Reklam
Reklam
SAHRA ÇÖLÜNDE BİR ARAYIŞIN ÖYKÜSÜ - KÜÇÜK PRENS
Ayşe Şima Uçkaç

Ayşe Şima Uçkaç

Sanat Editörü

SAHRA ÇÖLÜNDE BİR ARAYIŞIN ÖYKÜSÜ - KÜÇÜK PRENS

22 Eylül 2016 - 17:22

Antoine de Saint Exupéry'nin Küçük Prens adlı öyküsü çocuk felsefesi içinde ele alınabilecek eserlerden birisidir. Çünkü Küçük Prens, felsefi ve ahlaki yargıları, tabiatın ve hayatın gerçek değerini, sevginin ve dostluğun önemini anlatan bir metindir. Dolayısıya çocukların kendileri için hayal ettiği ve yetişkinler için tasarlayabilecekleri bütün üstün nitelikleri taşıtan insan portresidir.

Kitap da işlenen konularla, çocuklar ve yetişkinlerin düşüncelerinin ve birinci tercihlerinin farklılıklarını anlatır. Ve Çocukların yetişkinler tarafından yeterince anlaşılmadığından bahseder. Yetişkinlerin önem verdikleri şeylerin ve tuhaf davranışların, çocukken neden önemli olmadığını görebilmek açısından önemli bir eserdir. Yazar, yetişkinlerin düşünce tazeliğini, ruh inceliğini, düş kurabilme yeteneğini yitirmiş, insanı olmayan ve yapay dünyasını eleştirir ve bu eleştiri semiyotik bir dil ile ifade eder. İnsanların yaptıkları tercihleri ve seçtikleri öncelikler ile darattıkları dünyalarında nasıl yalnızlaştıklarını ve mutsuzlaştıklarını ve hayatlarının katlanılamayacak bir duruma getirdiklerini gösterir.

Küçük Prens kitabı 27 bölümden oluşmuştur. Kitabın başkaları ile kurulan dostluk bağıyla yenilen yalnızlık olan ana teması bu bölümdeki anektodlar ile değişik biçimlerde işlemiş, doğaya ve insana olan sevgi ve faydalı olma, sorumluk alma  gibi yardımcı temalarla pekiştirilmiştir.

Küçük Prens, gezegeninden ayrılarak yaptığı gezilerde altı gezegene uğrar. Yolculuğunun ilk bölümü, İncil’deki “Altı Günde Yaratılış”ta olduğu gibi altı aşamalıdır. Yolculukları sırasında gezegenlerde çeşitli meşguliyetleri olan yetişkinlerle tanışır. Bu gezegenlerin her birinde tek kişi yaşamaktadır. Farklı gezegenlerde sadece tek bir kişinin yaşaması, yazarın yalnızlık temasını pekiştirmişmesine fayda sağlamıştır. Ayrıca fantastik öğeleri kullanarak, kitaba gizem, akıcılık ve abartı katmıştır. Seçilen yetişkin tiplerinin her biri bir felsefi akımını ve günlük hayatta sık karşılaştığımız yaşam biçimlerini temsil ederek eleştirilir. Bu yetişkinlerin her birinin farklı uğraşları vardır. Buna rağmen, Küçük Prense göre kendierine ait bir hayatları yoktur. Yaptıkları işleri sahiplenmişlerdir ve kendilerinden emindirler. Fakat hepsinin ortak noktası yalnız olmalarıdır. Bunun kendi tercihleri olduğuna inanmak isterler. Ancak asıl olan içe dönük, yalnız ve sevgisiz yaşamlarında, özlemini çektikleri hayatlara ulaşabilmelerini engel olan yüzleşemedikleri korkularının olmasıdır. Yaptıkları işlere duygularını katmazlar, tarafsız ve tutarlı davranamazlar, empati yetilerini ve sağduyularını kaybetmişlerdir. Bu nedenlerle farkında olmadan yaptıkları işlerle kimseye en önemlisi kendilerine bile bir yarar sağlayamamaktadırlar. Bu da kendi doğrularıyla çelişir. Hepsinin tuhaf davranışlarının altında yatan neden kendilerini tanıma ve zahiriyi görme korkularıdır. Ve nihayetinde kendi yarattıkları hayali ve masalımsı bir dünyaya kaçmışlardır. Sorunlarının çözümü için aslında dönüşüm gereklidir. Ancak dönüşüm yetişkinler için kolay değildir.

Güller ve tilki epizotlarında ana tema belirgin olarak işlenmiştir. Gezegeninde kalan çiçeğinin bir benzeri daha olmadığını düşünen Küçük Prens dünyada bir gül bahçesi bulur. Ve kendi çiçeğinin binlerce eşi olduğunu görür. Çiçeğinin eşsiz olmadığını sıradan bir çiçek olduğunu farkederek ağlar. O sırada tilki gelir. Burada Tilki “rehber”dir. Küçük Prens’in başka bir gezegenden geldiğini ve öğrenir. Kendi yaşantısını ilk etapta yüzesel olarak anlatır Küçük Prense. Ve ondan kendisini evcilleştirmesini rica eder, ona yalvarır:

"İnsanların artık anlamaya zamanları yok. Dükkânlardan her istediklerini satın alıyorlar. Ama dostluk satılan bir dükkân olmadığı için dostları yok artık. Eğer dost istiyorsan beni evcilleştir." (Bölüm:21) 

Tilki evcilleşmek için ne yapmaları gerektiğini Küçük Prens’e anlatır. Burada dostluk kavramı evcilleştirme kelimesi ile somutlaştırılmıştır. Evcilleştirme ayinlerininin sonunda dost olurlar. Artık Küçük Prens aradığı cevapları bulmuştur; gülüne neden bağlı olduğunu artık anlamıştır.

Kitapta geçen diğer semboller: Gül, sevginin her türü için kullanılmıştır. Altı gezegene yapılan yolculuk, insanın kendi içindeki ve hayatta ki yolculuğuna işaret eder. Tilki, gerçeği arama çabası; susuzluk, öğrenmeye karşı duyulan isteği; çöl ise insanın kalabalıklar içersindeki yalnızlığı olarak düşünüldüğünde anlam kazanır. Aynı zamanda sevginin satın alınamayacağı, gerçek dostlukların ancak sabırla edinileceğini anlatılmaktadır.



 

Son Yazılar