 100. yılında 150 milyon lira bedelle Menemen’e, Menemenlilere hizmet edecek 100 yeni aracı ilçesine kazandırdı. </strong></p>

<p><strong><img alt="" src="https://www.mansetizmir.com/images/files/2023/08/64e98b8741c33.jpg" style="width: 600px; height: 400px;" /></strong></p>

<p>Evet yanlış duymadınız. Cumhuriyetin 100. yılında Menemen'e 100 hizmet aracı. </p>

<p>Ambulanstan kamyona, kepçeden minibüse kadar geniş bir yelpazedeki araçlar Menemen Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen tanıtım töreni ile görücüye çıktı. </p>

<p><strong>2,5 sene önce borç batağında olan ve çalışamaz hale gelmiş Menemen Belediyesi’ni bugün öz kaynaklarıyla 100 araç alabilecek seviyeye getiren Başkan Pehlivan İzmir’de bir tarih yazıyor. </strong></p>

<p><img alt="" src="https://www.mansetizmir.com/images/files/2023/08/64e98ba830de8.jpg" style="width: 600px; height: 352px;" /></p>

<p>İzmir’de vatandaşların akıllarında soru işareti olan <strong>AK Parti belediyeciliğinin en güzel örneğini de sunuyor Başkan Aydın Pehlivan.</strong> Ha bir de Atatürk'ün "Türk milleti çalışkandır" sözüne sahip çıkarak cumhuriyete nasıl sahip çıkılacağını da hizmetleriyle herkese gösteriyor. </p>

<p>Ayakta alkışlanacak hizmetleri için <strong>söylenecek tek bir kelime kalıyor Menemen Belediye Başkan V. Aydın Pehlivan'a; Tebrikler.</strong></p>

<p><strong><img alt="" src="https://www.mansetizmir.com/images/files/2023/08/64e98b9ecc395.jpg" style="width: 600px; height: 352px;" /></strong></p>
]]></content:encoded>
<author>Yusuf Kırbiç</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/yusuf-kirbic/pusulayi-menemen-e-cevirmek-menemen-in-yeni-100-u-hizmet-oldu-once-menemen-e-sinif-atlatacak-egitim-mujdesi-simdi-ise-100-yeni-arac/95/</link>
<pubDate>Sat, 26 Aug 2023 08:18:08 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>CHP Menderes'te Kazananlar ve Kaybedenler... "Bana yine hüsran bana yine hasret var"... "Geçde Olsa Bahar Geldi"</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>CHP Menderes örgütünde dün kongre heyecanı yaşandı.</p>

<p>Mevcut başkan Sezen Şen ile Hakan Karakurt ilçe başkanlığı için yarıştı.</p>

<p>İki adaylı yarışta mevcut başkan <strong>Sezen Şen, yolsuzluk soruşturması kapsamında Menderes Belediye Başkanlığı görevinden alınan Mustafa Kayalar’ın desteğiyle kongreye hazırlanırken, Hakan Karakurt ise geçmişte gençlik kollarında ki enerjisini sahaya yansıttı.</strong></p>

<p>Kongre sürecinde yaşananlara bakacak olursak aslında dünkü sonucun şaşırtıcı olmadığı ortaya çıkacaktır. Çünkü 44 mahallesi bulunan Menderes’te süreç birçok olaya tanıklık etti.</p>

<p><strong>Belediye başkanlığı görevinden alınsa da hala kendini o görevde sanan Mustafa Kayalar’ın </strong>delege seçimlerinde oy kullanacak parti üyesi belediye çalışanlarını arayarak <strong>üstü kapalı iş tehdidinin ardından</strong> delegelere baskısı da <strong>Menderes’te kazanın fokurdamasına sebep oldu.</strong></p>

<p>Zaten öncesinde kazan Menderes’te kaynıyordu. </p>

<p>Kayalar’ın yolsuzluk olaylarıyla Menderes’te kan kaybı yaşayan CHP, ilçe örgütünün de Kayalar ile yol yürümeye devam etmesiyle iyice enerji kaybına uğramıştı.</p>

<p>Hal böyle olunca ilçe seçimi öncesi tehdit ve baskılardan bunalan partililer de dünkü seçimde gereken cevabı verdi. </p>

<p>Menderes örgütünden konuştuğum isimler bu tehdit ve baskının olmaması halinde dünkü sonucun Hakan Karakurt adına daha ezici bir çoğunlukta çıkacağını da ifade ettiler.</p>

<p>Anlayacağınız belediye başkanlığından çok yolsuzlukla gündem olan ve başkanlığı kaybeden <strong>Mustafa Kayalar, ilçe başkanlığı seçiminde de kaybeden oldu. </strong>Bunun yanı sıra Sezen Şen’in listesinde il delegesi olarak yer alan <strong>Mustafa Kayalar il delegesi de olamayarak bir kaybediş daha yaşadı.</strong></p>

<p>Mustafa Kayalar için son dönemlerde <strong>“bana yine hüsran, bana yine haset var”</strong> şarkısı çaldığı aşikar. Acaba Kayalar kimin bu kadar ahını aldı çok merak ediyorum.</p>

<p>Ee tabi kaybedenlerin olduğu bir <strong>seçimde kazananlar da vardı. Listenin en başında tabii ki de Hakan Karakurt var. CHP Menderes’te ki ölü toprağını ortadan kaldırdı ve yeni bir enerji ile CHP’ye kan getirdi. </strong>Şimdi ise listesindeki deneyimli isimlerle Menderes’te başarılı bir yönetim sergileyeceğini umuyorum.</p>

<p><strong>Bir diğer kazanan ise Menderes Belediye Başkan V. Erkan Özkan. </strong>Seçimlerde tarafsız kaldığını açıkça ifade eden Özkan aslında sadece <strong>CHP Menderes’e değil tüm parti örgütüne de çok güzel örnek oldu. </strong>Sonuçta CHP’li belediye başkanlarının ilçe kongrelerine nasıl dahil olduğu herkes tarafından biliniyor. </p>

<p><strong>Özkan’ın bu davranışı partide artıları kazanmasına sebep olurken siyasi geleceğine de önemli bir katkı sağladı.</strong></p>

<p>Sonuçta Menderes’e yerel seçim sonrası gelmesi gereken bahar havası geçte olsa ilçe seçiminin ardından gelmiş oldu.</p>
]]></content:encoded>
<author>Yusuf Kırbiç</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/yusuf-kirbic/chp-menderes-te-kazananlar-ve-kaybedenler-bana-yine-husran-bana-yine-hasret-var-gecde-olsa-bahar-geldi/94/</link>
<pubDate>Mon, 21 Aug 2023 08:30:38 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Sayın Çalkaya Vatandaşa da Ses Yükselecek mi?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background:white"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-kerning:auto"><span style="font-feature-settings:normal"><span style="color:#222222">Balçova Eski Belediye Başkanı Mehmet Ali Çalkaya’nın, İzmir Büyükşehir Belediyesi Eski Başkanı Yüksel Çakmur’un CHP Balçova İlçe Kongresinde konuşması esnasında ayağa kalkarak bağıra bağıra kendisine ‘’ bu şehri takunyacılara teslim ettin, defol git buradan’’ söylemiyle tepki göstermesi gündeme bomba gibi düştü.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background:white"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-kerning:auto"><span style="font-feature-settings:normal"><span style="color:#222222">Ofis basıp partilisini dövmesi haberleri daha gündemden soğumamışken şimdide ilçe kongresinde terör estirmiş Sayın Çalkaya.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background:white"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-kerning:auto"><span style="font-feature-settings:normal"><span style="color:#222222">Ancak Sayın Çalkaya’nın bu çıkışından çok dikkatimi sosyal medya üzerinden vatandaşların yaptığı yorumlar dikkatimi çekti.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background:white"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-kerning:auto"><span style="font-feature-settings:normal"><span style="color:#222222">İzmir’de Son Dakika İnstagram hesabında yayınlanan videonun altına yapılan yorumları okudum, sizlere de aynen aktarıyorum;</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><br />
<span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background:white"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-kerning:auto"><span style="font-feature-settings:normal"><b><span style="color:#222222">omr4435: </span></b><span style="color:#222222">Öfke Niye Sayın Çalkaya? Takunyalılar diyerek neden ötekileştirme yapıyorsunuz? 15 yıldır Balçova’da toplar aynı? Sabahları Konak yönüne gitmek, Balçova ‘dan çıkmak için insanlar zaman kaybediyor . Yaptığınız güzel çalışmalardan dolayı da teşekkürler…</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background:white"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-kerning:auto"><span style="font-feature-settings:normal"><b><span style="color:#222222">emrahtrs35: </span></b><span style="color:#222222">Çalkaya gibi elitist takılıp bir halkı küçümseyenler olduğu sürece CHP den iktidar değil İzmir dışında belediye başkanı olmaz, Çalkaya ne yaptı Balçova’da, eşi geldi ne yaptı! Balçova aynı eski Balçova eğitim mahallesi dışında.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background:white"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-kerning:auto"><span style="font-feature-settings:normal"><b><span style="color:#222222">alipala35: </span></b><span style="color:#222222">Siz de ellerinizi çekseniz artık Balçova’dan. Çalkaya ailesi olarak bir gitseniz, hizmet sıfır ne yaptınız Balçova’ya!</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background:white"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-kerning:auto"><span style="font-feature-settings:normal"><span style="color:#222222"><strong>bekir.ozz: </strong>İzmir’de böyle düşünce ile giderse modern köy kalmaya devam. Bu nedir arkadaş beceremiyorsun artık git. CHP’nin acil değişim ve dönüşmesi gerekir. Saltanatlık gibi gelen gitmiyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background:white"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-kerning:auto"><span style="font-feature-settings:normal"><b><span style="color:#222222">Candansuphandagi: </span></b><span style="color:#222222">30 yıldır Balçova’da aynı sokakta oturuyorum. Ne Çankaya ne de eşi bir kez uğramamıştır. Her geçen gün sahipsiz köy şekline dönüşen sokağına yazık olmuştur. Hala anlamış değilim adeta babadan eşe geçen bir yerel yönetim şeklini.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background:white"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-kerning:auto"><span style="font-feature-settings:normal"><b><span style="color:#222222">cck192:</span></b><span style="color:#222222"> İmara açılan yerlerin parası bitmiş galiba, çok agresifleşmiş!</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background:white"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-kerning:auto"><span style="font-feature-settings:normal"><b><span style="color:#222222">minkaleleryapias: </span></b><span style="color:#222222">50 yıllık Balçovalıyım. 15 yıldır çivi çakmadınız Balçova’ya. 15 yıl önce Narlıdere köydü orası İzmir’in en güzel semtlerinden biri oldu, siz Balçova’yı köy yaptınız. Defolup gidin artık Balçova'nın başından bu hanedanlığınız bu seçimde bitecek inşallah.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background:white"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-kerning:auto"><span style="font-feature-settings:normal"><b><span style="color:#222222">metin.balcobora3535:</span></b><span style="color:#222222"> Çalkaya hanedanlığı. Şimdi sıra yönetim sırası çocuklarına gelmiştir.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background:white"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-kerning:auto"><span style="font-feature-settings:normal"><b><span style="color:#222222">Ozdogannedret: </span></b><span style="color:#222222">Bu Çalkayalar ve onlar gibileri yüzünden CHP den soğuduk.. Sırf bu aile yüzünden 70 küsur yaşındayım partiden soğuduk, ilk defa oy vermeyeceğiz. Dağdan gelip bağlarını kovmak bunlar için söylenmiş sözlerdir. Balçova’da kibarlığından sesi çıkmayan insanların arazilerini plan yapıyorum diye ellerinden alıp başkalarına peşkeş çekerler ama dişliler dokunamazlar ya da başka sebep.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background:white"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-kerning:auto"><span style="font-feature-settings:normal"><b><span style="color:#222222">gokhankarabiyik85: </span></b><span style="color:#222222">Kendisi belediye başkanı olamadı eşini aday yaptı şimdide oğlunu aday yapacak çıkmış oraya konuşuyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background:white"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-kerning:auto"><span style="font-feature-settings:normal"><b><span style="color:#222222">sahinmehmet_ali:</span></b><span style="color:#222222"> Kendisi Balçova’ya ne yapmış ki ne faydası dokunmuş, bir Ata caddesi var kaldırımda yürüyemezsin engelli olursun.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background:white"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-kerning:auto"><span style="font-feature-settings:normal"><b><span style="color:#222222">Merak ediyorum acaba Sayın Çalkaya, kendisine bu kadar tepkili olan vatandaşlarına da sesini yükseltecek mi?</span></b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>
]]></content:encoded>
<author>Yusuf Kırbiç</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/yusuf-kirbic/sayin-calkaya-vatandasa-da-ses-yukselecek-mi/89/</link>
<pubDate>Mon, 07 Aug 2023 08:28:48 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Bir Yerde Grev, Bir Yerde Bahar Havası</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background:white"><span style="color:#222222">İzmir aynı günde farklı gündem gelişmelerine sahne oluyor. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background:white"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-kerning:auto"><span style="font-feature-settings:normal"><b><span style="color:#222222">Bir yanda İzmir geneline yayılan grev süreci, diğer yanda hayatından memnun, Başkanlarına sımsıkı sarılan emekçiler. </span></b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background:white"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-kerning:auto"><span style="font-feature-settings:normal"><span style="color:#222222">İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde metro ve tramvaydaki grev nedeniyle ulaşım krizi sürerken bir de bunlara İZELMAN ve İZENERJİ şirketlerinde çalışan işçilerin eylemi eklendi. </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background:white"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-kerning:auto"><span style="font-feature-settings:normal"><span style="color:#222222">Bu yetmezmiş gibi üzerine büyükşehirde yetkili sendika KESK Tüm Yerel Sen’in çağrısıyla memurların hizmet üretmeyeceğini açıkladı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background:white"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-kerning:auto"><span style="font-feature-settings:normal"><b><span style="color:#222222">İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde grev krizi büyürken, bilin bakalım nerede bahar havası yaşanıyor? </span></b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background:white"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-kerning:auto"><span style="font-feature-settings:normal"><span style="color:#222222">Cevabı hemen söyleyelim, </span><b><span style="color:#222222">Menemen Belediyesi</span></b><span style="color:#222222">. </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background:white"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-kerning:auto"><span style="font-feature-settings:normal"><span style="color:#222222">Hani şu çalışanlarının tüm alacaklarını veren, üzerine ekstra bayram primi ile hepsine çifte bayram havası yaşatan, kamuya dair borçlarının tamamını sıfırlayan Menemen Belediyesi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background:white"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-kerning:auto"><span style="font-feature-settings:normal"><b><span style="color:#222222">E hal böyle olunca işçinin ve memurun yüzü de cebi de gülünce Menemen’de bahar havası da eksik olmuyor.</span></b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background:white"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-kerning:auto"><span style="font-feature-settings:normal"><span style="color:#222222">Emeğin ve emekçinin hakkını koruyan Menemen Belediye Başkan V. Aydın Pehlivan’ın da doğum günü bu bahar havasında kutlanmış Menemen’de. </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background:white"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-kerning:auto"><span style="font-feature-settings:normal"><span style="color:#222222">Çalışma arkadaşları başkanlarının yeni yaşını bir sürprizle kutlamışlar. Sürpriz kutlama ile Başkan V. Pehlivan da duygu dolu anlar yaşamış doğal olarak. </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background:white"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-kerning:auto"><span style="font-feature-settings:normal"><b><span style="color:#222222">Hizmetin siyaseti, partisi olmaz diye hep söylüyoruz.</span></b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background:white"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-kerning:auto"><span style="font-feature-settings:normal"><span style="color:#222222">İşte İzmir’de bugün yerel yönetimlerde yaşanan iki örnek. </span><b><span style="color:#222222">Bir yanda haklarını aramak adına greve gidenlerle bir yanda haklarını alanların yaşadığı bahar havası…</span></b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Yusuf Kırbiç</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/yusuf-kirbic/bir-yerde-grev-bir-yerde-bahar-havasi/88/</link>
<pubDate>Tue, 01 Aug 2023 12:22:53 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Çocuklarda Sinek Isırıklarına Müdahale</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Sıcak yaz aylarında sinekler, özellikle açık havada oynayan çocuklar için rahatsız edici olabilir. Sinek ısırıkları, kaşıntı, kızarıklık ve hatta hafif ağrıya neden olabilir. </p>

<p> </p>

<p>Bu yazımda bu tür durumlarda uygulayabileceğimiz şeylerden kısaca bahsedeceğim. İşte çocuklarımızın rahatlamasını sağlayacak bazı basit önlemler:</p>

<p> </p>

<p>1. Gözlem: Öncelikle iyi birer gözlemci olmamız gerekir. Sinek ısırıkları genellikle ilk gün oldukça küçük olmakla beraber, özellikle alerjik bünyeli çocuklarda saatler içerisinde büyük, alevli lezyonlara dönüşebilmekte, hatta sadece birkaç ısırıkla vücutta “strofulus” dediğimiz yaygın alerjik döküntüden oluşan bir kurdeşen tablosu da ortaya çıkabilmektedir. Bir alerjik reaksiyona ne kadar hızlı müdahale edilirse, o kadar kolay sınırlandırılabilir.</p>

<p> </p>

<p>2. Temizlik: Çocuğunuzun sık sık duş almasını veya yüzünü yıkamasını sağlayın. Sinek ısırıklarının enfeksiyon riskini azaltmak için temizlik önemlidir.</p>

<p> </p>

<p>3. Soğuk uygulama: Bölgeye soğuk uygulama kaşıntı ve şişliği azaltacaktır. Bu işlem ilk andan itibaren şikayetler geçene kadar ara ara yapılabilir. Bunu yapmak için bir buz aküsünü ince bir beze sararak, birkaç dakika boyunca sinek ısırığına hafifçe bastırabilirsiniz.</p>

<p> </p>

<p>4. Kaşıntıyı hafifletici ürünler: Eczanelerde kaşıntıyı hafifletici losyonlar veya kremler kullanabilirsiniz. Bu ürünlerin içerisinde genellikle antihistaminik veya kortikosteroid ile antiseptik etkili maddeler bulunur. Kaşıntıyı hafiflettikleri gibi, bölgenin sekonder olarak enfekte olmasının da önüne geçerler. Ancak, bu ürünleri kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışmanız önemlidir.</p>

<p> </p>

<p>5. Tırnak kesme: Çocuğunuzun sinek ısırığı bölgesini kaşıyarak açık yaraya dönüştürmemesi için tırnaklarını kısa tutmaya özen gösterin. </p>

<p> </p>

<p>Kaşıma, alerjik reaksiyonun şiddetini arttıracağı gibi, bölgenin enfeksiyon riskini de arttırabilir.</p>

<p> </p>

<p>6. Antihistaminikler: Şiddetli kaşıntı veya çoklu yaygın lezyonların varlığında, doktorunuzun önerisi üzerine ağızdan antihistaminik ilaçlar kullanılabilir. Ancak, çocuğunuz için hangi ilacın uygun olduğunu belirlemek için doktorunuza danışmanız önemlidir.</p>

<p> </p>

<p>7. Koruyucu önlemler: Tabii her şeyden önce sinek ısırıklarından mümkün olduğunca korunmak için uyurken uygun cibinlik kullanımı, sinekli bölgelerde ve saatlerde kapalı kıyafetler tercih edilmesi veya yaşı daha büyük çocuklarda vücudun açıkta kalan bölgelerine doğal içerikli sineksavar losyonların sürülmesi uygun olacaktır.</p>

<p> </p>

<p>Eğer çocuğunuzun sinek ısırığı şiddetli bir reaksiyona, enfeksiyona veya diğer komplikasyonlara yol açarsa, özellikle ciddi şişlik, lezyon dışına yayılan kızarıklık, bölgede ısı artışı veya sistemik ateş gibi belirtiler varsa mutlaka doktora başvurmak gerekir.</p>

<p> </p>

<p>Unutmayın, sinek ısırıkları genellikle zararsızdır ve evde uygulayabileceğiniz basit önlemlerle yönetilebilir. </p>

<p> </p>

<p>Ancak, çocuğunuzun rahatsızlığı devam ederse veya belirtiler şiddetlenirse, bir uzmana başvurmanız önemlidir. </p>

<p> </p>

<p>Sağlıkla kalın…</p>
]]></content:encoded>
<author>Sedef Demirer</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/sedef-demirer/cocuklarda-sinek-isiriklarina-mudahale/85/</link>
<pubDate>Tue, 18 Jul 2023 09:15:27 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Cari Açık 7 Milyar 933 Milyon Dolar Gıda Krizi Kapıda, Yıl Sonu Ekmek 10 TL Olursa Şaşırma...</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Tasarruf yetersizliği, dış ticaret açığının artması, ihracatın ithalata bağımlılığının artması, iç talebin giderek daha hızlı artması, yüksek döviz kuru gibi birçok sebepler cari açığın artmasında önemli faktörlerdendir. </p>

<p>Cari dengenin sağlanması için orta ve uzun vadede gerçek anlamda yapısal reformlar adına adımlar atılması gerekmektedir;</p>

<p>1- İhracata teşvik eden politikalar yapılmalıdır. İhracat yapan üretici ülke konumuna dönülmesi gerekir.</p>

<p>2- İthal edilen mallara göre ihraç edilen malların değerleri artırılabilir.</p>

<p>3- Ülke mallarının küresel pazarda rekabetçiliğini arttıran politikalar yapılmalıdır.</p>

<p>Cari dengenin sağlanması adına kısa vadede yapılacak ise ülkeye ciddi para girişi sağlanması ve bu sadece borsa ile olacak iş değil; yabancı yatırımcı teşvik için yeni ve cezbedici politikalar düzenlenmeli, Swap piyasası gibi çeşitli kısıtlamaların kaldırılması, Devlet tahvillerinin faizlerinin yabancı yatırımcı için cezbedici hale getirilmeli vb. gibi çeşitli politikalar geliştirilmelidir.</p>

<p><strong>GIDA KRİZİ KAPIDA, YIL SONU EKMEK 10 TL OLURSA ŞAŞIRMA</strong></p>

<p>Dünyada yaşanılan çeşitli olaylar, ülkemizde son zamanlarda meydana gelen aşırı sıcaklık, sel, deprem ve yangınlar, Türkiye’mize edilen yoğun göç ile nüfusun ciddi şekilde artması maalesef gıda kıtlığını beraberinde getirecek ve fiyatları arttıracak. </p>

<p>Devletimizin acilen politika yapıcılarını harekete geçirip toprağı korumaya yönelik çalışmalar, yeni üretim metotları ve üretimde verimi artırmak adına çalışmalar ve politikalar arttırmak adına harekete geçmeli, gerekirse bir gıda bakanlığı kurulmalı ve uzmanlık alanları yaratılmalı.</p>

<p>Gram altın tarafı 1642 TL olarak gözükmekte makas aralıkları tekrardan oluştu bu iyi bir gelişme değil ciddi risk barındırıyor, sırasıyla destek seviyelerimiz 1608 TL ve daha aşağıya bakacak olursak 1579 TL destek seviyesini takip etmekteyiz.</p>

<p>Borsa İstanbul yukarı doğru yükseliş potansiyeli devam etmekte fakat hacmin git gide zayıfladığını gözlemlemekteyim önümüzdeki süreçlerde borsada bir düzeltme geri çekilme evresine girebiliriz. </p>

<p>6.070 seviyesinde güzel bir desteğimiz var burası kırılır ise 5.716 ve 5.450 seviyelerini alım için bekliyor olacağız.</p>
]]></content:encoded>
<author>Ulaş Deniz YALÇIN</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/ulas-deniz-yalcin/cari-acik-7-milyar-933-milyon-dolar-gida-krizi-kapida-yil-sonu-ekmek-10-tl-olursa-sasirma/84/</link>
<pubDate>Fri, 14 Jul 2023 09:14:06 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Döviz kurları yatay seyirde, zam yağmurları başladı. Ekonomide bizi neler bekliyor ?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Kur Korumalı Mevduatın oluşturduğu ağırlık, kamu borçlanmalarının el kol bağlaması ve deprem nedeniyle ortaya çıkan yüksek maliyetleri karşılamak için soluğu zamlarda bulduk.</p>

<p>Üretici bir ülke profillimiz olmamasından dolayı oklar vergi gelirlerine döndü bugün gelen zamlar maalesef ki sadece bir başlangıç olmakla birlikte temmuz ayı boyunca yeni vergi kalemleri ve özellikle servet üzerinden alınan vergilerde de (emlak, arsa, veraset ve intikal vergisi, vb.) ciddi artışlar göreceğiz. </p>

<p>Son açıklanan yıl içinde ilk arabasını almış veya lüks otomobil olarak geçmeyen mütevazı araç kullanan vatandaş dahil Motorlu Taşıtlar Vergisinde (MTV) ikinci kez vergi ödenmesi düzenlemesine yeni bir güncelleme ile stokçulara ve yıl içinde birçok al sat yaparak kazanç elde edenlere yönelik yeni bir güncelleme yapılacağını düşünüyorum.</p>

<p>Bu Parasal Sıkılaşma politikaları yerel seçimlere (2024 2.çeyreğine) kadar kademeli olarak ilerlenmesi beklenmekle birlikte bu süreç işsizlik oranlarında ciddi artışlar ve iflasları da beraberinde getirecektir.</p>

<p>Dolar/ Türk Lirası yatay seyirde devam etmekte, yaz aylarında oluşan rahatlık havası ve elde edilen ciddi turizm gelirleri bunda önemli rol oynamakta eylül ayı ile birlikte bu havanın kaybolacağı beklenmekte, alım için ise 24.95-25.20 seviyelerinde fırsatlar yaratacaktır, sabırlı olmakta yarar var.</p>

<p>Borsa İstanbul bugün %0.75 artış ile 6.187 bandında hafta kapanışını gerçekleştirdi. Kurun artışıyla birlikte borsamız ciddi anlamda dolar bazlı ucuz kalmasıyla birlikte yabancı yatırımcıların gözünde oldukça cezbelendi. </p>

<p>BİST100 kanadında da ciddi artışların eylül ayı itibariyle olacağı görüşünü savunmaktayım, borsa da 5.457- 5.716 seviyelerinde yeni alım fırsatları sunacaktır.</p>

<p>Bitcoin yaz ayları boyunca 28.045 ile 35.470 seviyelerinde yatay hareketler sergilemesini bekliyorum. 35.470 seviyesini kırmadan boğa sezonuna girdik söylemi doğru olmayacaktır.</p>
]]></content:encoded>
<author>Ulaş Deniz YALÇIN</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/ulas-deniz-yalcin/doviz-kurlari-yatay-seyirde-zam-yagmurlari-basladi-ekonomide-bizi-neler-bekliyor/83/</link>
<pubDate>Mon, 10 Jul 2023 16:57:10 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Güneşten Korunmak İçin Altın Öneriler</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Yazın gelmesiyle beraber aklımızı en çok kurcalayan sorulardan biri güneş kremi kullanımı. Özellikle leke, vitiligo, lupus, akne veya gül hastalığı gibi dermatolojik bir hastalığı olanlar hastalıklarının alevlenebileceği konusunda endişe duyarken, aileler bebeklerinin veya küçük çocuklarının yeterli korunup korunmadığı konusunda endişelenebiliyor. </p>

<p>Bu yüzden bu yazımda sizlere biraz güneşten ve güneş koruyuculardan bahsedeceğim.</p>

<p>Güneşin yukarıda bahsi geçen hastalıkları alevlendirmekten ayrı cildin erken yaşlanması ve deri kanserleri oluşumunda en önemli dış etken olduğu bilinmektedir.</p>

<p> Güneşten kızılötesi, görünür ışık ve morötesi (ultraviyole) biçiminde farklı ışınlar çıkmasına rağmen bunların önemli bir kısmı atmosferimizdeki ozon tabakasında parçalanarak yeryüzüne ulaşamamaktadır. </p>

<p>Ulaşabilen kısımdaki ultraviyole A (UVA) ve ultraviyole B (UVB)  ışınları cildimizdeki güneş hasarının çoğunluğundan sorumlu ışınlardır.</p>

<p>UVB dış deri katmanlarını etkileyen ve yanıklara sebep olan asıl etkendir. Derin dokulara işleyemez, kolaylıkla filtrelenebilir, camdan geçemez. UVB’nin en yoğun olduğu zaman öğlen vaktidir. Yaz boyunca yıllık UVB dozunun yaklaşık %70’ini alırız.</p>

<p>UVA ise daha derin dokulara inebilir. Camdan geçebilir. Yıllık UVA dozunun yaklaşık yarısına yaz aylarında maruz kalırken, kalan yarısına da diğer aylarda dengeli şekilde maruz kalırız.</p>

<p>Hem UVA hem de UVB hücrelerde gen hasarı, ciltte erken yaşlanma, enfeksiyonlara karşı bağışıklıkta azalma ve deri kanserlerine neden olabilir. </p>

<p>En sık rastlanan deri kanserlerinden bazal hücreli karsinom ve yassı hücreli karsinom uzun dönemde tekrarlayan birikici güneş hasarı sonucu oluşurken, en tehlikeli cilt kanserlerinden olan ve benlerden gelişebildiği için çoğumuzu tedirgin eden melanom ise yaşamın erken yıllarında yoğun ve yanıklara sebep olacak tarzda tekrarlayan güneş hasarı sonucu oluşabilmektedir.  </p>

<p>Bunlar göz önüne alındığında özellikle güneş hasarının çoğunun oluştuğu çocukluk ve ergenlik döneminde uygun şekilde güneşten korunmak ileriki yaşlar için çok önemlidir.</p>

<p>Güneşin zararlı etkilerinden korunmak için öncelikle ışınların dik geldiği yaz aylarında, öğlen saatlerinde fazla güneş altında kalmaktan kaçınmalı, geniş siperlikli şapkalar, sık dokuma kumaştan kıyafetler ve güneş gözlüğü kullanımı tercih edilmelidir. </p>

<p>Bunun dışında yıl boyunca da özellikle kronik olarak güneşe maruz kalan yüz, boyun, el sırtı gibi alanlarda güneş koruyucu kremler kullanılmalıdır. Güneş koruyucu seçimi ürün çeşitliliği sebebiyle biraz karmaşık hala gelmiş olsa da konuyu şu şekilde özetleyebiliriz: </p>

<p>Güneş koruyucu seçerken hem UVA ve UVB hem de özellikle leke hastaları için yapay ışık kaynaklarına karşı koruyuculuğu gösteren mavi ışık filtresi içeren koruyucular tercih edilmelidir. Kutuların üzerindeki SPF değeri bize sadece UVB koruyuculuğu hakkında bilgi verir. Kremlerin özellikle PPD değeri ile belirtilen UVA koruyuculuğu da sorgulanmalıdır.</p>

<p>Güneş kremleri UV radyasyonu absorbe ederek ya da yansıtarak etki etmektedir. Kimyasal filtreli güneş koruyucular kozmetik olarak kullanımı daha kolay olan, sürüldüğü zaman belirgin olmayan, UV radyasyonu absorbe ederek etki eden koruyuculardır. </p>

<p>Mineral filtreli koruyucular ise sürüldüğünde hafif beyazlık bırakan, genellikle daha yoğun kıvamlı, güneş ışığını yansıtarak etkisini gösteren koruyuculardır. Genellikle gebelerde ve bebeklerde ciltten emilmediği için bu tip güneş koruyucular tercih edilmelidir. Bunun haricinde son yıllarda piyasada spesifik cilt problemlerine yönelik özel formüle edilmiş güneş koruyucular da mevcuttur. </p>

<p>Örneğin akne, leke, rozasea, vitiligo hastaları veya deri kanseri öyküsü olanlar gibi özellikli hasta gruplarında içeriği tedaviye destek olacak şekilde güçlendirilmiş ürünler tercih edilebilir.</p>

<p>Güneş koruyucular 6 aydan küçük bebeklerde ilk tercih olmayıp, bu yaş grubunda fiziksel olarak korunma daha ön planda olmalıdır. </p>

<p>Daha büyük çocuklar ve yetişkinler için ise cilt tipine ve güneş hasarı riskine göre SPF 15 ve üzeri koruyucular kullanılabilir. </p>

<p>Genellikle SPF 30 ve üzeri yüksek düzeyde UVB koruması sağlar. </p>

<p>Cildi kolay yanan veya deri kanseri riski ya da vitiligo hastalığı olanlar özellikle SPF 30 ve üzeri koruyucuları kullanmalıdır. </p>

<p>Koruyuculardan en iyi sonucu almak için dışarı çıkmadan 30 dakika önce uygulanması, yüze sürülürken özellikle kulakların da atlanmaması, suyla temas sonrası yenilenmesi, yoğun güneş altında iseniz de 1-2 saatte bir yenilenmesi gerekmektedir.</p>

<p>Güneşin zararları olduğu kadar yararları olduğu gerçeğini de unutmamak, maruziyet dozunu iyi ayarlamak gerekir. </p>

<p>Herkes için bol güneşli, ancak güneş yanıksız, sağlıklı bir yaz mevsimi dilerim.</p>
]]></content:encoded>
<author>Sedef Demirer</author>
<link>https://www.mansetizmir.com/yazarlar/sedef-demirer/gunesten-korunmak-icin-altin-oneriler/81/</link>
<pubDate>Fri, 23 Jun 2023 12:35:17 +0300</pubDate>
</item></channel>
</rss>